DSP kurultayında sert tartışma
DSP'nin Olağanüstü Kurultayında, genel başkanlık seçimi için oylamaya geçildi. 16 genel başkan adayınından 9'u çekilirken adayların konuşmaları sırasında sert tartışmalar yaşandı.
Büyük Anadolu Oteli'ndeki kurultayda bazı adayların çekilmesinin ardından Musa Abay, Tayfun İçli, Sait Kekeç, Serdar Savaş, Zeki Sezer, Masum Türker ve Alemdar Yalçın, genel başkanlık için yarışıyorlar.
Delegeler 11 sandıkta oy kullanıyor.
Genel Başkan seçilebilmek için ilk iki turda kayıtlı delegenin salt çoğunluğu aranacak. Kongrede kayıtlı bin 63 delege bulunuyor. İlk iki turda hiçbir aday seçilebilmek için gerekli çoğunluğu sağlayamazsa, üçüncü turda en çok oyu alan aday genel başkan seçilecek.
ADAYLARDAN AHMET AĞAR'IN KONUŞMASI SIRASINDA KISA SÜRELİ TARTIŞMA VE ARBEDE YAŞANDI
DSP Olağanüstü Kurultayı'nda, genel başkan adayları konuşmalarını tamamladı.
Alfabetik soyadı sırasına göre söz alan ve 10'ar dakikalık konuşmalar yapan adaylardan Musa Abay, tarihinden köklerinden kopan ülkelerin başına gelenleri herkesin gördüğünü söyledi.
Tarihsel hatalar nedeniyle Türkiye'nin dış politikada yalnızlaştığını ileri süren Abay, ''Ülkemizi küresel emperyalist haydutların insafına terk etmeyeceğiz. Bilgili, birikimli, basiretli yöneticilerin yönettiği kurumlar, ülkeler ilelebet var olur'' dedi.
Genel Başkan adayı Yekta Açıkgöz de parti tüzüğüne göre üye olan herkesin genel başkan adayı olabileceğini hatırlattı. Açıkgöz, şöyle konuştu:
''Demokratik solcu olmak yürek, emek işidir. Bu işte sefahat ve saltanat yoktur. Bu iş halka hizmet olduğu için meşakkatli ve çileledir. Bu işi paye için yapanlar gaye için yapanların yanında yer alamazlar. Hele hele politikayı profesyonel olarak meslek edinenler demokratik solda hiç barınamazlar. Genel başkanlığa aday olanların bazılarını yakından, bazılarını az çok tanıyorum. Bir kaçı genel sekreterlik ve kısa da olsa bakanlık yapmış insanlardır. Diğer adaylar akademik unvanlı, kendi sahalarında başarılı olabilirler. Onlara da saygı duyuyorum. Ama siyaset tarzlarına saygı duymuyorum. Solda siyaset emek ve yürek işidir. Partimizin genel sekreterliğini yapmış bu arkadaşlarımızın bir gram katkıları olmamıştır. DSP genel başkanlığını bir yere atlama tahtası olarak kullanamazsınız. Hiç mi Ecevit'ten ders almadınız? Onların yanında yer alan bazı değerli milletvekilleri de var. 13 milletvekilimiz var. 'CHP ile iş birliği yapmayalım, yaparsak ben asla onların, CHP'nin listesine gitmem' diye il örgütlerinin huzurunda söz verenler iş birliği söz konusu olunca 'yan cebime koy' dediler.''
Açıkgöz, eski genel başkan Zeki Sezer'e yöneltilen eleştirilere katılmadığını belirterek, genel başkanlık adaylığından çekildiğini, oyunu Zeki Sezer'e vereceğini açıkladı.
-TARTIŞMA YAŞANDI-
Ahmet Ağar ise bazı adayların ''DSP'de dürüst siyaset yapacaklarını söylediklerini'' ifade ederek, ''DSP'de dürüst siyaset yapılmadığını söylemek için partiye yeni girmiş olmak gerekir. Böyle mesnetsiz sözler hem kendilerine hem de partiye zarar verir. DSP'de yolsuzluk yapıldığını belirterek genel başkan olmaya çalışmanın takdirini sizlere bırakıyorum'' dedi. Ağar, Alemdar Yalçın'ın adaylığını da eleştirerek, partiye neden bir hafta önce üye olduğunu sorması üzerine salondan itirazlar geldi.
