Denetim faaliyetleri arttırılmalı

Denetim faaliyetleri arttırılmalı

Van’da yaşanan deprem sonrası akıllara yeniden deprem ile ilgili sorular gelmeye başladı. İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Üyesi Mustafa Limoncu, Konya özelinde depremle ilgili bilgiler verdi

İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Üyesi İnşaat Mühendisi Mustafa Limoncu, deprem ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin büyük bir bölümünün deprem tehdidi altında olduğunu aktaran Limoncu, “Jeolojik etüt çalışmaları ve deprem kayıtlarıyla ulaşılan istatistik çalışmalar, bölgelerimizin plaka yapısı elimizdeki mevcut deprem haritalarını doğurmuştur. Ülkemizde meydana gelen depremler elimizdeki deprem haritalarıyla uyumludur. 1900’lü yılların sonuna kadar Konya ve çevresi depremsiz kuşak olarak kabul edilmiştir. Bölgede yaşanan hafif ve orta şiddetli depremler Konya havzasının 4. Dereceli tehlikeli deprem bölgesinde olduğu sonucuna ulaştırmıştır. Bölgenin deprem geçmişine baktığımız zaman 1942 -1960 ve 1972 yıllarında 4’ün üzerinde tesire sahip depremler yaşanmıştır. Merkezin uzağında olmakla birlikte Ilgın, Akşehir, Tuzlukçu ve Doğanhisar gibi ilçelerin 1. Deprem Bölgesi’nde yer alması Yunak, Hüyük gibi ilçelerin 2. dereceli deprem tehdidi altında olması şehrimizin durumunu sorgulamamız gerektiğini gözler önüne sermektedir. Erciş merkezli 7.2 şiddetindeki depremin Van merkezde hasara sebep olduğunu düşünürsek Konya merkeze 90 ila 120 km. uzaklıktaki fayların şehrimizde hissedilebileceğini öngörmek durumundayız. Kayıtlarda 1931 yılında merkez üstü Akşehir olan 6.8 büyüklüğünde depreme rastlanmaktadır. Yine Afyon, Akşehir kırık bölgesi içinde yer alması sebebiyle civar depremler şiddetli olarak hissedilmektedir. Yine 1931 yılında ılgın merkezli 6 büyüklüğünde deprem yaşandığı bilinmektedir” dedi.

BAŞBAKAN’IN SÖZÜ UMUTLARIMIZI ARTTIRDI

Konya’nın 1990’ların sonuna kadar depremsiz kuşakta kabul edildiğini hatırlatan Limoncu, “99 Marmara depremine kadar yapı kalitesi ve denetim olgusunun ihmal edilmesi ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de maalesef deprem yükleri açısından elverişsiz binaların varlığını mümkün kılmıştır. 1999 yılında modern bir yapı standardı hüviyetine kavuşturulan Afet Bölgeleri’nde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik 2007 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından revize edilmiş ve Deprem Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik adını almıştır. Bu haliyle Amerikan ve Avrupa Yapı Standartları’ndan eksiği olmadığı kanaatindeyiz. Yine teknik uygulama sorumluluğu ve yapı denetim uygulamasının yaygınlaştırılmasıyla birlikte güvenli binalar inşa edilmeye başlanmıştır. Bu durumda yukarda zikredilen yönetmelik ve denetim öncesi durumu değerlendirmek zorundayız” diye konuştu. Limoncu şöyle devam etti: Bu durum bizi mevcut binaların yeniden değerlendirmeye tabii tutulması gerçeğine ulaştırır. Kaliteli malzemeden yoksun denetim ve mühendislik hizmeti almamış çoğu ruhsatsız binanın incelemeye alınması güçlendirme ve yıkım dahil bazı yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Bu durum Bayındırlık ve İskân Bakanlığını yapısı değiştirilmeden önce Bakan Sayın Mustafa Demir’e Konya ziyareti sırasında tarafımızdan bizzat rapor edilmiş, binalara enerji kimlik belgesine benzer depreme dayanıklı olduğuna dair performans raporu verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sayın Bakan bu durumun farkında olduklarını bununla ilgili çalışmanın mevzuat ve yetki bağlamında bakanlıkça çözüme kavuşturulacağını ifade etmiştir. Hükümetimiz ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın bu konuda ki çalışmasının merakla beklemekteyiz. Sayın Başbakan’ımızın “bedeli ne olursa olsun çürük binaların yıkılacağı” sözü beklentilerimizi arttırmıştır. Şehrimizdeki birçok binanın 2000 yılı öncesinde yapıldığını göz önüne alırsak merkezde ya da ilçelerde olası bir depremi, nüfus yoğunluğu da göz önüne alınarak nelere sebep olabileceğini düşünmek durumundayız. Merkez ilçe belediyelerimiz yeni ruhsatlı binalar hakkında gerekli ihtimamı göstermekte başta deprem yönetmeliği ve imar yönetmeliği olmak üzere mevzuat hükümlerini istisnasız uygulamaktadır. Bu uygulamaları bizi Güvenli Yapı standardına ulaştırdığı aşikardır. Fakat bu özen eski yapılar hakkında da gösterilmeli, kamuoyunda çürük bina olarak adlandırılan yetersiz dayanıma sahip binalar hakkında denetim faaliyeti arttırılmalıdır.