CMUK'ta geliri olan da faydalandı

CMUK'ta geliri olan da faydalandı

CMUK için 2005 yılında ayrılan ödeneğin 31 Aralık 2005 tarihinden önce bittiği bildirildi. Konya Baro Başkanı Şenalp’e göre hiçbir geliri olmayanların savunmasını yapacak avukatlar için ayrılan ödeneğin süresinden önce bitmesi, ‘yasanın suisti







Çetin TOFAN


Konya Barosu Başkanı Av. Hasip Şenalp, sadece yeşil kart sahiplerinin kullanabilmesi için millete ait olan Ceza Muhakemesi Kanunu (CMUK) parasından, ihtiyaç sahibi olmayan insanların yararlandığını söyledi.


CMUK yasasının suistimale açık olduğunu ifade eden Şenalp, “Avukat tayin edilecek kimsenin kanun koyucunun maksadına uygun olarak mutlaka ihtiyaç sahibi ve geliri olmayan kişi olması gerekiyor. Şu anda tatbikat olarak iyi niyetle CMUK’a konulan bu uygulama suistimal edilmektedir. Biz Konya Barosu olarak bu konuya hassasiyet gösteriyoruz. Ama Türkiye geneli için aynı şeyi söyleyemeyiz” dedi.


Adalet ve Maliye Bakanlığı’nın CMUK’ta kullanılması için ayırdığı ödeneğin 30 Aralık 2005 tarihi gelmeden çok önce bittiğini dile getiren Şenalp, “Bu paranın süresi dolmadan bitmesinin iki sebebi var. Birincisi suç oranının artması, ikincisi ve en önemlisi, paranın ihtiyaç sahibi olmayan insanlar tarafından kullanılmasıdır” diye konuştu. Şenalp ayrıca, sanığın devlet tarafından kendisi için görevlendirdiği avukatı haklı gerekçesi olmadıkça kabul etmeme lüksünün de bulunmadığını söyledi.


Çözüm olarak çağdaş ülkelerdeki uygulamaları gösteren Şenalp, sağlıkta olduğu gibi, yerelde hukuk sigorta sistemine geçilmesi önerisinde bulunarak şu görüşlere yer verdi:  Vatandaş hukuk sigortası bulunduğundan doğrudan baroya müracaat ederek hukuki yardım sağlanması noktasında avukat isteyebilir. Bu da avukat ile vatandaş arasındaki ücret ilişkisini kaldıracağından, hizmet kalitesini yükseltecektir.


Koruyucu hukuk danışmanlığı önemsenmeli


Konya Barosu’nun sorunları hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Şenalp: “Konya ekonomik anlamda Türkiye’de gelişmekte olan illerin başında gelmektedir. Atölyelerden fabrikaya geçiş noktasında profesyonel anlamda bir vizyon. Ancak, koruyucu hekimlikte olduğu gibi koruyucu hukuk danışmanlığını önemsememekte. Ne zaman hukuki anlamda başı sıkışsa, bir hukukçu veya avukatla çalışma ihtiyacı hissediyor. Bu da ona pahalıya mal oluyor. Bu anlamda anonim şirketlerin ve kooperatiflerin sözleşmeli avukat bulundurmaları cezai sorumluluğu olan yasal bir mecburiyet olmasına rağmen, bunu uygulamamaktadırlar. Ben bu anlayışın zamanla yerleşeceği konusunda iyimserim” dedi.