Ağar, partinini mali durumunun Zeki Sezer döneminde iyiye gittiğini, 81 ilde örgütlenmesini sağlıklı şekilde tamamladığını ifade ederek, Sezer lehine adaylıktan cekildiğini söyledi.
Ahmet Ağar'ın partinin Sezer'in genel başkanlığı dönemindeki mali uygulamalar hakkındaki eleştirilere katılmadığını söylemesi üzerine bazı delegelere tepki göstererek ayağa kalktı ve kürsüye yürümek istedi. Bu sırada kısa süreli tartışma ve arbede yaşandı.
Genel başkan adayı Galip Özge Arbak ise ''salonda halen Mustafa Kemal Atatürk'ler ve Mustafa Bülent Ecevit'ler olduğuna inandığını'' belirterek, adaylıktan çekildiğini söyledi.
Diğer genel başkan adayı Ahmet Güzel de adaylıktan çekildiğini ifade etti.
Adaylardan Adnan Serter ise ülkenin olağanüstü dönemden geçtiğini belirterek, böyle bir dönemde sadece Sezer'in genel başkanık yapabileceğini ileri sürerek, Sezer lehine adaylıktan çekildiğini söyledi.
-''YAŞANANLARDAN MEMNUN MUSUNUZ?''-
Adaylardan Tayfun İçli, konuşmasında ''partinin bugünlere nasıl geldiğini herkesin bildiğini'' söyledi. Kendisinin ''DSP'ye tuzak kurmak ve ihanetle suçlandığını'' ifade eden İçli, kurultay sürecinde delegelerin isim ve telefonlarının kendisine verilmediğini ileri sürdü. İçli, genel başkan seçilecek kişinin ''tatsız olayların yaşanmasına neden olan yönetimle çalışmak zorunda kalacağını'' söyledi. İçli, şöyle konuştu:
''Kurultay gündemine kurultay delegeleri hakimdir. Kurultay delegelerinin seçimiyle gelenler kendi kendine yorum yapamaz. Yaşananlardan memnun musunuz? Yazıktır bu partiye, yazıktır. Burası bir tiyatro sahnesi değil. DSP hiç yaşanmayan olaylar yaşanıyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu bir milat. Ya bu parti siyaseti halk için yapan bir parti olarak yeniden doğacak ya da herkesin çok iyi bildiği olaylarla anılan bir parti olacak. DSP, dürüstlüğüyle ünlü bir partidir. bizler Rahmetli Ecevit'in evlatları olarak dürüstülüğümüzle nam saldık. Neleri neden yanlış yaptığımızı, neden iktidara talip olduğumuzu söylememiz gerekir. Neden AKP'ye karşı alternatif olamadığımızı söylememiz gerekir. Tarih DSP'nin bu kurultaya ilişkin tüm delegelerinden hesap soracaktır.''
Sait Kekeç de konuşmasında Masum Türker'in adaylığına yönelik itirazının arkasında olduğunu tekrar etti. Kuruluşundan bu yana DSP'nin üyesi olduğunu belirten Kekeç, kendisinin de kurultay sürecinde delegelerin isim ve telefon numaralarına ulaşamadığından yakındı. Delegelerle adaylarla yalnızca Masum Türker ve Zeki Sezer'in irtibat kurabildiğini ileri süren ve bunun dikkat çekici olduğunu kaydeden Kekeç, ''Bunlar bir paranın iki yanı. Birisi yazı, birisi tura. Seçim başarısızlıklarından sorumlu, aday olmaması gereken insanlardır'' dedi.
Adaylardan Ahmet Özışık, eski genel başkan Sezer'in yeniden aday olması karşısında adaylık kararı aldığını söyledi. Özışık, ''Yeniden aday olması koltuk sevdasının en açık delilidir. Sezer'in meydanı boş bulduğunun, meydanları iyi okuyamadığının en açık delili yeniden aday olmasıdır'' diye konuştu. Özışık, Sezer'in yerel seçimlerin ardından istifa etmesinin samimi olmadığının görüldüğünü de savundu.
Genel Başkan adaylarından Serdar Savaş da kurultayın Türkiye'de demokratik solu iktidara taşıyıp taşımama kararı için önemli bir gün olduğunu, delegenin tarihi bir sorumluluk altında bulunduğunu söyledi. Savaş'ın tüm adayların değerli olduğu yönündeki sözleri salondakilerden alkış aldı. Savaş, tek amacının DSP'ye hizmet olduğunu belirterek, adaylıktan çekilmeyeceğini, seçilemezse istifa etmeyeceğini ve parti için çalışmayı sürdüreceğini anlattı.
