Devlet Bahçeli 'den yeni parti uyarısı!

Devlet Bahçeli 'den yeni parti uyarısı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları...

"BU SUYA BENZİYOR RENKSİZ VE KOKUSUZ DEDİM"
15 Temmuz akşamı ben saat 9,30 civarında partiden ayrılıp eve geçmekteydim. Çok sert alçak uçuşlar, gürültülü bir hareketlenme vardır. Bu normal gözükmedi bana. Tatbikat olsa genelkurmay ve valiliğin açıklamalarda bulunarak halkı aydınlatması lazımır. Her evde yaşlı, hasta, çocuk vardır. Anormal bir durum sözkonusuydu. Hemen partiye döndüm, saat 10'a 10 kala partide oldum. Bazı arkadaşlarımız da oradaydı. Parti yöneticisi arkadaşlarımla makam odasında değerlendirme yaptık. Bu kalkışma bir özelliği taşıyor. Su gibi renksiz ve kokusuz. Ben özel kaleme talimat verdim Başbakan'la görüşmek istedim. Başbakan'ın Ankara'da olmadığını, aradığınızı ilk temasında söyleyebileceği ifade edildi. Ben o zaman söyledim, bu bir kalkışma hareketidir, kabul edilemez, iktidarın yanındayız dedim. Sayın Başbakan bize dönüş yaptı. Çok dikkatli davrandık. Bir karşı duruş gelişti. Allah'a çok şükür 15 Temmuz gecesi Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimini tehdit edecek bir aşamaya gelmeden sonuçlanmış oldu.

CUMHUR İTTİFAKI'NIN OLUŞMASI
30 büyük şehirde Cumhur İttifakı anlayışı içinde, 51 ilde ise tamamen partiler kendi adaylarıyla çıkma prensibine ulaşıldı. Sayın Cumhurbaşkanı incelik gösterdi, Osmaniye'de aday çıkartmayacağını ifade ettiler. Biz de buna karşılık Rize'de aday çıkartmıyoruz dedik. 50 ilde adaylarımız belirlendi, 30 büyük şehirde de anlaşma çerçevesinde uygulamaya geçildi.

MESUT YILMAZ'IN TAKDİR ETTİĞİ YÖNÜ
Anavatan Partisi Genel Başkanı sayın Mesut Yılmaz Bey, dönemin İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yüceler Bey'le bir görüşme isteğini bize bildirdi. 23 Nisan resepsiyonunda, Meclis'te şimdi CHP'nin Grup odası olarak MHP'nin grup odasında ben oturuyordum. Kazım Rüştü Bey, 'Ben müsaade istiyorum' dedi, çıktı. Sayın Mesut Bey oradda kendisinin Ankara'da ikamet ettiği binada partisinin üst yönetiminde bulunan değerli şahsiyetlerin biraraya gelerek kendisinin Cumhurbaşkanı olmasını istediğini söyledi. O da MHP Genel Başkanı'nın kanaatini almak istiyorum diyor. Ben de MHP'nin kanaatini alayım ondan sonra karar verelim dedim. Ben de kendilerine nazik bir üslupla zatı alinizin hakkıdır ama böyle bir durumda size oy veremem dedim. Koalisyonda bir şeyler yapacaksınız. Böyle bir durum karşısında sayın Mesut Yılmaz Bey'i takdir ettiğim nokta burası oldu. Bunu bir alınganlık haline getirmedi. Koalisyonda uyumsuz hale getirmedi.

 

"BAZI BURUKLUKLAR OLDU AMA..."
Zaman içerisinde anlaşıldı. Özellikle benim zillet ittifakı diye nitelendirdiğim oluşumun ne şekil aldığı görülünce o zaman Cumhur İttifakı'nın ne anlama geldiği anlaşıldı. Şu an içinde bir sıkıntı görünmüyor. AK Parti il ve ilçeler konusunda bazı adaylar konusunda bazı tartışmalar doğabilir. Bizde de var. Biz Cumhur İttifakı'nın mahalli idareler seçimlerinde uygulaması olmadığı yerde birçok arkadaşımız hazırlık yaptı. Sonra ittifakla farklılıklar doğdu. Bazı arkadaşlarımız biraz burkuldu. Şimdi öyle bir problem gözükmüyor.

