Davutoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Bu devlet, kendi bulunduğu coğrafyayı da güvenli hale getirmeli, çevresinde de huzuru temin etmelidir, yoksa büyük güç olamaz.Çevremizdeki bölgede, geçmişte bir saat bile birlikte yaşadığımız kişilerin bulunduğu toprakl
Davutoğlu, Selçuk Üniversitesi Alaaddin Keykubat Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Küresel Güç: Türkiye'' konulu konferansta, uzun zamandan beri üniversitede ders vermediğini, böyle ortamları özlediğini söyledi.
Geçen hafta Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Toplantısı'na katılmak üzere New York'a gittiğini hatırlatan Davutoğlu, bu konseyin dünyanın en önemli meselelerinin görüşüldüğü bir organ olduğunu, Türkiye'nin de bu organın üyesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin geçen yıl 151 oy alarak BM Güvenlik Konseyi'ne seçildiğini belirten Davutoğlu, ''2003'te başvurduğumuzda, bu hedefin uzak bir hedef olduğunu düşüyorduk. 'Konsey üyeliği başvurusu için biraz daha beklesek mi?' diye düşündük ancak beklemedik, Türkiye'nin beklemeye tahammülü yok. Avusturya bu oylamada 130 oy alabildi, Türkiye 151 oy aldı. Bu kadar oy dünyanın her köşesinden destek almak anlamına gelir. Önümüzdeki Haziran ayında Türkiye, Güvenlik Konseyi dönem başkanı olacak'' dedi.
-BABAANNE DUASI: ''OĞLUNLA ORDU, KIZINLA OBA OLASIN''-
151 ülkenin Türkiye'ye verdiği desteğin altında, bu ülkelerin, Türkiye'nin dünyada adaletin, güvenliğin, özgürlüğün, küresel ısınma dahil tüm meselelerin sözcülüğünü yapacağına inanıyor olmalarının yattığını vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:
''Burada kendimize olan güvenimizi ortaya koymamız önemli etken oldu. Öz güveni olmayanlar kendinde tarihi şekillendirme kudreti bulamaz. O öz güveni sağlayan zemin ise Konya'dan, Sivas'tan, İstanbul'dan çıkıyor. Ben küçükken babaannem maniler okurdu, 'Horasan'dır bizim ilimiz, İsfahan'dan geçti yolumuz' der, bu rüyayı, bu türküyü tekrar ederdi. Bize de 'oğlunla ordu, kızınla oba olasın' diye dua ederdi. Makedonya'nın dağlarında karşılaştığımız Türkler'in konuşmaları, tıpkı benim memleketim olan Konya'nın Taşkent ilçesindeki yaylalarda yaşayanlarla aynı. 'Bizi buraya bıraktılar, bu dağları bekliyoruz' diyorlar. Mevlana bu topraklarda tesadüfen yetişmedi. BM Güvenlik Konseyi'nde 151 oy almamızın ardındaki bilinç, ya annelerimizin, ninelerimizin ettiği dualar, ya o dağları bekleme bilinci taşıyan insanlardır. Biz onlardan güç alıyoruz.''
Davutoğlu, sahip oldukları bütün bu gücün, ait olunan halkla bütünleşmediği takdirde hiç bir anlam ifade etmeyeceğini, halkla bütünleşmeden sahip olunan makam ve mevkilerin, elde edilen başarıların kalıcı olmayacağını dile getirdi.