İzzet Sözen, Dursun Ali Sönmez, Ahmet Özışık, Mehmet Ek de konuşmalarının ardından kurultay divanına verdiklerini dilekçelerle adaylıktan çekildiklerini bildirdi.
ZEKİ SEZER: BUGÜN KARŞIMIZA ÇIKIP KONUŞANLARIN ÇOĞUNLUĞU SİZ ÇALIŞIRKEN HİÇ ORTALIKTA GÖRÜLMEYENLERDİ. HATTA 'BİR BAŞKA PARTİYE OY VERİN' DİYENLERDİ
DSP Genel Başkan adayı Zeki Sezer, ''Bugün karşımıza çıkıp konuşanların çoğunluğu siz çalışırken hiç ortalıkta görülmeyenlerdi. Hatta 'bir başka partiye oy verin' diyenlerdi. Hangi demokratik soldan bahsediyorlar'' dedi.
DSP'nin Büyük Anadolu Otelinde düzenlenen olağanüstü kurultayında, genel başkan adaylarının konuşmaları tamamlandı.
Alfabetik soyadı sırasına göre söz alan ve 10'ar dakikalık konuşmalar yapan adaylardan Adnan Serter, partinin ve ülkenin önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, Zeki Sezer'in DSP'yi layıkıyla temsil edeceğini ve bu nedenle Sezer lehine adaylıktan çekildiğini söyledi.
Daha sonra söz alan Zeki Sezer, gönlünden geçenin daha büyük bir salonda kurultay yapmak olduğunu belirterek, kalbi DSP'den yana olan ancak salona gelemeyen herkese teşekkür etti. Sezer, kapsamlı bir konuşma hazırladığını, ancak aday çokluğu ve konuşma süresinin kısalığı nedeniyle bu konuşmayı yapamayacağını söyledi.
Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini demokrasinin, çağdaş cumhuriyetin bilerek geriletildiğini savunan Sezer, ekonomik kriz yaşandığını, işsizliğin her geçen gün arttığını savundu. Bütün bunlara dur diyebilmenin demokratik sol programla mümkün olduğunu vurgulayan Sezer, ''Birliğin, bütünlüğün, huzurun güvencesi DSP'dir. Türkiye yanlış ellerde, yanlış yerlere götürülürken demokratik solun bu gidişe el koyması lazımdır. Hepimize daha büyük görevler düşüyor. Ama başaracağız çünkü ben size güveniyorum. Demokratik sola güveniyorum'' diye konuştu.
Sezer, 4.5 yıl süren genel başkanlığının ardından yerel seçimlerin sonrasında bu görevinden istifa ettiğini hatırlatarak, ''Gerçekten dönme hesabı yapmamıştım, siz biliyorsunuz. İstemiştim ki demokratik sola yeni bir heyecan, yeni bir ivme kazandıracak adımı hep birlikte gerçekleştirelim. İstedim ki demokratik sol hepimizi aşan adayları çıkarabilir bunu gösterelim. İstedim ki DSP benim üye olarak katık vereceğim bir süreçte yoluna güvenle devam edebilsin'' dedi.
Yaşanan süreçte ailesini ihmal ettiğini gördüğünü belirten Sezer, ancak delegenin kendisinden demokratik sola daha çok vakit ayırmasını istediğini kaydetti. Sezer, demokratik solun Türkiye'nin güvencesi olduğunu ve birlik bütünlük içinde tutulması gerektiğini söyledi.
Kendisinin Bülent Ecevit çizgisinden ayrılmasının söz konusu olmadığını ifade eden Sezer, ''Ecevit her zaman bizim ışığımız olmaya devam edecek. DSP'yi Ecevitsizleştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez'' dedi.
