DAHA NİCE ON YILLARA…
DAHA NİCE ON YILLARA…
Bismillah…
Her işin başı…
Memleket, memleket olalı; böyle “Memleket” görmedi on yıldır…
Bugün “Memleket” on yaşında.
On yıllık bereketiyle daha nice on yıllara…
Ne mutlu “Memleket”i onuncu yılına yüz akıyla çıkaranlara ve daha nice on yıllara taşıyacak olanlara…
Bu köşede bundan böyle biz de “Memleket” bereketiyle kelimelerle cümleler kurup siz kıymetli “Memleket” okurlarımızla ufuk pratiği yapacağız; Allah(cc) hayırlı ömür ve yazma gücü verdiği sürece tabi…
Sade ve öz…
Haberdar ve manidar olsun kuracağımız cümleler…
Yapıcı olsun yıkıcı değil; akıcı olsun sıkıcı değil.
Neden “Memleket?”
Yazmak bahane; maksat, muhabbet…
Hz. İbrahim(a.s)’i yakacak olan ateşi söndürebilmek için su taşıyan karınca misali tarafımız belli olsun istedik…
Hakk’ı tutup kaldıralım; mazlumun yanında, zalimin karşısında olalım.
Akıp giden hayata dair gözlemlerimizi, düşüncelerimizi cümlelere döküp paylaşalım dedik.
Bir çiçekle bahar gelmezmiş, bir şiirle şair olunmazmış ya…
İfrat ve tefritten uzak; her şeyin ortası güzelmiş…
Orta yolu bulabilen ve sağa sola sapmadan gidebilenler; Kur’ân’ın ifadesiyle “vasat ümmet” olabilenler kurtuluşa erebilenlermiş.
Medeniyet dünyevîdir, depdebedir, gösteriştir, ihtişamdır. Biz kültürümüzü yükseltmenin sancısını çekelim ki; medeniyet de yükselsin...
