'CİPİ bizden olmayanlar ortaya çıkacak’

'CİPİ bizden olmayanlar ortaya çıkacak’

Konya Dostluk Derneği tarafından organize edilen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” konulu konferansa davet edilen siyasetçiler ve uzmanlar yeni sistemi anlattı

Konya Dostluk Derneği’nin düzenlediği “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” konulu konferansa Başbakanlık Müşaviri Doç Dr. Kudret Bülbül, Doç. Dr. Mehmet Şahin ve AK Parti Konya Eski Milletvekili Av. Hüsnü Tuna katılarak Yeni anayasa sistemini anlattılar.

Başbakanlık Müşaviri Doç. Dr. Kudret Bülbül, Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği tarafından organize edilen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Başbakanlık Müşaviri Doç. Dr. Bülbül yaptığı konuşmada, Türkiye’de 5 çeşit vesayet sistemi olduğunu ifade ederek, “Bunlar iç istikrarsızlık, ikincisi ve gerginlik üreten siyasal sistem, üçüncüsü, darbelerin meşruiyet olduğu sistem, oligarşi bürokrasi ve beşincisi dış vesayet unsurlarıdır. Aydınlar gerçekten Türkiye için çok önemlidir. Her zaman bu ülkeye rehberlik edecekken bu ülkenin aydınları olmamışlardır. Cemil Meriç de aynı şeyi söyler, Kemal Tahir de aynı şeyi söyler, Atilla İlhan da ama en ağır eleştiriyi, Atilla İlhan yapar, der ki, ‘Türk aydını batının manevi ajanıdır’. Bu sıralar net olarak görüyorsunuz bunu” dedi. Siyasetin, sivil idarenin zayıf olduğu oldukları dönemlerde çok etkin aktör olduklarını ifade eden Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rahmetli Özal’ı hatırlayın, güçlü bir iktidar vardı. Özal’ın ölümünden sonra siyaset zayıfladı, siyaset kurumu zayıfladı. Koalisyonlar geldi. Ne oldu, yine askeri vesayetler. Pek çok 28 Şubat, 27 Nisan muhtırası gibi, pek çok şeylerle karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla siyaset kurumu siyasal iktidar, yürütme güçlü olursa, vesayet odakları, sesi daha az çıkıyor ya da çıkamıyor. Siyaset zayıf olursa, yürütme zayıf olursa vesayet odakları çok etkin hale geliyor. Bu anayasa ne getiriyor. ‘Güçlü bir yürütme getiriyor’, dolayısıyla güçlü yürütme bu temel 5 virüsü zayıflatacak çok önemli şeydir. 1923’den bugüne kadar 94 yılda 65 hükümet ortaya çıkmış, yani her bir hükümet 1.4 yıl kalmış, bunu Menderes, Özal AK Partili yılları çıkarırsan 0.8 aya düşüyor. Hadi bir yıl diyelim, Hepimiz bir yerde yöneticiyiz. Yönetici olduk. Ya da yönetime adayız, bir yılda kona bir ülkede hangi sorunu anlarsınız, hangi çözümü üretirsiniz. Bunun sonucu olarak da kısa, orta ve uzun vadede, hangi çözümleri üretebilirsiniz. Gerçekten bizim siyasal sistemimiz, bu anlamda sorun üreten bir sistemdir” diye konuştu.

 

“100 YIL ÖNCE MASADA DEĞİL TABAKTAYDIK”

Türkiye’nin yakın coğrafyası çökertildiğine dikkat çeken Doç Dr. Mehmet Şahin ise konuşmasında Suriye vurgusu yaptı. Terörist girişimlerin bunları yönlendirdiğine dikkat çeken Şahin, "Özellikle 15 Temmuz’da tipi bizden ama CİPİ bizden olmayan bir takım hainler, girişmiş oldukları kanlı darbe girişimi yapıldı. Dikkat ederseniz öncelikli olarak etrafını boşalttılar sonrada içerden çökertmeye başladılar. Hükümet Sistemi değişikliği noktasında özellikle iki partinin bu milletin geleceği ve Devletin geleceği konusunda birlikte karar almasının bir sonucuydu. Burada katkısı olan hem siyasiler, hem de 15 Temmuz da hiç bir siyasi etnik kökenine bakmadan fiili olarak gücünü ortaya koymuş, tüm vatandaşlarımıza teşekkür etmemiz gerekiyor. Buna neden gerek duyuldu, burası önemli, çünkü kırılgan bir süreçten geçiyoruz, bölgemizdeki siyasi türbülans bizleri doğal olarak etkiliyor. Hem siyasi hem de ekonomik, hem de farkındaysanız, sürekli şehit haberleri ile karşılaşıyoruz. Türkiye kararlı bir şekilde mücadele ediyor. Bir 100 yıl öncesini hatırlıyoruz, 1916'yı kastediyorum, o tarihte biz masada değil tabaktaydık. Şimdi 100 yıl sonra tekrar bir siyasi düzen şekillendiriyorlar, masada mı olacağız, tabakta mı olacağız, benim gördüğüm kadarıyla değişiklik bizim masada tutulmak olmak, masada olmak için yapılan bir değişikliktir. Tekrar tabakta olmak istemiyoruz, masada olmalıyız" şeklinde konuştu.

 

 

TÜRKİYE'DEKİ DARBELERİN ARKASINDA VESAYET SİSTEMİ VARDIR

Konya Eski Milletvekili Av. Hüsnü Tuna; Anayasa Değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı Sistemini, 1960 ve 1980 Anayasalarıyla bir vesayet düzeni oluşturduğunu ve bu düzenle siyasetçilerin gerçek anlamda hiçbir zaman muktedir olamadıklarını ifade etti. Tuna, Genel anlamda İngiltere ve Amerika’nın oluşturduğu dünya sistemine angaje olmuş vesayet sisteminin Türkiye’deki modern ve postmodern darbeleri gerçekleştirdiğini söyledi. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanının söylediği söze dikkat çeken, Hüsnü Tuna, bütün partnerlerinin içerde olduğunu söyleyen Amerikalı komutanın aslında darbenin arkasında kimler olduğunu sehven ifade ettiğini belirtti.

 

DEVLETİN İDARESİ TAMAMEN SİYASETÇİLERE BIRAKILACAKTIR

Türkiye’de cari sistemin dizayn edilirken çoğunluğun muktedir olmasını engelleyecek çeşitli mekanizmalarla ürüldüğünü söyleyen, Tuna şöyle konuştu: “Türkiye'deki sistem sürücü adayı arabasına benziyor. Sürücü adayı arabasının ön yolcu koltuğunun altında gaz ve firen mekanizmaları bulunmaktadır. Oraya oturan kişi aracı istediği gibi kumanda edebilmektedir. Türkiye’deki yönetim sisteminde de yıllardır sağ tarafta oturan vesayetçiler yönetime müdahale ederek siyasetçileri etkisiz hale getirdiler. Ak Parti 15 yıllık mücadeleyle vesayetçileri saf dışı bıraktı; ancak arabanın sağ tarafındaki mekanizmalar hala olduğu yerde durmaktadır. Şimdi bu yeni anayasa değişikliğiyle aracın sağ tarafında bulunan kumanda mekanizmaları ortadan kaldırılacak ve aracın kontrolü tamamen sürücüye bırakılacaktır. Ahmet Ünver -Memleket