Danıştay'ın kararı kanunsuz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Danıştay'ın ALES sınavıyla ilgili aldığı kararı 'keyfi' bulduğunu söyledi.
Evrensel hukuk normlarının çiğnendiğini belirten Erdoğan, 'Yargının siyasallaşması işte budur" şeklinde konuştu...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TÜSİAD'ın dün İstanbul'da gerçek leştirilen 41. Genel Kurul Toplantısı'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, Danıştay'ın 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzunda yer alan kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin yürütmesini durdurma kararını değerlendirdi.
Vicdanları yaraladı
Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Danıştay, ALES sınavıyla ilgili biliyorsunuz bir karar aldı. ALES Sınav Kılavuzunda öğrencilerin kılık kıyafetine ilişkin yasaklama, kısıtlama olmadığı için yürütmeyi durdurdu. Karar son derece keyfi bir karar. Vicdanları yaralayan, evrensel hukuk normlarını çiğneyen, yargıya güveni bir kez daha sorgulatacak nitelikte bir karar. Alınan bu karar, aynı zamanda kanunsuzdur. Yargının siyasallaşması işte budur. Yeni anayasayı sadece anayasa uzmanları hazırlamayacak, STK'lar da görüş bildirecek."
Göstericiler Marksist Leninist
YÖK Başkanı'nın öğrencilerle yaptığı toplantıyı da değerlendiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "YÖK Başkanı dün gençlerle toplantı yaptı. Ama dışarıda 40-50 kişilik grup gösteri yaptı. Şöyle bir yorum ortaya çıkıyor. YÖK Başkanı üniversitelerden seçilen başkanlarla görüşüyor. Dışarıda yapılan göseriler ise Marksist, Leninist ideolojik bazı gruplar. Takdirini size bırakıyorum."
Yargı tarihi bir vebalin altındadır
TÜSİAD'daki konuşmasında yargı reformuyla ilgili çalışmalara da değinen Başbakan Erdoğan, bu noktada attıkları adımlar olduğunu ancak ''Bunlara da kılıf giydirmeye çalışanlar olduğunu'' söyledi. Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
''Bu ülkede zaman aşımından istifade ile işi yırtan, kurtaran bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Zaman aşımı anlayışı yargının iflasıdır. Ne demek zaman aşımı? Alırsın öncelikler sırasına, zaman aşımı mı yaklaşıyor önce onu bitirirsin, karara bağlarsın, ondan sonra da hem mağdur olanı bu noktada rahatlatırsın hem de kendin; 'ben bu işi başardım' dersin. 'Zaman aşımına girmiştir' deyip kararı vermek suretiyle kendini kurtaramazsın. Yargı burada tarihi bir vebalın altındadır. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum ve zaman aşımı anlayışını da ben doğrusu kabullenemiyorum, böyle bir şey olamaz. Şu anda 1 milyon 600 bin dosya Yargıtayda bekliyor. Böyle bir şey olur mu?
Niye bitirmediniz arkadaş? Defaatle biz bazı adımlar attık, önümüz kesildi. Orada da bize geldiler, kamera şakaları yaptılar, dediler ki 'mülakat kamerayla yapılır'. Bize gelinceye kadar kamerayla mı yapılıyordu, nereden çıktı bunlar? Kamerayla yapılacak. Şu anda bazı adımlar atıyoruz. Bu işi kısa sürede süratlendirmeye çalışıyoruz. Biz, bize yapılanların hiç kimseye yapılmamasını savunduğumuz için milletimizin çoğunluğu tarafından iktidara getirildik.''
'Biz mi serbest bıraktık?'
TBMM’ de yapılmakta olan ve yapılacak olan yeni düzenlemelerle Yargıtay ve Danıştay’da da bazı adımları atmakta kararlı olduklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Tutukluluk süresinin dolması nedeniyle yapılan son tahliyeler hukuk sisteminin bir kez daha sorgulanmasını gündeme getirdi ” dedi.
Başbakan Erdoğan, “Serbest bırakılanları biz mi serbest bıraktık? Yargıtay’ın iş günü çok. Hakim ve savcı alımlarıda traji komik bahanelerle engellendi. Biz önemli bir adımı atıyoruz. Terör örgütü mensupları iş yoğunluğu gerekçesiyle serbest bırakılırken, kimi dosyalar jet hızla karara bağlanıyor. Benimle ilgili 2002’de Diyarbakır’dan dosya 24 saat te Ankara’ya geldi. Yargıtay 24 saatte karar verdi, seçime girme mi engelledi. Özelleştirmelerin karara bağlanması yıllarca sürerken, tam gün yasasıyla ilgili bir gün içinde iptal kararı veriliyor” şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TÜSİAD'ın dün İstanbul'da gerçek leştirilen 41. Genel Kurul Toplantısı'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, Danıştay'ın 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzunda yer alan kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin yürütmesini durdurma kararını değerlendirdi.
