Depremin acılarını seramik eserlerine yansıtıyor

Depremin acılarını seramik eserlerine yansıtıyor

17 Ağustos Marmara Depremi'nde annesini ve ablasını kaybeden seramik sanatçısı Hasan Fatih Zallıoğlu, o günden sonra eserlerinde yer verdiği figürlerle depreme dikkati çekiyor- Zallıoğlu:- "Deprem işime de yaşantıma da yansıdı, genelde karanlık renkleri b

KOCAELİ (AA) - KADİR YILDIZ / ÖMER FARUK KAPLAN - 17 Ağustos Marmara Depremi'ni yaşayan, annesi ve ablasını da bu depremde kaybeden seramik sanatçısı Hasan Fatih Zallıoğlu, acılarını yaptığı eserlerine yansıtıyor.

Depremle ilgili yaptığı son eseri, Gölcük Belediyesi Kazıklı Kervansaray'da açılan "6. Uluslararası Gölcük Seramik Sempozyumu Karma Sergisi'nde yer alan Zallıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremin hayatında bir dönüm noktası olduğunu ve silinmeyen hatıralar bıraktığını söyledi.

Zallıoğlu, depremi İhsaniye Mahallesi'ndeki evinde yaşadığını, ailesine bir şey olmadığını ifade ederek, "Annemler Değirmendere'de oturuyorlardı. Hemen oraya hareket ettik, onların yanına gitmeye çalıştık. Binalar yollara saçılmıştı. O zaman annemi, ablamı ve yeğenimi enkazdan çıkardık. Annemi enkazda, ablamı da hastanede kaybettik. Apartmanın 6'ncı, yani son katında oturuyorlardı, ona rağmen kurtaramadık. Sadece yeğenim sağ kurtuldu." ifadesini kullandı.

Yaşadığı acının hayatını olumsuz etkilediğini anlatan Zallıoğlu, uzunca bir süre yaşadıklarının etkisinde kaldığını söyledi.

Zallıoğlu, o dönem ortaokula giden oğlunun psikolojik olarak içine kapanması nedeniyle Çanakkale'ye taşındıklarını ve oradaki bir seramik fabrikasında işe başladığını dile getirdi.

- "Depremin etkisi, yaptığı eserlere yansıyor"

6. Uluslararası Gölcük Seramik Sempozyumu için depremi aktaran bir çalışma yaptığını dile getiren Zallıoğlu, şöyle devam etti:

"Sempozyum için aklıma başka bir şey gelemezdi. Depremi yaşamışım, Değirmendere'de ailemi kaybetmişim. Diğer eserlerimde de depremi vurguluyorum ama bunu burası için özel yaptım. Objelerin, binaların yamuk olması yıkılan devrilen binaları temsil ediyor. Alttaki parçalar enkazları temsil ediyor ve binaların hepsinin siyah olması insanların yok oluşunu, binaların altında kalmasını, hayatların kararmasını temsil ediyor. Üst taraftaki tapla dünyanın insanların başlarına geçmesini temsil ediyor. O kadar taşın içerisinde bir tane beyaz taş var, o da insanların içerisinde hala bir umut ışığı olduğunu ifade ediyor. Beyaz ve siyah renkli çamur kullandım çünkü deprem bizi karıştırmıştı."

- "Eşim, 03.00'e kadar uyuyamıyor"

Eserindeki bazı objeleri 20 günde tamamladığını dile getiren Zallıoğlu, başarılı bir kompozisyon oluşturduğunu söyledi.

"Depremin etkisi diğer eserlerimde de bunda da var, onu aklınızdan atamıyorsunuz, yaptığınız işe yansıyor." diyen Zallıoğlu, "Ne kadar depremden çıksanız da hayat tarzınız değişiyor. 'Depremden öncesi' ve 'depremden sonrası' diye ayırabiliyorsunuz. Eşim hala saat 03.00'e kadar uyuyamıyor. Seramiği seviyorum, seramikten kopamıyorum. Deprem işime de yaşantıma da yansıdı, genelde karanlık renkleri bu nedenle seçiyorum." şeklinde konuştu.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı