Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2)- "Bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var, bakıyoruz ki birbir

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var, bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak neticeler önümüze geliyor ki belli ki bunların hiçbirisi bir şeyi tutturamayacak." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve 39 ilçenin belediye başkan adaylarıyla TRT ortak yayınına katılarak, soruları yanıtladı.

İstanbul'un sıradan bir şehir olmadığını belirten Erdoğan, bu nedenle Binali Yıldırım'ı aday gösterdiklerini söyledi.

Binali Yıldırım'ın Büyükşehir Belediyesinin işlerinin yanı sıra 39 ilçeyi de koordine edeceğini kaydeden Erdoğan, "Birinci derecede bizim AK Partili belediye olarak Cumhur İttifakı olarak ne kadar belediye alırsak bu belediyelerimizin koordinasyonunu özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımız yapmak suretiyle farklılığını ortaya koyup hizmette de kendini gösterecek." ifadesini kullandı.

Binali Yıldırım'ın, İDO Genel Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesine yabancı olmadığını, Ulaştırma Bakanlığı ile altyapı ve üstyapıda çok ciddi manada tüm Türkiye'ye hizmetler yaptığını, Başbakanlık göreviyle geneli kapsayan icraatları olduğunu, son olarak da TBMM Başkanlığı ile uluslararası anlamda bir birikime ve tecrübeye sahip olduğunu aktaran Erdoğan, "Bir de tabii bir başka durum var. Nedir o? Dünyayı tanımak, dünyada tanınmak. Şimdi karşı tarafta yani CHP'nin çıkardığı aday, bu özelliklerinden hiçbirine sahip değil ki. İstanbul Beylikdüzü'nde belediye başkanlığı yapmış. Tamam da kardeşim İstanbul burası. Bu bir ilçe belediyesi değil, sıradan bir yer değil. İstanbul'u emanet edeceğimiz yerin bir farklılığı var. Aynı zamanda bir büyükşehir statüsü var. Deneyim, burada çok çok önemli, tecrübe çok çok önemli." diye konuştu.

- "CHP'nin çıkardığı aday, senet mafyası gibi çalışıyor"

Aynı durumun Ankara için de geçerli olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ankara'da Mehmet Özhaseki... Sıradan bir belediye başkanı değil. Beş dönem Kayseri'nin belediye başkanlığını yapmış, 25 sene. Ardından milletvekili ve Çevre Şehircilik Bakanlığı ki Çevre Şehircilik Bakanlığı belediyeciliğin bir üst limitidir. Çünkü belediyelerin yaptığı veya yapması gereken şeyleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapıyor. Bir belediye zaten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ruhunda olanı onların da yapması gerekiyor. Daha sonra yeni yönetim sistemi olunca, bu defa Mehmet Bey'i Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak yanıma aldım. Şimdi tabii Ankara için de ne olur dediğimizde, Ankara'ya dedik ki ancak böyle bir belediye başkanı yakışır dedik. Mehmet Bey'i de orayı gösterdik. Karşısına CHP'nin çıkardığı aday, o da senet mafyası gibi çalışıyor. O da ortada. İzmir'e yine aynı şekilde, oraya da yine hem büyükşehir belediye başkanlığında deneyimi, tecrübesi olan iki dönem Denizli'de daha sonra milletvekili ve Ekonomi Bakanlığı yapmış bir arkadaşımızı, o da orada gerçekten çok farklı bir şu anda fonksiyon icra ediyor. Şimdi böyle bir özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, bunu bu şekilde çerçeveledik ve bu şekilde bu adımlarımızı atalım istedik."

- "Halkımızın bu seçime katılımını teşvik ediyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlere katılım konusundaki soru üzerine, "Bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalar var, bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak neticeler önümüze geliyor ki belli ki bunların hiçbirisi bir şeyi tutturamayacak. Ya bunlar tamamıyla bu işi sipariş üzere yapıyorlar ya birbirleriyle denekler üzerinde ayrıca çalışmaları var. Tabii bunlar olduğu zaman sağlıklı netice ortaya çıkması da mümkün değil. Bu bakımdan şu andaki görüntü, bilmiyorum biz tabii yüzde 85, hatta 86 gibi katılımları Türkiye gördü. Bunu dünyada pek gören ülke yok. Bu konuda Türkiye örnek, böyle bir durumu var. Bu seçimde bu olur mu olmaz mı? Ben şimdi konuşmalarımda katılıma özellikle vurgu yapıyorum. Halkımızın bu seçime katılımını teşvik ediyorum. Çünkü bu katılımı sağlayacağız ki inşallah seçim neticeleri üzerinde çok daha farklı bir etki doğuralım." değerlendirmesinde bulundu.

