Dergiler hani şartlarda çıkıyor
Endülüs Kitap&Kahve’de önceki akşam geçen senelerde çıkan ve şu anda çıkmakta olan dergiler konuşuldu.
Genç üniversite öğrencilerinden, emektar dergi yöneticilerine kadar birçok dergiye gönül veren insanı buluşturan Endülüs kitap&kahve’de dergilerin hangi şartlarda çıkarıldığı konuşuldu. Bumerang, Metafor, Aşiyan, Çerağ, Jurnal, Çalı, Hilal, Müsvedde gibi birçok derginin yayın hayatından bahsedilen sohbette genç üniversite öğrencileri çıkardığı dergileri anlattı. Dergiye gönül veren Mehmet Uğurlu, Güldeste dergisinin ne şekilde ve hangi zorluklarla çıkarıldığını anlattı. Güldeste dergisinin 1982-83 yılları arasında Konya’da yayınlanmış kültür sanat dergisi olduğunu söyleyen Güldeste dergisi yazarlarından Mehmet Uğurlu, derginin o yıllarda bir grup öğrenci tarafından çıkarıldığını kaydetti. Dergi yazarlarından Kemal Bulut’un halen Buca Eğitim Fakültesinde görev yaptığını ifade eden Uğurlu, “Kemal Bulut dergiye üçüncü sayıda katıldı. Kemal’in bize katılması bize artı bir değer kattı. Şu an diyorum ki Kemal Bulut iyi ki bize katılmış ve biz aynı yolda yürümüşüz. Bizim derginin en büyük özelliği ve güzelliği şahsi çıkar, çekişmenin olmamasıydı. Dergide usta diye tabir ettiğimiz kişiler bize yer verirdi. Yani kendi şiirlerinin arka sayfalarda yer alıp bizim şiirlerimizin ön sayfalarda olmasını sağlardı. Bu yönden dergimiz tam bir uyum içinde bulunuyordu. Derginin son zamanlarında ulusal bazda bazı şairler dergimizde yayınlanması için şiirlerini yollardı. Buda bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyordu. Dergimiz Konya’da yayınladığı zamanlarda ses getiren bir dergi oldu” dedi. Ihlamur ve sosyologos dergilerinden bahseden Vural Kaya ise sosyologos dergisinin çok ses getirdiğini ifade etti. Sosyologosun bir grup öğrenci tarafından çıkarıldığını kaydeden Kaya, “Bu dergide hiçbir şekilde öğrencilerin öğretmenlerinin yazıları yok. Tüm yazılar öğrenciler ve dışarıdan dergide yayınlanması için gönderdiği yazılardan oluşuyor. Yine Ihlamur dergisi de bir grup öğrenci tarafından çıkarılan bir dergidir. Bu derginin amacı hakiki edebiyatın tadını bulabilmek ve anlatabilmekti ancak bu amaçlarına ulaşamadan kapandı. Bu iki dergi de bir grup öğrenci tarafından çıkarıldı. Her iki dergi yine aynı amacı yani edebiyatın tadını alabilmek ve anlatabilmek için yola çıktı. Ancak her iki dergi de bu amacına ulaşmadan ya da belli bir ölçüde ulaştıktan sonra kapanmıştır” diye konuştu.
BEN EDEBİYAT ÖĞRENCİSİYİM
Halen yayında olan Müsvedde dergisini çıkaran Edebiyat dördüncü sınıf öğrencisi ise böyle bir dergiyi neden çıkardığını anlattı. Dergiyi çıkarırken çektiği sıkıntılardan bahseden Edebiyat öğrencisi, “Bu dergiyi çıkarmamın amacı edebiyat dergilerinde gördüğüm bir eksiklikten dolayıdır. Bu eksiklik bana göredir. Bana göre dergilerdeki en büyük eksiklik görselliktir. Dergilerde her şey var ancak görsellik hep ya ikinci planda ya da hiç yoktu. Bende kendi kendime dedim ki bende bu eksikliği kendimce kapatayım dedim ve bu dergiyi çıkartmaya başladım. Derginin kapağında yazılan şiirlerin, hikâyelerin müsveddelerini koydum ve birçok insandan olumlu tepkiler aldım. Hatta bir yazar bana gönderdiği şiirinin arasına şiirinin ilk müsveddesinin bulunduğu kâğıdı yollamış. Ben bu müsvedde kâğıdı görünce doğru yoldayım ve bu yolda ilerleyebildiğim kadar ilerlemeliyim dedim ve gidebildiğim yere kadar da gideceğim. Şu anda belli bir sayıya ulaştım. Ancak maddi imkânsızlıklar belimi bükmeye başladı” dedi.
Yaşar Sarı-Memleket