DENİZ FENERİ davasında karar
Almanya'nın Frankfurt Eyaletinde devam eden Deniz Feneri davasında karar açıklandı.
Savcılar Kertsin Lotz ve Isabel Grünwald, Mehmet Gürhan için 6 yıl, Mehmet Taşkan için 3 yıl ve Firdevsi Ermiş 2
yıl hapis istemişti.
6 yıl hapis istenen Mehmet Gürhan'a 5 yıl 10 ay ceza verildi.
3 yıl hapis istenen Mehmet Taşkan için ise 2 yıl 9 ay hapis kararı çıktı.
2 yıl hapis istenen Firdevsi Ermiş için ise 1 yıl 10 aylık hapis cezası verildi. Ancak sanık 1,5 yıldır tutuklu olduğu için duruşmadan sonra salıverildi.
TARİHİN EN BÜYÜK DOLANDIRICILIĞI
Alman hakim, davanın önemi nedeniyle kararla birlikte ilginç açıklamalarda bulundu. Hakim, bugün karara bağlanan davanın Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık olayı olduğunu vurguladı. Hakim ayrıca bu davayla ilgili Türk basınında çıkan birçok haberin gerçeği yansıtmadığını ve siyasi baskı için kullanıldığını da belirtti.
Sanıklar, Deniz Feneri e.V.’ye bağışlanan milyonlarca avroyu amaç dışı kullanarak, teşekkül halinde dolandırıcılık ve emniyeti suiistimal suçlarından yargılanıyordu. Yargılama sürecinde, 2002-2007 arasında Deniz Feneri e.V.’ye ait 42 milyon avronun en az 16 milyonunu nakit olarak kuryelerle Türkiye’ye yollandığı, bağış paralarıyla şirket kurulması, gayrimenkul alımı türü ticari işler yapıldığı, paranın çok azının yardım için kullanıldığı iddia edildi. Savcılara göre, sanıkların derneği en az 11 milyon 737 bin avro zarara uğrattığı kanıtlandı; resmi ve fiili muhasebe kayıtlarına göre kasada 2.8 milyon avro da açık bulunduğu belirtildi.
BAKAN ŞAHİN'İN DEĞERLENDİRMESİ
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil'' dedi.
Bakanlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Almanya'da görülen Deniz Feneri davasının hatırlatılması üzerine, ne kendisinin ne de bakanlığının bu davanın tarafı olmadığını söyledi. Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil. Özellikle bunun yurt dışında işlenmiş olması ve yurt dışında hüküm giymiş olmaları çok daha üzüntü vericidir. Bakanlığıma bu dava veya başka davalarla ilgili hukuki yardımlaşma açısından bir görev düştüğünde o mutlaka yerine getirilecektir'' dedi.
''Alman makamlarından herhangi bir yardım talebi gelip gelmediğinin'' sorulmasına karşılık Şahin, bu konuda herhangi bir talep gelmediğini ifade etti. Davanın Türkiye ayağıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını hatırlatan Şahin, henüz ilgili kişilerin kendisine bilgi vermediğini söyledi.