'Deniz Feneri 10 Ergenekon eder'

'Deniz Feneri 10 Ergenekon eder'

"Yolsuzluklar nedeniyle AKP kaynıyor. Adı Aydın Doğan olan bir öcü yaratıldı.."

Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Sebahattin Önkibar ile Gazeteport'tan Safiye Usul'un yaptığı röportaj:

-Son günlerde sizden çok alıntı yapıldı. Tayyip Erdoğan’ı iyi tanıyorsunuz…

Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ı en iyi tanıyan gazetecilerden birisi benim. Hatta, Erdoğan’la tanışıklığım Fehmi Koru’dan öncedir. Hem de hemşehrimdir Erdoğan. İkimiz de Rizeliyiz. Ben TGRT ve Star’da çalışırken Tayyip Erdoğan’ı sürekli programlarıma çıkarırdım.

"ERDOĞAN’LA İLİŞKİLERİMİZ 28 ŞUBAT SÜRECİNDE KIRILDI" -Erdoğan’ı desteklerdiniz yani... Şunu söyleyeyim hemen. Ben muhafazakar paralelde yazıyordum. Milliyetçi muhafazakarım. Ama siyasal İslam’a üniversite yıllarından beri karşıydım. Hatta Marksistlerle beraber siyasal İslamcılara karşı savaşırdık. Ben ülkücü hareketten geliyorum. Tayyip Erdoğan’a yazılarımda destek veriyordum tabii o dönemde. Bunun sebebi İstanbul’da su meselesinde gösterdiği başarı filandı. Benim zaten siyasilerle ilişkilerim hep iyi ve güçlü olmuştur. Onlarla kurduğum ilişki gazeteci-siyasetçi ilişkisidir. Mesela benim Bedrettin Dalan’la da ilişkilerim çok iyiydi. Ona en yakınlardandım. Tayyip Erdoğan’la da bir gazeteci-siyasetçi ilişkimiz vardı ama bu ilişki 28 Şubat sürecinde kırılmaya uğradı. Bu süreçte ben kesin tavrımı ortaya koydum. "LAİKLİK İSLAM’IN EN ÖNEMLİ KORUYUCUSUDUR"

-28 Şubat’ı mı desteklediniz? Evet. Çok destekledim. Ben oruç tutan, İslam’a inanan biriyim ama ben Türk milliyetçisiyim. AKP muhafazakar değil, İslam’ı kullanıyor sadece. Bunlara biz gençliğimizde de aramızda “Ecmain” derdik. “Ecmain”in kelime kökünü bilmiyorum ama Siyasal İslamcı  anlamında kullanırdık. 28 Şubatta ben siyasal İslam’a karşı tavrımı koydum. Bu konuda yazılar yazdım ve hatta bu nedenle İran örgütlerinin 2 numaralı hedefi haline geldim. Bu nedenle de, Emniyet tarafından yakın korumaya alındım. İki sene öncesine kadar sürekli yakın korumam vardı ama artık büyük basında çalışmadığım için korumların devamlı yanımda olması bana mali yük getirmeye başladı ve Emniyet’ten çağrı üzerine koruma sistemine geçilmesini istedim. 2 senedir çağrı üzerine koruma sistemindeyim. Benim 28 Şubat’a dair tutumum açıktır. TSK’ya kurumsal anlamda büyük saygım var. Ben çok iyi bir Atatürk milliyetçisiyim ve laiklik olmazsa, olmayacağını biliyorum. Laiklik İslam’ın en önemli koruyucusudur. Eğer laiklik olmasaydı, her mahallede ayrı bir din ve ayrı bir şeyh olurdu. “MUHTAR BİLE OLAMAZ'I SİYASİ JARGONA SOKAN BENİM" -28 Şubat’ta Erdoğan’la ilişkileriniz kırılması tam nasıl oldu? 28 Şubatta müesses nizamın (Önkibar bu kavramla TSK’ı kastettiğini belirtti) çok önemli isimleriyle yaptığım sohbetler sonucu , “Tayyip Bey muhtar bile olamaz”ı siyasi jargona sokan benim. Buna çok kızdı. Ayrıca, AKP’nin kurulmasından hemen önceki dönemde Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül Dünya Museviler Birliği Başkanı Abraham Fox’la gizli bir görüşme yapmıştı. Ben bunun haberini aldım ve manşet yaptım.  O zaman Star Gazetesi’nin Ankara temsilcisiydim. Tayyip Bey bu haberden sonra bana küsmüş. Beni aradı. Gazetenin karşısında bir yerde buluştuk. Bana, “Neden böyle bir haber yaptın?” diye sordu. Ben de ona, “Haber doğru mu, yalan mı?” şeklinde bir karşılık verdim. “Doğru ama niye yazdın?” dedi Erdoğan da bunun üzerine. Bu konuşmamızda ona şunu da söyledim. “Senin üstünü çizdiler. Başbakan olamayacaksın.” O da, “Görürsün, olacağım” dedi. Bu konuşmanın sonrasında limoni bir şekilde ayrıldık birbirimizden. "DENİZ FENERİ 10 TANE ERGENEKON EDER"