Demokrasinin yerelde başladığına işaret eden Erdoğan, "Özellikle büyükşehirlerde, 30 büyükşehirde yapılacak olan seçim ve katılım, çok çok önemli. Halkımızın da bu seçimlere katılımı bizler için büyük önem arz ediyor. Şu anda meydanlardaki dile bakarak değerlendirirsek, meydanların dilini önemseyen bir liderim, ben katılımın yüksek olacağına inanıyorum. Çünkü meydanlar çok iyi." ifadelerini kullandı.

İlçe ve şehir mitinglerinin muhteşem geçtiğini aktaran Erdoğan, "Bunlar gösteriyor ki şu anda halk artık bu işi tam manasıyla hazmetmiş, inanmış ve kendini pazara hazırlıyor." dedi. Erdoğan, vatandaşlardan sandığa katılmayı ihmal etmemelerini, sandığa gitmeyenleri de ikna etmelerini istedi.

"Sandığa gittiğinde seçmen, özellikle AK Parti'nin hitap ettiği seçmen eli başka bir partiye oy vermez mi diye düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya ise Erdoğan, "İnşallah." karşılığını verdi.

- "Trenden inen bir daha binemez"

"(Bu seçim cezalandırma seçimi değil, Milletimi üzeni ben de üzerim) sözlerinizi açar mısınız?" şeklindeki soruyu ise Erdoğan, şöyle yanıtladı:

"Bakıyorsunuz bazıları, diyelim ki aday yapmadınız, aday yapmadığınız kişi gidiyor olmayacak bir siyasi partiden aday oluyor. Yeter ki ben aday olayım... Şimdi bunları il vermeyeceğim, gördüğümüz zaman, bunlara bir sinyal vermemiz lazım. Hep söylediğim bir ifade var, bu trenden inen bir daha bu trene binemez. Bunu da geçmişte çok yaşadık. Bakıyorsunuz bizim partimizin elemanı, ayrılıyor. Belli bir süre geçiyor, yönetemiyor orayı, kazanıyor seçimi de gidemiyor, tekrar dönmek istiyor. Tekrar dönmek istediği zaman da ister istemez teşkilatımız diyor ki bu bize ihanet etti dolayısıyla bunu ne olur almayalım. O da haklı. Niye? Çünkü bizim partimiz sıradan parti değil. Biz partimize bir dava olarak bakıyoruz. Dava olarak baktığımız için de davaya ihanet edenin tekrar orada yer alması olacak bir iş değil. Çünkü bu defa ter döken, her şeyini oraya veren, çünkü bu bir yerde de siyasi ahlak meselesi, siyasi ahlaktan ödün vermeye başladığımız zaman, bu işin kaderi üzerinde teri olanlar, işte o küskünler dediğimiz olay, bunu doğurur. Biz şimdi bunları artık doğurmayalım diyoruz, artık küskünler ordusu meydana gelmesin. Böyle şeyler olmuşsa sizler de affedici olacaksınız, bağışlayıcı olacaksınız."

Erdoğan, karşılarında sıradan bir blok olmadığını anlatarak, "Bir tarafta bu ülkenin tarihinde kara lekeleri olan bir CHP var, onun yanında Kandil'in desteklemiş olduğu malum siyasi parti var, öbür tarafta içi karmakarışık bir İYİ Parti var. Bir de yanında bir Saadet Partisi var. Dörtlü bir mekanizma. Bu dörtlü mekanizmaya karşı da bizim dikkatli olmamız lazım. Buraya sen gönlünü vermişsen bir dava adamıysan davada da küslük olmaz. Şunu da bileceğiz ki iman varsa zafer kaçınılmazdır." değerlendirmesini yaptı.

