CHP'li Kart'tan Gönül ile ilgili yeni iddia

CHP'li Kart'tan Gönül ile ilgili yeni iddia

CHP'li Atilla Kart, "Başbakan saatler süren bu toplantı bittikten sonra sabah saatlerinde Milli Savunma Bakanı'nı toplantının son bölümüne davet etmiştir"

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 27 Nisan Bildirisi'nden sonra 28 Nisan'da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısına katılmadığı konusundaki iddiasının arkasında duran CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, "Başbakan saatler süren bu toplantı bittikten sonra sabah saatlerinde Milli Savunma Bakanı'nı toplantının son bölümüne davet etmiştir" dedi.

Milli Savunma Bakanı ile ilgili iddianın Başbakanlık tarafından yalanlanmasının ardından yazılı bir açıklama yapan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, yeni bir iddiayı gündeme getirdi. "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı yalan söylememelidir" diyen Kart, şöyle dedi:

"27 Nisan Muhtırası'ndan sonra Bakanlar Kurulu gece yarısından sonra yani 28 Nisan'ın ilk saatlerinde toplanmıştır. Gece başlayan ve sabah saatlerine kadar süren toplantıya Milli Savunma Bakanı davet edilmediği için katılmamıştır. Milli Savunma Bakanı'nın bu toplantıdan haberi vardır. Bu saatlerde Kurul toplantısı fiilen yapılmıştır. Başbakan saatler süren bu toplantı bittikten sonra sabah saatlerinde Milli Savunma Bakanı'nı toplantının son bölümüne davet etmiştir. Daha açık ifadeyle, biten birinci toplantıdan sonra, Bakanlar Kurulu'nun, Milli Savunma Bakanı'nın gıyabında hazırladığı metni Milli Savunma Bakanı'na göstermiştir."

-"VECDİ GÖNÜL BİRİNCİ TOPLANTIYA DAVET EDİLMEDİ"-

Milli Savunma Bakanı'nın, değerlendirme ve tartışmaların yapıldığı birinci toplantıya katılmadığını iddia eden Kart, "Bu toplantıya özellikle davet edilmediği anlaşılmaktadır" dedi. Kart, şöyle dedi:

"Üzüntümüz ve endişemiz odur ki; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Bakanlar Kurulu'nun fiili toplantısında hazır bulunan bakanların da bu yalan beyana iştirak etmesini maalesef sağlayacaktır. Bu tablo ve karakteristiğe göre; gerçekliği tartışmasız olan olay ve bulgular hakkında bile "o anı ve günü' kurtarmak uğruna yalan beyanda bulunmaya tenezzül eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti başbakanları, böyle bir aczin, karartmanın ve sorumsuzluğun içinde olamazlar, olmamalıdırlar. Unutulmamalıdır ki, "bilerek yalan söyleniliyor ise' orada her türlü hukuksuzluk ve etik dışı davranışa tenezzül ediliyor demektir."