Çocuk oyunlarımız yaşatılıyor
Meram Atatürk İlkokulu 3-E ve 3-G sınıfı öğretmenleri Şengül Özkan ve Özer Özkan, sınıflarında Geleneksel çocuk oyunlarını hatırlatmak ve yaşatmak amacıyla bir etkinliğe imza attılar.
Geçmişte yaygın olan birçok geleneksel çocuk oyununu öğrencilerine tanıtan Şengül Özkan ve Özer Özkan, son olarak “Çivili Tahta” veya “ Tik Tak “ olarak bilinen oyununu da öğrencilerine tanıttı. Yaygın olduğu dönemde bugünün Playstation’ı diyebileceğimiz bu futbol oyunu için ihtiyaç olan çivili tahtalar öğrenci velileri ve öğrenciler tarafından hazırlandı. Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği bu oyun ile ilgili Sınıf Öğretmenleri’nin sınıflarında düzenlediği turnuva da oldukça ilginç anlara sahne oldu.
“GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ OLDULAR”
Açılış maçını Meram Atatürk İlkokulu Müdürü İbrahim Baştuğ’un, bir öğrenciyle yaptığı “Tik Tak” oyununu büyük bir çekişmeye sahne oldu ve izleyenlerden büyük alkış aldı. Bütün öğrencilerin turnuva boyunca çok eğlendiği turnuva ile ilgili olarak görüşlerini bildiren Okul Müdürü İbrahim Baştuğ; Bu tür kültürel etkinliklerin yapılmasının çok önemli olduğunu, haftalık ders müfredatında yer alan oyun ve fiziki etkinlikler dersinde bu tür oyun ve yarışmaların bolca yapılmasının çocukların gelişiminde önemli rol oynayacağını ifade etti. Baştuğ ayrıca “Sınıf öğretmenlerimiz bildiğimiz veya unuttuğumuz kültürümüze ait birçok geleneksel çocuk oyununu sınıflarında öğreterek ve oynatarak, geçmiş ile günümüz arasında oyunlar sayesinde köprü olmaya çalıştılar” dedi.
SANAL OYUNLARA DİKKAT!
Teknolojik gelişmelerin hayatımıza kazandırdığı ve çağın gereklerinden olan bilgisayar, televizyon, cep telefonu gibi araçların çocukların dünyasında da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Meram Atatürk İlkokulu 3/G Sınıf Öğretmeni Şengül Özkan; “Günümüz çocukları daha çok sanal oyunlar oynamakta. Bu durum çocuklarda bağımlılık yaratarak ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. İnternet ve oyun bağımlılığı çocuklarda; göz bozukluğu, zihinsel yorgunluk, obezite gibi rahatsızlıklara neden olduğu gibi okul başarısında düşme, aileden ve toplumdan kopma, saldırgan ve uyumsuz davranışlar sergileme gibi sosyal ve ruhsal sorunları da beraberinde getiriyor” dedi.
“SOKAKTA UYNAMAYA ZAMAN KALMIYOR”
Günümüzde modernleşme, kentleşme gibi olgulardan çocukların da nasibini aldığını söyleyen Özkan, “Okul-dershane- test kitapları arasında sıkışan çocuklara sokakta oynanamaya zaman kalmamıştır. Aynı zamanda oyun mekânlarının azalması, sokakta çocukları tehdit eden tehlikeler nedeniyle de aileler çocuklarını sokağa çıkaramaz olmuşlardır. Bugün ülkemiz ve dünya geneline bakıldığında oyunlar açık alanlardan kapalı alanlara doğru bir kaymaktadır” dedi.
“ÇOCUKLAR OYUNLA SOSYALLEŞİR”
Meram Atatürk İlkokulu 3-E Sınıfı Öğretmeni Özer Özkan ise; Geçmişi çok eskilere kadar gidebilen “Geleneksel Çocuk Oyunları” konusunda Türk kültürünün zengin bir hazineye sahip olduğunu belirterek günümüzde çocuk oyunlarının kültürel değerlerimizin yaşatılması açısından yararlı olduğunu söyledi. Konunun önemini kavratmak, geleneği yaşatmak ve yaymak gerektiğini ifade eden Özer Özkan; “Çocuk için yemek, içmek, nefes almak kadar elzem olan bu oyunlar, çocuğu eğlendirir, sosyalleşmesine imkân sağlar ve onları geleceğe hazırlar. Aynı zamanda çocuğun ruhsal, bedensel, zihinsel, kültürel gelişimlerine de yardımcı olur ve çocuğa öz güven kazandırır. Çocuk oyunda; işbirliği, sorumluluk alma, başkasının hakkına saygılı olma, yardımlaşma gibi kavramlarla birlikte yenmenin güzelliğini, yenilginin üzüntüsünü yaşayarak öğrenir” dedi.
“ÇOCUK OYUNLARI MÜFREDATTA YER ALMALI”
Alman eğitimci F. W. Froebel’in “Çocuk oyunları, hayatın çekirdeği gibidir, bütün insanlar orada gelişir, orada meydana çıkar” sözünü hatırlatan Özkan şöyle devam etti: “Günümüzde bazı bilim dallarının konusu olan “Geleneksel Çocuk Oyunları” ile ilgili yapılan araştırma ve projelerin devlet, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenerek uygulamaya konulması gerekmektedir. Günümüz şartlarına uygun hale getirilen oyunların okul öncesinden başlanarak ilköğretim müfredatına alınmasının çocuklarımızın sağlığı ve kültürel değerlerimizin yaşatılması açısından yararlı olacağına inanıyorum.”