- "Meydanlar da güzel ama..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule'de gençlerle buluştuğu, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarından canlı yayımlanan programa ilişkin soru üzerine ise gençliğe olan güveninin daha da arttığını söyledi.

Ankara dışından da katılımların olduğunu belirten Erdoğan, gençlerin ülke sorunlarına ilişkin görüşlerini ortaya koyduğunu, sordukları sorularda kararlılığı ve ciddiyeti gördüğünü ifade etti.

Etkinlikte birlikte döner yediklerini de hatırlatan Erdoğan, "Oradaki muhabbetimiz daha da koyulaştı. Tabii rakamlar geldi. Hakikaten rakamlar da çok çok ciddi rakamlardı. Mesela Twitter'da 2 milyon 100 bindi. Facebook'ta 770 bindi. Instagram'da 530 bin. Toplamda 3 milyon 400 bin ama televizyonlarda RTÜK'ten aldığımız rakam 10 milyon 700 bin. Çünkü frekansı önce vermemişti arkadaşlar, daha sonra frekans istendi. Frekans verildikten sonra bir anda zirve yaptı. 10 milyon 700 bin televizyonlarda oldu. Bu tabii hakikaten bizim için gençlerin bir bereketi oldu ve şunu gösteriyor ki bundan sonraki süreçte aslında burayı ihmal etmemek lazım. Bunun üzerinden gitmekte çok daha büyük fayda var. Meydanlar da güzel ama bu tabii çok daha müessir." diye konuştu.

Erdoğan, Üsküdar'da da Nevmekan'daki gençlerle buluşma programının da çok iyi geçtiğini dile getirdi.

- "Yusuf, siyasi ahlak dersi verdi"

Pendik'te AK Parti broşürü dağıtırken kendisine tepki gösteren Mine K'ye karşı kibar tavrıyla dikkati çeken Yusuf Özoğul'a ilişkin görüntülerin izletilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu hakkındaki görüşlerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Maşallahı var... Meral Hanım'ın yandaşları bu ama öbür tarafta Yusufumuzun duruşu bu. Kaldı ki Yusuf'un da bugün bir defin olayı vardı. Yanılmıyorsam amcası rahmetli oldu Bayburt'ta onun cenazesine gitti. Arkadaşlar da onu bu akşam buraya davet ettiler, bu akşam da çıktı buraya geldi. Şimdi bir şey var, o partisinin, mensubu olduğu partinin bir defa broşürünü dağıtıyor. Bu bizim gençlik yıllarında yaptığımız şey. Ben tabii Yusuf'u bu sebepten gerçekten şahsım, partim, milletim adına kutluyorum. Demek ki lise mezunu da olarak bizim böyle gençlerimiz var ve Yusuf'un yaptığı, o provokatör kadına ve onun temsil ettiği zihniyete verilen bir ahlak dersidir. Tam bir ahlak dersi verdi. Bundan tabii Bayan Meral'in de ders alması lazım. Senin yandaşların bunlar ama öbür tarafta işte Yusuf, o da bu. Alırsın almazsın, olayı makarnaya niye getiriyorsun? Makarna işi AK Parti'nin işi değil ki makarna işi CHP'nin işi. Milleti onlar 'göbek kaşıyan', 'makarnacılar' diye yaftalayanlar onlar. Bizim parti olarak belediyelerimiz olarak biz her yerde fakir fukaraya, garip gurebaya her türlü yiyecek, içecek, giyecek bugüne kadar dağıtmışızdır bundan sonra da dağıtırız. Bu bizim sosyal belediyecilik anlayışımızın gereğidir."

Bu anlayışın manifestolarında da yer aldığını kaydeden Erdoğan, "Onlar bu işlerden anlamazlar. Bunu kalkar Meral Hanım okşar, 'Sen iyi cevap verdin'. Yusuf da ona bir siyasi ahlak dersi verdi. Elhamdülillah bizim demek ki Yusuflarımız var. O da Yusuf olarak hangi Yusuf'un izinden gittiğini biliyor. Onun için gözlerinden öpüyorum." şeklinde konuştu.

(Sürecek)


Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.