Çözüm sürecine tepki gösterdiler: Hesabını sorarız
Türk Ocağı Konya Şube Başkanı Vedat Erden: Akil adı verilen ve bir kısmı terör örgütü üyeliğinden, yardım ve yataklıktan tutuklanmış, büyük bir kısmı terör yandaşı olarak tescillenmiş bu kişilerin gittikleri lüks otellerde halka anlatacak hiçbir şeyleri o
Türk Ocakları Konya Şubesi, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği, Türk Eğitim-Sen Konya Şubeleri, Kamu-Sen Bağlı sendikaların Konya Şube Başkanlıkları, Hilal Eğitim Vakfı, Türk Hukuk Enstitüsü, Hukuk Fakültesi Mezunları Derneği, İdealist Hukukçular Derneği, Kamu Çalışanları Vakfı, Ülkü Ocakları Konya Temsilciliği ve Konya Şehit Aileleri derneğinden oluşan Konya Türk Dayanışma Derneği, Türk Ocakları Konya Şubesinde bir araya gelerek çözüm sürecine tepki gösterdi.
ÜNİTER YAPI BOZULMAK İSTENİYOR
Konya Türk Dayanışma Konseyi adına açıklamada bulunan Türk Ocakları Konya Şube Başkanı Vedat Erden, ”Son yıllarda ülkemiz üzerinde oynanan ve demokratikleştirme adını taktıkları oyunlar son günlerde gittikçe hızlanan bir şekilde gündemi değiştirmekte, insanlarımızın kafasını karıştırmaya milli reflekslerimizi azaltmaya çalışmaktadır. Türk’ün ülkesinde Türk adı anayasadan çıkarılmaya çalışılmakta, üniter yapımız bozulup, federatif bir yönetim sistemi insanlarımıza kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Elinde 30.000 den fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kanı olduğu için Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince müebbet hapse mahkûm edilmiş olan bebek katilinin çizdiği haritayla yol alınmaya çalışılmaktadır” dedi.
AKİL ADAMLARA SERT SÖZLER
Erden sözlerini şöyle sürdürdü: “Adına ne görüşmeleri denilirse denilsin, bu müzakerelerin gerçek ismi terör örgütü ile görüşmedir. Görüşmelerin adının “İmralı ile görüşme” yapılması ne akla ne mantığa sığan bir şey değildir. Terör örgütleri ile mücadele edilir. Terör örgütüne söylenecek tek söz “teslim olacaksın ve yargılanacaksın” sözü olmalıdır. Daha farklı bir üslubu ve görüşme içeriğini bu millete kimse anlatamaz. Hükümet, kendi anlatamayacağı bir süreci anlatması için akil insanlar adı altında bir heyet kurmuş, ülkenin gündemini bu ekiple meşgul etmeye çalışmaktadır. Akil adı verilen ve bir kısmı terör örgütü üyeliğinden, yardım ve yataklıktan tutuklanmış, büyük bir kısmı terör yandaşı olarak tescillenmiş bu kişilerin gittikleri lüks otellerde halka anlatacak hiçbir şeyleri olamaz.
TÜRK ADI ÇIKARILAMAZ
Türk milletinin anayasasından “Türk” adının çıkarılması mümkün değildir. Çünkü “Türk” kavramı bir ırk adı olarak değil bir kültür adı olarak kullanılmıştır. Bu ülkede ülkeyi yıkmak isteyen terör örgütün de ana dili Türkçedir. Kendi aralarında ortak anlaşma dili olarak Türk Dilini kullananların talimatıyla Türk kavramını anayasadan çıkarmaya kalkışmak abesle iştigaldir. Ne anayasamızda ne de Türk insanının yüreğinde Türklük ırk anlamına kullanılmaz, bu bir kültürdür bu bir anlayıştır. Bu bir mensubiyettir. Bu topraklara kimlik kazandıran bir isimdir. Etnisiteyi değil binlerce yıllık bir tarihi, milyonlarca şehidi, islamın sancaktarlığını yapmış bir ruhu temsil eder. İşte bu sebeple Türk adını ne tarihten, ne ruhumuzdan, ne de anayasamızdan çıkarmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.Özetle söylemek gerekirse; bizim kişilerle işimiz yok, kimseye şahsi kin ve garezimiz yok. Biz sadece son zamanda yapılan Türklüğü hafızalardan çıkarma eylemine karşıyız. Türkiye Cumhuriyetinde yaşayanlar Türktür ve öyle kalacaktır. Milli benliğimizi unutturmaya, asimile etmeye kimsenin hakkı da yoktur imkânı da yoktur. 98 Yıl önce bitti dedikleri Türkler, Çanakkale'de gereken cevabı vermiştir. Gerekirse Türk milleti olarak yeniden kurdukları oyunların, ittifakların ve fesat tohumlarının hesabını sorarız.
1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.
2- Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz
3- Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz
Şunu göğsümüzü gererek söylüyoruz bu ülke “tarihte Türk’tü, halde Türk’tür. Ve ebediyen Türk olarak kalacaktır”