“Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Şiarımız Olmalı
HİSDER tarafından düzenlenen “Kırım, Kırım Kırılan Kırım” panelinde konuşan Prof. Dr. Kemal Özcan, “Rusya tarafından işgal edilen Kırım’a ve mazlum coğrafyalardaki insanımıza sahip çıkarak şiarımız; “Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” olmalı” dedi.
Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin Pazartesi Sohbetleri’nde, “Kırım Kırım Kırılan Kırım” gündeme geldi. Programın açılışı İstilâl Marşı’nın okunmasının ardından Kırım Milli Marşı okundu ve daha sonra Vahap Burunduk, Kur’an-ı Kerim tilavet etti.
“Kırım Kültürü ve Dernek Faaliyetleri” hakkında bilgi veren Konya Kırım Türkleri Dernek Başkanı Hamdi Elmacı, “Kanayan yara Kırım. Hâlâ kanıyor. İnşallah bir gün bu kanı durduracağız. Kırım geçmişte Osmanlı’nın uç kalesi idi. Çarlık Rusya’sına karşı dimdik ayakta duran bir kale. 1770’te Küçük Kaynarca anlaşması ile Kırım elimizden çıktı. Kanayan yara da o gün başladı. 18Mayıs 1944’de 200 bin Kırım Türk’ü hayvan vagonlarına doldurularak Özbekistan ve Sibirya steplerine sürgüne gönderilen insanlardan ancak 100 bini ulaşabiliyor. 100 bin insanın bugün ne kabri var ne de kabir taşı mevcut” dedi. Elmacı, Kırım Türkleri Derneği’nin sosyal, kültürel ve yardımlaşma faaliyetlerinde bulunmak üzere 1952 yılında eski Kültür Bakanlarından Ahmet İhsan Kırımlı tarafından Ankara’da kurulduğunu ve derneğin amacının da İsmail Gaspıralı’nın buyurduğu gibi “Dil’de, Fikir’de ve İş’te Birlik” olduğunu, Konya Kırım Türkleri Derneği’nin de 1989’da faaliyete başladığını söyledi.

“KIRIM BİZİM ANA VATANIMIZ”
“Kırım bizim ana vatanımız” diyerek konuşmasına başlayan ve Kırım tarihi hakkında kısa bilgi veren Dünya Kırım Tatar Derneği Genel Başkanı Mustafa Sarıkamış da, “Kırım 1500 yıllık Türk yurdudur. 1783 yılından itibaren Kırım Türkleri Osmanlı coğrafyasına Macaristan, Romanya ve Polanya’ya sürgün ediliyorlar. Kırım Tatarlarının büyük bir kısmı Ak Topraklar dedikleri Türkiye’ye geliyor. Türkiye bizim için ak topraktır, vatandır. Biz büyük Türk milletinin asıl unsurlarından birisiyiz. Kırım’da yaşayan 600 bin Kırım Tatarı Hanefi mezhebine bağlı ehli sünnet insanlardır. Kırım eşittir Konya, eşittir Türkiye’dir. Kırım defalarca Ruslar tarafından işgale uğradı. En son 25 Şubat 2014 tarihinde çok kahpe bir şekilde işgal edildi. T.C. Devleti sağolsun her platformda bu işgali tanımadığını/tanımayacağını ısrarla söylüyor. Bu sebeple devletimize gerçekten minnettarız” dedi. Sarıkamış ayrıca, 2017’de kurulan dernek faaliyetleri ve hakkında bilgi verdi

KIRIM TÜRKLERİNE SOYKIRIM UYGULANDI
“Kırım Kırım Kırılan Kırım”ı anlatırken zaman zaman duygulanan NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Özcan ise, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından bu tarafa Türk-İslâm coğrafyasının kan ağladığını belirterek “Bugün Doğu Türkistan, Yemen, Myanmar, Kudüs, Suriye, Arakan, Kırım.. Dünyada nerede Türk, Müslüman varsa maalesef baskı altında, zulüm altında, hürriyetleri kısıtlanmış ve tek dayanakları, yardım bekledikleri Allahû Teâlâ’dan sonra Türkiye ve Türk insanı. Allah bütün mazlumların yar ve yardımcısı olsun. Tez zamanda selamete kavuşmalarını nasip eylesin” dedi.
Kırım’ın Türkiye için önemli bir coğrafya olduğuna dikkati çakan Prof. Kemal Özcan, “Güneyimizde Kıbrıs ne ise, kuzeyimizdeki Kırım da odur. Türkiye’ye yaklaşık 300 km. uzaklıkta Karadeniz’in kuzeyinde yer alan, bugün Ruslar tarafından ilhak edilen ama Ukrayna’ya bağlı olan bir yarımada” olduğunu söyledi. Kırım’ın Türk yurdu haline gelmesinin Hazar Devletinin kurulmasıyla başladığını ve Altınorda Devletiyle birlikte tamamen Türk yurdu haline geldiğini ifade eden Özcan, işgaller ve sürgünlerle ilgili bilgiler de verdi. 1944 sürgününde hayvan ve yük vagonlarına doldurularak Sibirya bozkırlarına sürgün edilen Kırım Türklerinin yaşadıkları acılar, zulüm ve soykırımdan insanın kanını donduracak misaller de veren Özcan, hâya ve edeplerinden dolayı küçük abdestlerini bozamayan kadınların çatlayarak can verdiklerini, Türk köyündeki Müslümanları sürgün etmeyi unutan Rusların, o Müslüman köyün insanlarını bir gemiye bindirdikten sonra gemiyle birlikte Karadeniz’in azgın sularına topluca gömdüklerini de anlattı.

KENDİSİ KÜÇÜK, YÜREĞİ DEV ADAM: MUSTAFA AĞA
Kırım Türk aydınlarından olan İsmail Gaspıralı’nın çıkardığı Tercüman gazetesi ile “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” şiarıyla Kırım’da milli şuuru ve milli birliği tesis etmeye gayret ettiğini aktaran Özcan, kalbi devamlı Kırım için atan ve açlık grevleri yaparak, mitingler tertipleyerek Kırım davasını dünya kamuoyuna taşıyan dev adamdan birisinin de Kırım’ın bugünkü lideri, Tatarların “Mustafa Ağa” dedikleri Mustafa Cemiloğlu olduğunu söyledi.
Bizim tek hedefimizin “Kırım Tatarlarının selameti” olması gerektiğine işaret eden Özcan, konuşmasına şu sözlerle son verdi: “Eğer Kırım’da bir tek Tatar kalmazsa Kırım, Türklerin yurdu olmaktan çıkar. Onun için Kırım’da yaşamakta olan Tatarların milli kimliğinin, varlığının, dininin, dilinin yaşatılması için şucu bucu postuna bürünmeden Kırım Tatarları için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Başta Türkiye’deki tatarlar arasında birliği sağlamak suretiyle şiarımız; “Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” olmalıdır.”
Meram Uluslararası Gençlik Akademisi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelden sonra konuşmacılar başta olmak üzere sırasıyla Avrupa Şampiyonu Millî Bisikletçi Ahmet Örken’e, Konya Kırım Türkleri Gençlik Kolları Başkanı Kâmil Can’a, Kırım Türkleri Futbol Turnuvası Organizatörü Şenol Boran’a teşekkür plaketleri takdim edildi.