-Bugüne dönelim. Tayyip Erdoğan’ın Aydın Doğan’a saldırısı planlı mıydı yoksa ani bir sinir neticesinde miydi sizce? Planlıydı. Organizeydi. Bakın, Tayyip Erdoğan’a 4 ayrı grup sürekli kamuoyu eğilimlerini yansıtır. Erdoğan ekonomik durgunluğun farkında. İstatistik Enstitüsü’nün son rakamları da önünde. Bunu değerlendirdi. Sonra, Erdoğan yolsuzluklar nedeniyle yara aldığını gördü kendisine sunulan son kamuoyu eğilimleri araştırmalarında. Yolsuzluklar nedeniyle hatta AKP’nin içi de kaynamaya başladı. Deniz Feneri ise, 10 tane Ergenekon eder. Öyle büyük bir çapı var ki. Erdoğan Deniz Feneri haberlerini ve  kamuoyundaki yolsuzluk algısını örtmek için manipülasyon yaptı. Adı Aydın Doğan olan bir öcü yarattı.
"BAŞBAKAN İLE ZEKERİYE KARAMAN İÇİÇELER"

-Başbakan’ın Deniz Feneri ve Zekeriya Karaman bağlantıları hakkındaki kanaatiniz nedir? Direk içinde mi, bilmiyorum ama Zekeriya Karaman’ın çok yakını. İçiçeler. -Nasıl yani? Çok yakınlar birbirlerine. Zaten gelinleri üzerinden akrabalar biliyorsunuz. Kanal 7’nin fikri ve finansmanının ardında Tayyip Erdoğan var. Kanal 7’nin başından Recai Kutan’ı saf dışı ettiler ve başına Zekeriya Karaman geldi. -Deniz Feneri paraları ile AKP teşkilatları veya faaliyetleri finanse edilmiş olabilir mi?

Deniz Feneri paralarının yüzde 60’ı kayıp. Bunu Alman savcılar söylüyor. Ben bu paraların, gemi vs. alımları dışında siyasetin finansmanında da kullanıldığını düşünüyorum. -AKP’nin kömür ve gıda yardımları? Onlara da bu paradan akmış olabilir mi?

Bu paranın her tarafa, kömür ve gıda yardımlarına da aktarılması muhtemel -Bizde yargı neden harekete geçmiyor sizce? Ben de bunu dehşet içinde izliyorum zaten. Bizde yargının harekete geçmemesinin sebebi yargının siyasallaşması ve hükümetten korkması. -Yargı neden korkuyor? Psikolojik baskı mı var üzerinde?