Vicdanları yaraladı
Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Danıştay, ALES sınavıyla ilgili biliyorsunuz bir karar aldı. ALES Sınav Kılavuzunda öğrencilerin kılık kıyafetine ilişkin yasaklama, kısıtlama olmadığı için yürütmeyi durdurdu. Karar son derece keyfi bir karar. Vicdanları yaralayan, evrensel hukuk normlarını çiğneyen, yargıya güveni bir kez daha sorgulatacak nitelikte bir karar. Alınan bu karar, aynı zamanda kanunsuzdur. Yargının siyasallaşması işte budur. Yeni anayasayı sadece anayasa uzmanları hazırlamayacak, STK'lar da görüş bildirecek."
Göstericiler Marksist Leninist
YÖK Başkanı'nın öğrencilerle yaptığı toplantıyı da değerlendiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "YÖK Başkanı dün gençlerle toplantı yaptı. Ama dışarıda 40-50 kişilik grup gösteri yaptı. Şöyle bir yorum ortaya çıkıyor. YÖK Başkanı üniversitelerden seçilen başkanlarla görüşüyor. Dışarıda yapılan göseriler ise Marksist, Leninist ideolojik bazı gruplar. Takdirini size bırakıyorum."
Yargı tarihi bir vebalin altındadır
TÜSİAD'daki konuşmasında yargı reformuyla ilgili çalışmalara da değinen Başbakan Erdoğan, bu noktada attıkları adımlar olduğunu ancak ''Bunlara da kılıf giydirmeye çalışanlar olduğunu'' söyledi. Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
''Bu ülkede zaman aşımından istifade ile işi yırtan, kurtaran bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Zaman aşımı anlayışı yargının iflasıdır. Ne demek zaman aşımı? Alırsın öncelikler sırasına, zaman aşımı mı yaklaşıyor önce onu bitirirsin, karara bağlarsın, ondan sonra da hem mağdur olanı bu noktada rahatlatırsın hem de kendin; 'ben bu işi başardım' dersin. 'Zaman aşımına girmiştir' deyip kararı vermek suretiyle kendini kurtaramazsın. Yargı burada tarihi bir vebalın altındadır. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum ve zaman aşımı anlayışını da ben doğrusu kabullenemiyorum, böyle bir şey olamaz. Şu anda 1 milyon 600 bin dosya Yargıtayda bekliyor. Böyle bir şey olur mu?
Niye bitirmediniz arkadaş? Defaatle biz bazı adımlar attık, önümüz kesildi. Orada da bize geldiler, kamera şakaları yaptılar, dediler ki 'mülakat kamerayla yapılır'. Bize gelinceye kadar kamerayla mı yapılıyordu, nereden çıktı bunlar? Kamerayla yapılacak. Şu anda bazı adımlar atıyoruz. Bu işi kısa sürede süratlendirmeye çalışıyoruz. Biz, bize yapılanların hiç kimseye yapılmamasını savunduğumuz için milletimizin çoğunluğu tarafından iktidara getirildik.''
'Biz mi serbest bıraktık?'
TBMM’ de yapılmakta olan ve yapılacak olan yeni düzenlemelerle Yargıtay ve Danıştay’da da bazı adımları atmakta kararlı olduklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Tutukluluk süresinin dolması nedeniyle yapılan son tahliyeler hukuk sisteminin bir kez daha sorgulanmasını gündeme getirdi ” dedi.
Başbakan Erdoğan, “Serbest bırakılanları biz mi serbest bıraktık? Yargıtay’ın iş günü çok. Hakim ve savcı alımlarıda traji komik bahanelerle engellendi. Biz önemli bir adımı atıyoruz. Terör örgütü mensupları iş yoğunluğu gerekçesiyle serbest bırakılırken, kimi dosyalar jet hızla karara bağlanıyor. Benimle ilgili 2002’de Diyarbakır’dan dosya 24 saat te Ankara’ya geldi. Yargıtay 24 saatte karar verdi, seçime girme mi engelledi. Özelleştirmelerin karara bağlanması yıllarca sürerken, tam gün yasasıyla ilgili bir gün içinde iptal kararı veriliyor” şeklinde konuştu.
