Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, PKK'lı 3 kadının Paris'te öldürülmesiyle ilgili konuştu

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, PKK'lı 3 kadının Paris'te öldürülmesiyle ilgili konuştu

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Davos'ta Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Başbakanı Bidzina İvanişvili ile görüştü. Davutoğlu, Ntv'nin yayınına katılarak soruları cevapladı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, PKK'lı 3 kadının Paris'te öldürülmesiyle ilgili soruşturmanın süratle tamamlanmasının önemine işaret ederek, “Çünkü bu aynı zamanda son gelişmeler bağlamında da ele alındığında, terörü kimlerin provoke etmek istediği, kimlerin bu terörün ilanihaye devamında fayda umdukları, provokasyonlarla gelinen süreçte kimlerin baltalamak istediğini de ortaya koyacak bir süreçtir” dedi.

PARİS'TEKİ CİNAYETLER

Bakan Davutoğlu, Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesinin ardından son durumun ne olduğu yönündeki bir soru üzerine, cinayetlerin işlendiği günden itibaren Fransa ile yakın temas içinde olduklarını söyledi. Davutoğlu, şunları söyledi:  “Eldeki bütün bulgular, veriler, bunun katledilen kişiler tarafından çok yakinen tanınan birisi tarafından gerçekleştirildiği yönündeydi. Zaten şifreli kapının açılması, içeriden dışarıya yansıyan herhangi bir çatışma ya da bir gürültünün çıkmamış olması, tanıyan birisi üzerinde duruluyordu. Son bulgular Sakine Cansız'a şoförlük yapan Ömer Güney'in üzerinde yoğunlaştı. Fransız güvenlik yetkilileri, soruşturmayı derinleştiriyorlar.

Bizim için bu soruşturmanın açıklığa kavuşturulması büyük önem taşıyor. Çünkü bu aynı zamanda son gelişmeler bağlamında da ele alındığında, terörü kimlerin provoke etmek istediği, kimlerin bu terörün ilanihaye devamında fayda umdukları, provokasyonlarla gelinen süreçte kimlerin baltalamak istediğini de ortaya koyacak bir süreçtir. Dolayısıyla biz süratle bu cinayetlerin aydınlatılması konusunda çaba sarf ediyoruz. Bütün güvenlik birimlerimiz Fransız yetkililerle temas halinde, an be an olayı takip ediyoruz.”

ULUSLARARASI TOPLUMUN SURİYE'YE YAKLAŞIMI

Suriye'de gelinen durumun daha ne kadar devam edeceği sorulan Davutoğlu, Suriye'de halkın çektiği acıların ulusalararası toplum tarafından hakkıyla değerlendirilmediğini söyledi.

Davutoğlu, şunları kaydetti:  “Bir tarafta ağır silahlara, hava kuvvetlerine, füze imkanlarına sahip bir rejim ve ordusu var. Diğer tarafta kendi imkanlarıyla bulundukları yerlerde kendilerini korumaya çalışan gruplar var. Bu tablo maalesef Suriye'nin geleceği açısından iç açıcı ve ümit verici bir tablo değil. Halkın taleplerini yansıtan bir sürecin mutlaka devreye sokulması lazım. Türkiye olarak bu konuda her türlü çabayı gösterdik. Bütün ilgili taraflarla, uluslararası toplumun bütün taraflarıyla, ABD ile, Rusya ile, bölgesel aktörlerle Arap Ligi'yle İran'la ve diğer bütün taraflarla temaslarımız sürdü. Ümit ederiz bu kriz Suriye halkına daha büyük acılar vermeden bir an önce durdurulur. Ama maalesef uluslararası toplum Suriye konusunda çok kötü bir sınav verdi ve bu sınav bu haliyle de gelecek için iyi bir örnek teşkil etmiyor.”

PATRİOT SAVUNMA SİSTEMLERİ

Davutoğlu, Türkiye'ye konuşlandırılan Patriot savunma sistemleriyle ilgili olarak da, bataryaların Türkiye'ye daha önce 2 kez getirildiğini, bu kez de aynı usullerle konuşlandırıldığını belirtti. Davutoğlu, şöyle konuştu:  “Patriot sistemleri kesinlikle savunma sistemleridir. Herhangi bir saldırı söz konusu olmadığında harekete geçmeyen sistemlerdir ve bu saldırı ancak ve ancak Türkiye'ye söz konusu olduğunda harekete geçebilecek sistemlerdir. Dolayısıyla bu savunma ağırlıklı sistem savunma ihtiyacı ortada kaldığı müddetçe Türkiye'dedir. Yarın Suriye'de istikrar oluşursa, bu risk ortadan kalkarsa, özellikle balistik füze riski, Türkiye'den de aynı gün hatta aynı saat içinde Patriotlar ve Patriotlarla gelen NATO üyesi müttefik ülke askerleri çekilirler. Bu konuda hiçbir spekülasyona mahal vermemek lazım. Bu bir devletin kendi halkının ve ülkesinin güvenliği için almak durumunda olduğu bir tedbirdir. Konvansiyonel olarak kimse Türkiye'ye meydan okuyamaz. Türkiye bu konvansiyonel tehditleri bertaraf edecek ulusal kapasiteye sahiptir ancak füze konusunda geçmişte olduğu şimdi de NATO imkanlarının değerlendirilmesinde ihtiyaç hissedilmiştir.”

“PYD REJİMLE ARASINA MESAFE KOYMALI”

Davutoğlu “İmralı süreci Suriye'deki gelişmeleri etkileyebilir mi-” sorusu üzerine ise şunları kaydetti:  “Bölgede artık her olay birbiriyle ilişkili. Dolayısıyla birbirini etkilemesi doğaldır. Bir an önce Suriye'nin istikrara kavuşması önemli tabii ama Suriye ile ilgili tüm grupların da rejimle kendi aralarına mesafe koyması lazım. PYD'yi kastediyorum burada. Diğer gruplar bunu koyuyor. Muhalefet içinde yer alıyorlar. PYD'nin alacağı tutumu yakından takip edeceğiz. Türkiye'de eğer terör örgütünün silahsızlanması ve bir süreç içinde silahlarını bırakması söz konusuysa, mutlaka diğer ülkelerdeki gelişmeleri de etkileyecektir.”