DTP savunmasını Mahkeme'ye sundu
DTP savunmada kuruluş sonrası eylemlere ilişkin 141 iddiaya tek tek yanıt verdi.
Demokratik Toplum Partisi (DTP) kapatma davasıyla ilgili esas hakkındaki savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne sundu.
Savunmayı verdikten sonra gazetecilere açıklama yapan Belen, esas hakkındaki görüşlerine ilişkin savunmalarının 172 sayfadan oluştuğunu belirtti.
Belen, savunmanın ayrıntılı olduğunu, DTP’nin yasal, Anayasal, hukuka uygun, demokratik, çağcıl bir parti olduğunu, bu partiyi kapatmanın hukuksal olanaklarının bulunmadığını açıkladıklarını söyledi.
DTP’nin hem mecliste hem de toplumda "halkın muhalif sesi bir parti olduğunu" savunmalarında ifade ettiklerini bildiren Belen, "DTP’nin Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmek için faaliyette bulunduğunu, bu arada Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan Kürt sorununun çözümü için de çaba sarfettiğini" açıkladıklarını kaydetti.
Belen, DTP’nin amaçlarını "demokratik ve barışçıl" yönden dile getirdiğini ileri sürerek, "DTP’nin Türkiye’de akan kanın durması için barışçıl çözüm yollarını arama mücadelesi verdiğini" savunmalarında anlatıklarını ifade etti.
"DTP, şiddetten, silahtan ve kandan yana değildir" diyen Belen, iddianamede yer alan 141 eylemin partinin kapatılması için dayanak gösterildiğini, bu eylemlerden 129 tanesinin "düşünce açıklaması eylemi" olduğunu savundu.
Bu tablonun davanın dayanağının sadece ifade ve düşünce özgürlüklerinin kullanılmasından ibaret olduğunu gösterdiğini savunan Belen, iddianamede yer alan eylemlerin soruşturma aşamasındayken iddianamede yer almasının hukuksal olmadığını öne sürdü.
Tekay da "Kürtler ne zaman siyaset yapmak istese önlerinin tıkandığını" ileri sürerek, Kürtlerin kurduğu tüm partilerin kapatıldığını, bunun da adalet duygusunun zedelenmesine yol açtığını savundu.
"Kürtler siyaset yapamayacaksa ne yapsınlar?" diye soran Tekay, Anayasa Mahkemesi’nin kardeşçe yaşanabilecek bir ülkenin önünü açacak bir karar vermesini umut ettiklerini söyledi.
Demokratik Toplum Partisince (DTP) Anayasa Mahkemesi’ne sunulan esas hakkındaki savunmada, davadaki kanıtların bir kısmının "gerçeğe aykırı, çarpıtılmış ve hukuksal değeri olmadığı", iddianamenin "kurgu ve ön yargı ürünü" olduğu ileri sürüldü.
DTP’nin 173 sayfalık savunmasında, partinin kuruluşu sonrası eylemlere ilişkin 141 iddiaya tek tek yanıt verildi.
Parti yöneticileri, belediye başkanları ve il yöneticileri hakkında iddianamede yer alan "terör örgütü propagandası yapma ve terör örgütü elebaşını övme, il binalarının terör kampına dönüştürülmesi, terör örgütü elemanların maddi destek sağlaması" gibi suçlamalara ilişkin savunmaların bulunduğu esas hakkındaki savunmada, bu kişilerden bazılarıyla ilgili davaların devam ettiği, bazılarıyla ilgili davaların ise beraat ile sonuçlandığı belirtildi.
"DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ayla Akat Ata’nın terör örgütü üyeliği suçundan yargılanmaları"yla ilgili yapılan savunmada, "Türkiye’de milletvekillerini seçen halk olup, Başsavcının halkın seçimlerinden bile rahatsız olduğu ortadadır. Kaldı ki, karar kesinleşmemiştir. Örgütlenme ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir olaydır. Başsavcılığın iddiası öncelikle Anayasa hükümlerine, devamında ulusal üstü belgelere aykırıdır" görüşlerine yer verildi.
Partinin esas hakkındaki savunmasında, iddianamede yer alan 141 eylemin partinin kapatılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, 129’unun yani yüzde 93’ünün "ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" öne sürüldü.
Partinin tüzük ve programına da yer verilen savunmada, DTP’nin AB’ye tam üye olmuş bir Türkiye’yi hedeflediği belirtildi.
"Artık vatandaşlık anlayışının yeniden gözden geçirilerek, çağdaş Avrupa’daki çok kimlikli, çok kültürlü, demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu bir toplumsal modelin örnek alınmasının zorunlu olduğu" belirtilen savunmada, demokratik bir sürecin ürünü olan sivil bir anayasanın çözüme yardımcı olacağı kaydedildi.