Dere yatakları boşaltılmalı

Dere yatakları boşaltılmalı

''Dere yatağına yapılmış yapılar bedeli ne olursa olsun acilen kaldırılmalıdır."

Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rahmi Erdem, dere yatağına yapılmış yapıların bedeli ne olursa olsun acilen kaldırılması gerektiğini bildirdi.

Erdem, bugün tüm dünyada insan nüfusunun kentlerde yoğunlaşmakta olduğunu, kentlerde insanların istenilen şekilde barınabilmesi için şehir plancılığının büyük önem taşıdığını belirtti.

Dere yataklarının yerleşime açılmasının, modern şehirciliğin önündeki en önemli handikaplardan biri olduğunu söyleyen Erdem, dere yataklarının üzeri kapatılarak, doldurularak; üzerine ve yakın çevresine binalar yapılmasıyla risk altına girildiğini belirtti.

Erdem, bazı kentlerde yoğun yağış nedeniyle bugünlerde yaşandığı gibi, akıntıların, şiddetine göre, dere yatağındaki yerleşim yerine zarar verip, hatta yakın çevredeki yapıların altını bile oyabildiğini vurguladı.

Bu gibi dere yataklarının, suyun tabiatta kendi yolunu bulduğu alanlar olduğuna dikkati çeken Erdem, ''Yerleşim alanı olarak seçtiğimiz yerlerde buna dikkat etmezsek su, bir şekilde yolunu buluyor. Ondan aldıklarımızı geri vermek zorunda kalırız. Bu nedenle, dere yatağına yapılmış yapılar bedeli ne olursa olsun acilen kaldırılmalıdır, modern şehircilik bilimi bunu ister'' dedi.

ŞEHİRDE SEL SUYU DAHA HIZLI AKIYOR

Şehir yerleşmeleri içinde suların, asfalt ve binalar nedeniyle normal toprak araziye göre daha fazla toplandığını bildiren Erdem, şunları kaydetti:
''Plansız şehir, sel ve su baskınlarının etkisini artırıyor. Çünkü kentlerdeki eğimli yerlerde yağmur suları, tabiattakinden daha hızlı bir akış gösterir. Bu durum sel oluşumunu artırmaktadır. Yoğun yağışın ortaya çıkardığı zararları önlemek için, sadece dere yataklarındaki yapıları ortadan kaldırmak yetmez. Kanalizasyon sistemleri de modern hale getirilmelidir. Türkiye'de pek çok şehirde yok ancak, kanalizasyon sistemleri pis su ve yağmur suyu olarak ikiye ayrılmalıdır.''

''SEL TEHLİKESİ OLAN YERLER YEŞİL ALAN YAPILSIN''

Erdem, alt yapı için tercih edilecek boruların, o yerin meteorolojik verilerine bakılarak, en fazla yağış alan dönemdeki atık suyu iletebilecek genişlikte olmasına dikkat edilmesi gerektiğini; kentlerde suların yoğun olarak aktığı, sel tehlikesi olan yerlerin ise kent planlamasında yeşil alan ya da park olarak ayrılabileceğini anlattı.

Anadolu'da pek çok medeniyetin, bol yağmurlu dönemde yağmur sularını sarnıçlarda topladığını anımsatan Erdem, ''Ben ve arkadaşlarımın önerisi, Avrupa kentlerinde de başlayan, sarnıç gibi eski yağmur depolama usullerinin yeni tekniklerle tekrar hayata geçirilmesidir. Her apartman, belediye veya kuruluş, yağmur suyunu depolayacak düzeneğe sahip olursa, hem yazın çektiğimiz kuraklığa çare buluruz, hem de sel gibi yağışın yıkıcı etkisini azaltabiliriz'' diye konuştu. AA