DSP'nin varlığını bir başka partinin yanında yer almakta görenler olduğunu, bundan duyulan endişe nedeniyle delegenin kendisini göreve çağırdığını ifade eden Sezer, şöyle devam etti:
''Beni ısrarla göreve çağırdınız. O çağrıya da ben kayıtsız kalamazdım. Çünkü Türkiye'yi sizleri seviyorum. Hep birlikte çok çalıştık, birlikte üzüldük, birlikte sevindik. Bundan sonra daha çok sevinçleri birlikte yaşayacağımıza inanıyorum. Yerel seçimlerde çok çalıştınız istediğimiz başarıyı elde edemedik. Bunu da konuşacaktım ama zaman yok. Bugün karşımıza çıkıp konuşanların çoğunluğu siz çalışırken hiç ortalıkta görülmeyenlerdi. Hatta 'bir başka partiye oy verin' diyenlerdi. Hangi demokratik soldan bahsediyorlar. Demokratik sola mecburuz bundan sonra yeni bir yönetim anlayışıyla herkesi kucaklayarak daha çok çalışacağız.''
Sezer, sözlerini ''Yaşasın Atatürk, Yaşasın Ecevit, Yaşasın Demokratik Sol, Yaşasın DSP'' diyerek bitirdi.
MASUM TÜRKER: BENİM ÖNÜMÜ KESMEK İSTİYORLAR. ÇÜNKÜ İKTİDARLA MÜCADELE EDECEK YÜREKLİ BİR ADAM LAZIM
Genel Başkan adayı Masum Türker de ''Hepinizi, Türkiye'yi yönetmek üzere selamlıyorum'' diyerek konuşmasına başladı.
Kurultay boyunca kendisine saldırıldığını ileri süren Türker, ''Bana saldırdılar. Beni seçeceksiniz. Ben onları kucaklayacağım. Türkiye'yi kucaklayacağız. Emperyalistler 'küreselleşme' adı altında Türkiye'yi parsellemiş, her yer özelleştiriliyor. Özelleştirmeyi durdurmalıyız. Birisinin de Tayyip Erdoğan'ın önüne çıkıp paçasını aşağıya çekmesi lazım işte o benim'' diye konuştu.
Bu arada, salonun arka kısmında bulunan bir grup partili tarafından protesto edilen Türker, ''Bakın birilerini yerleştirmişler beni yuhalasınlar diye. Bunu yapanları, delege olmayanları da kucaklayacağım. DSP'yi birlik içinde tutmak yalnız benim değil, hepinizin görevidir. Birlikte el ele gerçekleştirmeliyiz bunu'' dedi.
DSP'nin, devrimci sol bir parti olduğunu vurgulayan Türker, şöyle devam etti:
''Benim önümü kesmek istiyorlar. Çünkü iktidarla mücadele edecek yürekli bir adam lazım. Genel başkan olurken başbakanlığa hazır adam lazım. Burada bana vereceğiniz oylarla başbakan adayı seçeceksiniz. Eğer, devrimci anlayışımız değişimi sağlamaksa değişime önce partiden başlayacağız. Böylesi yanlışlıklara meydan vermeyen bir başkanlık kurulu oluşturacağız. Değişimi, Türkiye'nin yönetimini değiştirmek üzere başlatacağız. Demokratik solcu olmak yürek ister, o yürek bende var. Kimseden icazet almadan buraya geldim.''
ALEMDAR YALÇIN: BEN DSP'DE VE RAHMETLİ ECEVİT'İN YANINDA ASKER GİBİ ÇALIŞTIM
Genel başkan adaylarından Alemdar Yalçın da ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh'' ilkesini önce partinin sonra ülkenin son olarak da dünyanın her tarafında egemen kılmaya çalışacaklarını söyledi. Yalçın, şunları kaydetti:
''Ben DSP'de ve rahmetli Ecevit'in yanında asker gibi çalıştım. Sayın Sezer var. Söylesin, 'ben bir er olarak çalışmak istiyorum' dedim. 'Milletvekilliği, bakanlık hırsım yok. Ucuz siyasetin beni engellenmemesi için partiye üye de olmayayım' dedim. O günden itibaren sabahın saat 08.30'dan gece saat 22.00'ye kadar partinin toplumsal kalkınma merkezinde çalıştım. Öğrendiğim tüm doğruları sayın Zeki Sezer'e, partime adadım. Beni seçseniz de seçmeseniz de beni 24 saat ne zaman çağırırsanız emrinizdeyim. Göğüs kafesimde Türkiye sevdası var. Hepinizin sevdası var. Bu sevdayla varlığım varlığınıza armağan olsun, yolunuz açık olsun.''
Konuşmaların ardından başlayan genel başkanlık seçimi için oylama sürüyor.
AA