Demokrasinin ayağına kurşun sıkıldı
Genelkurmay açıklaması, muhatabının Hükümet olmadığı şeklinde ifade edilse de muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve basın muhtıra olarak kabul etmiştir. Peki bundan sonra ne olacak?
Demokrasinin ayağına kurşun sıkıldı
Türkiye 28 Şubat benzeri bir sürece sokulmak isteniyor. Perde önündekilerin sadece isimleri farklı. 28 Şubat sonrası kurulan hükümetlerin başarısızlığı, halktan 10 milyon oy alarak tek başına iktidar olmuş bir parti ortaya çıkarmıştır. Hatasıyla sevabıyla demokrasinin bir parçası olan hükümete ve 70 milyona yeniden ihtilal karanlığını hatırlatan Genelkurmay açıklaması, muhatabının Hükümet olmadığı şeklinde ifade edilse de muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve basın muhtıra olarak kabul etmiştir. Böyle bir durumda Meclis'in sağlıklı bir biçimde işletilmesi, siyasetin kendi mecrasında yoluna devam etmesi şansı çok düşüktür. Yapılacak ilk iş Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili kararından sonra derhal seçime gitmektir. Demokrasinin yeniden ayağa kalkabilmesinin çaresi sandıktadır.
Bu açıklamadan sonra kim ne derse desin AK Parti bu ülkenin kaderi olmuştur.
Anadolu halkı, bugüne kadar her vesileyle yaptığı gibi, tepeden inmeci dayatmaya karşı mazlum konumuna düşen AK Parti’ye destek vererek haksızlığa karşı suskun kaldıklarına inandıkları partileri saf dışı bırakacaktır. O zaman ortaya çıkacak tablodan bir kez daha rahatsız olacak çevreler, bu kez göreve tankları mı çağıracaklardır, merak konusu.
Muhalefet partileri, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘muhalefet’leriyle seçim sürecindeki muhtemel tabloyu görme basiretini gösterememişlerdir. Görünen merkez sağ partilerinin oluşturacağı potansiyel ağırlık, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bütün sermayesini tüketmiş olacak. Türkiye'yi istikrarsızlaştırıcı her aktör, önümüze çıkacak sandıkta seçmen tarafından cezalandırılacak. Bu hesabın yanlış olduğunu görerek hesaplarını yeniden gözden geçirmelidirler.
Türkiye'de demokratik süreci doğal mecrasından çıkartan her teşebbüsün tersine sonuç verdiğini, durdurulmak istenenlerin elini güçlendirdiğini bu ülke yeteri kadar tecrübe etmiştir. Genelkurmay'ın bildirisi, süreci belirlemekten ziyade etkileyecek gibi görünüyor. Bu bildiri, içeriği itibarıyla bir muhtıra değil, cumhurbaşkanlığı seçim sürecini AK Parti aleyhinde etkilemek için bir gelişme olarak görülmelidir. Türkiye sadece cumhurbaşkanlığı seçiminden geçmiyor, ondan çok daha fazla önem taşıyan bir genel seçime doğru hızla yaklaşıyor.
Halkın sağduyusu Türkiye'nin bu badireden de sağlıkla çıkmasını sağlayacaktır. Siz bu halka güvenin ve kararına saygı duyun yeter. Memleket