KANKA HALİNDEYİZ

"Çok sık da görüşmüyoruz...Çok nadir bazen tebrikler sebebiyle oluyor. Esasen karşılıklı bir randevu talebi doğuyor. Bizden ziyade Sayın Cumhurbaşkanı görüşme isteğini bildiriyor. Biz de 'görüşebiliriz' diyoruz. Bugüne kadar 5 defa bir araya geldik. Saat 16.00'da 40 ya da 50 dakika ama bazı konularda kararlar alındıktan sonra bizden uygulamada hata olmaz. Sayın Cumhurbaşkanından da...Cumhurbaşkanı ile bizler arasındaki bu 5 diyalog dahi yaklaşmayı ve kanka olmayı gerektirdi. Şu an kanka halindeyiz."

BEKA TEHDİDİ DEVAM EDİYOR
Bu tehditler iç ve dış unsurlardan kaynaklanabilir. Geçmişteki yaşanan olaylar bunu göstermektedir. 15 Temmuz'un FETÖ darbesiyle ilgili ortaya çıkmış olan durum netleşmeden, FETÖ'nün kökü kazınmadan birtakım tehditleri görmezden gelemezsiniz. Devam eden bir PKK terörünü de görmezden gelemezsiniz. İç ve dış uzantıları var. Suriye, Irak, İran, ABD var. Trump'ın her gün yeni ortaya koyduğu Ortadoğu'da değişimlere vesile olabilecek yanlış ifadeler var. Türkiye yakın bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya. Bunun boyutu nedir olaylar gösterir. Devletin yöneticileri daha derinlemesine bilir. Biz sezinleriz. Biz devletin varlığını, milletin bütünlüğünü ortadan kaldırılacak olaylara müsaade edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

KÜRTÇE KONUŞAN KARDEŞLERİMİZİN OYUNA TALİBİZ
Kürtlerin hepsini HDP'nin oyu kabul eder, oradaki eş başkan İmamoğlu seçilirse arkasında bu vardır derse bu partiler bu oyları alayım derken Antalya'da olduğu gibi tamam biz sizinle ittifak yapmıyoruz ama oylarınızı bize verin bir iki tane bir şeyler verelim size... Onlar mahalli idareler seçimlerine sızıyorlar. HDP PKK ile hiç alakası yoktur derseniz farklı bir olay. Böyle bir olay yok. Bunlar da televizyonlarda siyasilerin ağzında. Şu kadar oya sahip olan Kürtlerin partisi HDP'dir diyor. Peki o zaman MHP'deki Kürt oylarını ne yapacaksınız? Onlar bizim kardeşimiz, onların içinde HDP'li çok az sayıda insan vardır. Kürtlerin hepsini HDP'nin oyuymuş gibi tükenmekte olan PKK terörünü siyaseten cesaretlendirip belli bir güce getirmek istiyorsunuz. Kayyum öncesi gibi davranılırsa, imkanlar PKK'ya aktarılırsa yeniden kayyum atanması lazım. Bunun demokrasiyle alakası yoktur. Tekrar onlar da bu hataya düşmemeleri lazım.

"FETÖ'NÜN SEKİZ AYAĞI VAR"

FETÖ hareketinin devleti ele geçirme faaliyetleri devam ediyor. Her gün FETÖ ile ilişkisi olan iltisakı diyorlar şimdi ona olan insanlar yakalanıyor. Demek ki bi şeyler var. Böyle bir durum karşısında FETÖ yani paralel devlet yapılanması 8 ayak üzerine gelişmiş. TSK, yargı, eğitim kurumları, basın ve medya, iş çevreleri ve bir de bunların siyaseti olması lazım. Sekizinci ayak siyaset. Onu arıyoruz bizde. Darbe Yurtta Sulh Konseyi olarak TRT'yi ele geçirmiş bildiri okuyorlar. Geçmişte de MBK, MGK gibi. Bunlar geçişlerdir. 15 Temmuz günü televizyonlarda veya ondan evvel Yurtta Sulh Konseyi olduğunu söylüyorsunuz. Askeri ayağı yavaş yavaş ayıklanıyor. Diğerleri nerede? Siyasi partilerden silahlı kuvvetlerdeki, emniyet, yargı, iş hayatındaki ayıklanma yapılmazsa 15 Temmuz'u ileride kutlamak mümkün olabilir.