''-BURADA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YAPMAK DA KOLAY DEĞİL''-
Türkiye'nin en önemli güçlerinden birinin de bulunduğu coğrafya olduğuna dikkat çeken Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye, çok önemli ve merkez bir noktada bulunmaktadır. Dünyanın neresinde bir olay olsa Türkiye'yi ilgilendiriyor. Türkiye coğrafyasında yaşayanlar ya ülke olarak yaşarlar, ya ülke olamazlar, ya belirlerler, ya da belirlenirler. Bu coğrafya üzerinde yaşayanların kararlarını kendi alan, bu kararlarını korkusuzca uygulayan bir anlayış içinde olmalıdır. Türkiye sıradan bir ülke olmadığı için burada Dışişleri Bakanlığı yapmak da kolay değil. Göreve başladığımdan bu yana bir hafta içinde 6 ülke dolaştım. Çok boyutlu bir politikayı ritmik bir şekilde an be an uygulamak zorundasınız, bir an bile gözünüzü kapatamazsınız. Bir an bile teyakkuz hali dışında yaşayamazsınız. Bu coğrafya mekan-duruş sahibi olmayı gerektirir. Nerede durduğunuz neyi anladığınızla alakalıdır. Bazen kaybedebiliriz ancak başka gündemlerin esiri olamayız.''
Türkiye'nin küresel güç olması yolunda önemli prensipler bulunduğunu anlatan Davutoğlu, ''Özgürlük-güvenlik dengesini iyi kurmanız gerekiyor. Yurdun her bir köşesindeki insanlar güvenli ve özgür bir şekilde yaşamalıdır, zaten o zaman devlet devlet olur. Bu devlet kendi bulunduğu coğrafyayı da güvenli hale getirmeli, çevresinde de huzuru temin etmelidir, yoksa büyük güç olamaz. Çevremizdeki bölgede, geçmişte bir saat bile birlikte yaşadığımız kişilerin bulunduğu toprakların da geleceği bizden sorulur. Burada acı varsa öncelikle dert edilmesi gereken bizleriz. Yeni bir düzeni kurmak için eskiden birlikte aynı coğrafyada yaşadığımız insanlarla yeniden bir araya gelmeliyiz'' şeklinde konuştu.
Davutoğlu, Türkiye'nin tarih ve coğrafyasından gelen güç ve kudretle, sadece bölgesel bir güç değil, küresel bir güç olarak, diğer küresel güçler gibi hareket edeceğini dile getirdi.
-''AVRUPA'DAN SAPMA MI VAR?''-
Soru-cevap bölümünde bir dinleyicinin, ''Son dönemde Ortadoğu ağırlıklı politikalar izlenmesi, AB'den sapma anlamına mı geliyor?'' şeklindeki sorusunu ise Ahmet Davutoğlu, şöyle cevaplandırdı:
''Soğuk savaş bitti. Bir ülkeyi sadece bir gruba, bir pakta üye görmek dönemi sona erdi. Artık ülkeler her yerde etkili oldukları zaman başarılı olabilirler. Hala Soğuk Savaş mantığıyla düşünenler, Ortadoğu'ya sırtını dönmüş bir ülkenin Avrupa Birliği'ne daha iyi gireceğini düşünüyor. Bu, çok büyük bir yanılgıdır. Yayı ne kadar kendinize doğru çekerseniz oku daha ileri atarsınız, Ortadoğu'ya, Orta Asya'ya na kadar çok giderseniz Avrupa'da da eliniz o kadar güçlenir. Bizim Ortadoğu'ya, Kafkasya'ya, Orta Asya'ya önem vermemiz, Türkiye'nin AB'ye verdiği önemi azaltmaz. Biz, Atatürk'ün söylediği gibi hattı diplomasi yoktur sathı diplomasi vardır, bu satıh bütün dünyadır anlayışı içinde hareket ediyoruz.''
Norveç'in bulunduğu coğrafi konum itibariyle, sorunları daha az olan, dış politikası daha rahat bir ülke olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, ''Sakın yanlış anlaşılmasın, Norveç Dışişleri Bakanı da dostumdur. Ancak şöyle bir durum var. Norveç'te müreffeh bir şekilde yaşayan, tarihin akışını sadece seyreden bir Norveçli olmaktansa, Türkiye'de her türlü sorunla da uğraşıp yeni bir dünya kurmaya çalışan biri olmayı, küçük bir dişli olmaktansa makineyi yeniden kurmak için çalışmayı tercih ederim'' diye konuştu.
