Defineciler, tarihi yağmalıyor
Dünyanın sayılı tapınakları arasında bulunan Kybele tapınağının, defineciler tarafından yağmalandığı ortaya çıktı.
Şenol DEMİRBAŞ
Tarihi ve turistik yerler bakımından Türkiye'nin her yeri bir hazine görünümünde; ancak bu değerler hazine avcıları tarafından tahrip edilerek yok ediliyor. Bozkır'da Toroslar'ın eteklerinde bulunan ve dünyanın ikinci büyük kaya anıtı olarak kabul edilen bölgede bunun bir örneği.
Dibektaşı antik yerleşmesinin, Toros Dağları'nın zirvesinde bulunması, modern yerleşimden uzak olması ve ulaşım yollarının kısıtlı olmasından dolayı, antik şehir, tarihi eser kaçakçılarının ve define arayıcılarının uğrak yeri haline dönüşmüş bir halde. Bölgede göçebe yörükler tarafından yaptırılan taş evlerin duvarlarında ise, tapınaktan çıkarılan Kybele tanrıçasının resimleri bulunuyor. Diğer resimli taşlar ise bölgedeki çeşmelerin duvarlarında yerini almış. Aslan başları hazine bulmak için kırılıp tahrip edilmiş. Ölçüleri 50, 98 ve 25 santim arasında değişen ölçülerdeki kabartma heykeller ve tanrıça resimleri artık yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış.
Dere Kasabası sınırlarında yer alan Dibektaşı İsauria şehri ile ilgili olarak Kasaba Belediyesi Anıtlar Yüksek Kurulu'na müracaatta bulunmasına rağmen bir sonuç alamamış. Belediye Başkanı Mustafa Şahin, bölgedeki tahribatı önlemek için her gün bölgeye giderekkontrol ettiğini söylüyor. Resimlerin bulunduğu taşları ise daha fazla tahrip olmaması için belediye bahçesine getirerek sergilemeye başlamış. Başkan Şahin, Anıtlar Yüksek Kurulu'nun bölgeyi birinci derecede SİT alanı olarak kabul ettiğini, ancak bölgedeki yağmayı engelleyemediklerini, üstüne üstlük SİT alanı kabul edilen bölgeden su getirmek için boru çalışması bile yapıldığını vurguladı.
Müze yetkilileri ise bölgenin önemli bir tarihi yerleşim yeri olarak kabul edildiğini bölgede yapılacak çalışmalarda önemli bulguların elde edileceğini söylediler.