Hem psikolojik baskı var hem de somut baskı. Savcılar ordan oraya sürülmekten korkuyor. "SANAYİ BAKANLIĞI BENDEN ZAHİT AKMAN BELGESİNİ İSTEDİ"

-Diyelim ki, soruşturma açıldı bizim yargı tarafından, ne olabilir? Almanlar uzun uzun delil toplamış habersizce. Şu anda ise, her şey ayyuka çıktı. Hala delil toplanabilir mi?
Oyun kurallarına göre oynanırsa çorap söküğü gibi gelir. Delil bulunabilir. Size bu arada şunu anlatayım. Ben dünkü köşemde Zahit Akman’la ilgili bir belge yayınlamıştım. Buna göre, Zahit Akman 2000’li yılların başında bir grup arkadaşıyla Almanya’da toplu konut yapmak için kooperatif kuruyor. Ancak bu kooperatif aradan yıllar geçmesine rağmen ev yapmak için hiçbir teşebbüste bulunmuyor. Bu kooperatife Kanal 7’nin haftalarca yaptığı propaganda sonucu katılan binlerce üye parasını geri istiyor ama hiçbir bir kuruşunu bile geri alamıyor. Bu haberim üzerine bu sabah beni Sanayi Bakanlığı’ndan aradılar ve elimdeki belgeyi istediler.  Türkiye’de kooperatiflerin denetimi Sanayi Bakanlığı’nda. Şimdi belgeyi benden istediler, ben de az önce faksladım. Bakalım ne olacak. "ZAHİT AKMAN ERDOĞAN’IN KURŞUNDAN ASKERİDİR" -Başbakan Erdoğan’ın Zahit Akman’la arası nasıldır? Oooo. Zahit Akman onun kurşundan askeridir. Tayyip Erdoğan’a çok yakındır ve ona tam biat eder. "AYDIN DOĞAN ERDOĞAN’A KARŞI SİYASİ BLOK ZEMİNİ OLUŞTURUR" -Sizce Tayyip Erdoğan- Aydın Doğan kavgası nasıl sonuçlanır?

Tayyip Erdoğan Aydın Doğan’ı Cem Uzan misali tasfiye etmeye çalışır. Ama Aydın Doğan’ı Cem Uzan gibi tasfiye edemez. Çünkü Aydın Doğan Cem Uzan değil; açığı yok, bankası yok, devletle işleri var ama sınırlı. Aydın Doğan Tayyip Erdoğan’a boyun eğmeyen tek işadamıdır. Koç Grubu da dahil olmak üzere, işadamları Tayyip Erdoğan’dan korkar. Son kavgada Doğan’ın durumu şuydu. Başbakan’dan bazı talepleri oldu, bunlar geri çevrilince Deniz Feneri haberlerini daha kolay yaptı. Ama tabii, haber yapmazsa orta süreçte medyadan tasfiye olur. Haber yapmayan gazeteler orta süreçte hep tasfiye olur çünkü. Erdoğan, ama, onun taleplerini geri çevirmeseydi, Aydın Doğan daha az Deniz Feneri haberi yapardı. Mesela, 22 Temmuz dönemini hatırlayın. O zaman POAŞ meselesi vardı ve Aydın Doğan Erdoğan’ın arkasında durdu 22 Temmuz seçimlerinde. Şu anda iki ihtimal var. Düşük olan ihtimal; Erdoğan ve Doğan kapalı kapılar ardında anlaşır, birbirlerine, “Sen beni gör, ben de seni” derler. Ama bu gerçekten çok düşük bir ihtimal. Yüksek olan ihtimal ise, şu; Aydın Doğan Erdoğan’a karşı güçlü bir siyasi blok zemini oluşturur. Şu anda CHP ve MHP ile ama Aydın Doğan CHP ve MHP ile olmayacağını bilir. Onların Tayyip Erdoğan’ı alt edemeyeceğini bilir. Yeni bir siyasi oluşum için fiili olarak düğmeye basar.

-Hangi yeni siyasi oluşum?

O, bu, şu. Erdoğan’ı alt edebileceğini düşündüğü kişiler. -Rıfat Hisarcıklıoğlu? Abdüllatif Şener? Mesut Yılmaz? Mesut Yılmaz Aydın Doğan’ın yakın dostudur ama Tayyip Erdoğan’ı alt edemez. -Nasıl zemin oluşturur? Para mı verir yeni oluşumculara? Yayınlarıyla uçurur onları. Yayınlar önemli yeni oluşumlarda.