-AÇILIŞLARA KATILDI-
İki günlük ziyaret için geldiği Konya'da Makedonya Fahri Konsolosluğu'nun açılışına katılan Bakan Davutoğlu'nu konsolosluk binası girişinde, Makedonya'nın Ankara Büyükelçisi Melpomeni Korneti ile Makedonya Konya Fahri Konsolosu Ahmet Ziya Gündüz karşıladı.
Birçok nedenden dolayı Konya'da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirten Davutoğlu, bu törene katılmanın kendisine daha çok mutluluk verdiğini belirterek, ''Birincisi, Türkiye'nin en yakın ilişkide olduğu en dost ülkelerden biri Makedonya. 3 gün önce İsveç'te akşam yemeğinde Makedonya Dışişleri Bakanı dostum ile birlikte olduk. Orada da Türkiye ile Makedonya arasındaki yakın ilişkiden bahsettik'' dedi.
Davutoğlu, Makedonya'nın Türkiye için stratejik bir ülke olduğunu ifade ederek, Makedonya'nın Balkanların önemli bir ülkesi olduğunu vurguladı.
Makedonya'nın Balkanlarda istikrarlı bir ülke olarak mevcudiyetini devam ettirmesinin Türkiye'nin Balkanlarda en önemli önceliklerinden biri olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
''Dolayısıyla Makedonya Büyükelçiliği'nin Türkiye'de aktif bir şekilde faaliyet göstermesi beni çok memnun etti. Bu sebeple sayın Büyükelçi'ye teşekkür ediyorum. Kendisiyle bir araya geldiğimizde tarih üzerine sohbetler yaparız. Aktif bir Büyükelçilik olduğunu biliyordum ancak Konya'da böyle bir aktiflik gösterdiklerinden yakın zamana kadar haberdar değildim, çok memnun oldum. Fahri konsolosluk için Konya'yı seçmiş olmaları bana şahsen yapılan bir ikram gibi oldu. Böyle dostluk köprülerinin kurulmuş olması bizim için büyük bir kıvanç meselesi. Ben kendilerine bir Dışişleri Bakanı olarak değil, bir Konyalı olarak da teşekkür ediyorum.''
Korneti de Makedonya'nın Türkiye'nin dostu olduğunu ve fahri konsolosluk sayesinde bu dostluğu daha da genişletmek istediklerini belirtti.
Kayseri, Antalya, Konya gibi birçok ilde fahri konsoloslukların bulunduğunu ifade eden Korneti, Konya'nın kendileri açısından medeniyet beşiği olması nedeniyle daha da önemli olduğunu ifade ederek, ''Makedonya'nın diğer şehirleri ile Konya'nın kardeş şehirler olmasını temenni ediyorum. Bu konsolosluklarla ilişkilerimizi en iyi hale getireceğimize inanıyorum'' dedi.
Konuşmaların ardından, Davutoğlu ve Korneti ile yaka kartında konsolosluk görevlisi yazan Mert Gündüz adlı küçük bir çocuk açılış kurdelesini kesti.
-MEVLANA MÜZESİNİ ZİYARET-
Bakan Davutoğlu daha sonra beraberindeki heyetle birlikte Mevlana Müzesi'ni ziyaret etti. Davutoğlu, yetkililerinden müze hakkında bilgi aldı. Müze bahçesindeki turistlerle sohbet eden Davutoğlu'na ziyarette eşi Sare Davutoğlu ve kızı Hacer de eşlik etti.
Müze ziyaretini tamamladıktan sonra Japon Kültürü Merkezi Derneği'nin açılışına katılan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada da Konya'yı ziyaretinde iki önemli diplomatik faaliyette bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.
Davutoğlu, Japonya ve Türkiye'nin dost iki ülke olduğunu belirterek, bu açılışlarla bu dostluğun diplomatlar, Dışişleri ve Başbakanların yanı sıra halklar arasında da yaşandığını kaydetti.
Açılışa, Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Nobuaki Tanaka da katıldı.
Bakan Davutoğlu, daha sonra Konya Hacıfettah Mezarlığına giderek annesinin kabrini ziyaret etti.