"HEPSİNİ ÇIKARIRIZ"
MHP'dekileri biliyoruz, tahmin ediyoruz. Nasıl güçlü yapılara sahip olduğunu hissediyoruz. Geçmişte bir olağanüstü kongre talebi oldu. Hangi hakim kime ne yardım yapmışsa şu anda FETÖ'den içeride. Bunlar bir siyasi partinin kongresine neden ilgi gösteriyor. Bunlar şimdi çıkmıyorsa, MHP'nin yetki kazanması halinde bunların hepsini çıkarırız. Çaycısı, çorbacısı varsa Amerika'ya kaçan bilim insanı nerede? Abant Toplantıları'nda bildiri sunanlar nerede. FETÖ ile mücadelede devlet bütün bilgilere vakıf oluyor ve bunların üzerine gidiyor. Devletin elindeki bilgiler ne ise bunu çıkartması istiyoruz. FETÖ'yü bir zamanlar sevdiklerine dair şahitliklerimiz var. Birisi Pensilvanya'da birisi Ankara'da, bu sevgiyi nasıl ispat edeceksiniz?

MANSUR YAVAŞ ADAYLIKTAN ÇEKİLMELİ
Yetkililer konunun üzerinde tartışıyor. Soruşturmalar devam ediyor. Böyle bir ortam içinde gündeme geldi. Bunun hukuki ve siyasi boyutu var. Bir aday olmamış olsa, hukuki boyut üzerinde tartışılır. Türkiye'de ona benzer ne olaylar var. Siyasi boyutu var. Siz Türkiye'nin başkentinde belediye başkan adayı olmayı düşünüyorsunuz. Siz beni önlemek için kumpas kuruyorlar derseniz, Kılıçdaroğlu artık bu isim marka oldu diyor. Yarın mahkeme karar verirse nasıl marka olacak. Vergi ödemedi, şunu yaptı vs. gibi birçok şeyler varken siz bunu marka diye takdim ediyorsunuz. Kötünün markası olur mu? Siyaseti kirletmemek, siyaset yapanları sıkıntıya sokmamak için diyorum ki, adaylıktan çekilin. Sayın Kılıçdaroğlu Türkiye'ye rahatlatın, partinizi rahatlatın, seçimleri rahatlatın. Ankara belediye başkan adayı bu şekilde seçime girmemelidir. Kendisini yıpratmasın.

"BEN İSTANBUL'DA YAŞASAM OYUM BİNALİ YILDIRIM'A OLURDU"
Küskünlükle siyaset olmaz. İstanbul'a talip iki kişi var. Yolda karşılaştıklarında kaldırım değiştirecek halleri yok. Sayın Binali Yıldırım Bey'in yüksek bir tecrübesi var. Geçenlerde sizin yönetiminizde üç gazeteci arkadaşımızın katılımıyla sayın Binali Bey'le İstanbul konuşuldu. O programı ciddi takip ettim. İstanbul'da oy kullanmış olsam oyum Binali Yıldırım'a olur. Cumhur İttifakı'ndan değil, oradaki bilgiler ışığında. İstanbul'da yaşamanın güzelliğine talip olmak açısından oyumu veririm. Nerede ne yapılacağını, kaç liraya yapılacağını biliyor. Programınızdaki sorular, sorular karşısında verilen cevaplar, esprilerle yüklenmiş olması, daha iyi anlaşılmasına vesile olacak sabır içerisinde konuşulmasından dolayı. Partide de arkadaşlara söyledim. İstanbul'da Binali Yıldırım'ın başkan olmasında fayda olacağı kanaati olmuştur dedim.

YENİ PARTİ İDDİALARI

Siyasi parti sözü seçim öncesinde, siyasi parti içerisinde beklenilenin olmaması halinde sıklıkla gündeme getirilen bir kavramdır. Çok partili hayatın içerisinde en fazla partilerden daha fazla bunlar konuşulur. Bazen insanlar dolduruşa getirilir parti kurdurulur. Aydın Menderes, Cem Boyner, Abdüllatif Şener bunlardan birkaçı. Siyasi partiler mevcut demokrasimizin akan nehirleridir. Her türlü dünya görüşünü benimseyerek akan nehirleridir.Bu nehirlerin debisini yükseltmek lazım. Parçalayıp dere gibi akıtmanın manası yok. Bu sözlerin bazıları da partiler arasında konuşuluyor.Ben bu hataya düşmemelerini tavsiye ediyorum. Seçimlere giden bir partide Bakanlık yapan, Cumhurbaşkanlığı yapan kişilerin soru işareti bırakmayacak açıklamalar yapması lazım.