CHP'den 'MHP'ye yaklaştık' itirafı

CHP'den 'MHP'ye yaklaştık' itirafı

Deniz Baykal'ın sağ kolu olarak bilinen İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'den ilginç bir özeleştiri geldi

Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal'ın sağ kolu olarak bilinen İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen partisinin mütedeyyin kesimle barışmaya başladığını ancak çok uğraş vermelerine rağmen hâlâ tek parti zihniyetinden kurtulunamadığını söyledi.

Halkın gözünde de CHP'nin böyle bir imajı olduğunu belirten Sevigen, "Bu zihniyeti ve imajı yıkmaya çalışıyoruz. Bu yüzden oylarımız artıyor." dedi. 12 Eylül'deki anayasa değişikliklerini içeren referanduma da değinen Sevigen, partisinin MHP ile aynı safta görünmesinden zararlı çıktıklarını savundu. MHP'ye yaklaştıkları her seçimde oylarının düştüğünü söyleyen Sevigen, "CHP ne zaman MHP'ye yaklaştıysa oy kaybetti. İttifak çok zarar verdi. Bu, genel seçimlerde de referandumda da aynı. Mesela referandumda MHP ile ittifak baskıları ve söylentileri olmasaydı 'hayır' oyları daha fazla çıkardı. MHP'den uzaklaşmamız lazım." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın istifası ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun partinin başına gelmesinden sonra yeni yönetim tarafından tasfiye edilen isimlerin başında geliyor. Parti Meclisi ve parti yönetimine alınmayan Sevigen, dışarıdan bakarak siyasi gelişmeleri Zaman'a değerlendirdi. Sevigen'e yöneltilen sorular arasında referandum, CHP'nin durma noktasına gelen muhafazakâr açılımı, Yargıtay üyelerinin şok ses kayıtları ve Baykal'a yakın olan diğer arkadaşlarıyla birlikte partiden tasfiye edilmesi vardı. O da çok çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o görüşme:

İhaneti gördüm: Parti yönetiminin bizi tercih etmemesi yönetimin inisiyatifidir. Parti içinde ihaneti de gördüm, ateşi de, mutluluğu da. Ben kimseye ihanet etmedim, bana da edilmez zannediyordum. Ama ihaneti gördüm. Demek ki işin bu tarafı da varmış. Küskün değilim.

Baykal'a büyük haksızlık yapıldı: Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun başarılı olması için kendisine herkesin destek vermesi gerekir. Ama kaset komplosunun gündemde olduğu süre zarfında parti örgütleri Baykal'a büyük haksızlık yaptı. İsterdim ki o sıkıntılı dönemde Baykal'a sahip çıkılsaydı da, lider ondan sonra değişseydi.

Öcalan'la işbirliği yapalım diyen yargı, güven kaybeder: Yargıtay üyeleri konu ne olursa olsun Öcalan veya PKK ile işbirliği yapamaz. Bunu konuşamazlar dahi. Ses kaydı gerçekse ülkemiz açısından bu çok vahim bir durumdur. Güveneceğimiz tek nokta yargı. Bu tip durumlar güveni sarsar. Türkiye'de hangi kurum olursa olsun bu böyledir. Herkes sadece görevini yapmalı. Ama yine de bu konuşmaların o kişilere ait olup olmadığı kanıtlanmalı. Çünkü montajlar oluyor.

Üniversitelerde başörtüsü serbest olmalı: Ben kılık kıyafet gibi konularda özgürlük alanlarının daraltılmasına karşıyım. Bence üniversitelerde başörtüsü serbest olmalı. Bunda bir tereddüdüm yok. Ancak bu rütbe gibi inatlaşma amaçlı kullanılmamalı.

Çarşaf açılımını bazı köşe yazarları engelledi

Partiye önemli bir ivme kazandıran ancak zamanla durma noktasına gelen muhafazakâr açılımlara devam edilmesi gerektiğini söyleyen CHP'li vekil, açılımdan uzaklaşılmasını da CHP'li aydın ve köşe yazarlarına bağlıyor. Sevigen'in açılım ile ilgili düşünceleri şu şekilde: "Çarşaf açılımını yarıda bırakmamak lazım. Bir kısım medya bizim çarşaf açılımımızı istemedi. Bize yakın olduğunu iddia eden bir kısım köşe yazarı ve aydın bizi bu konuda olumsuz etkiledi.

Halka 'göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı' diyen beyaz Türkler bizi halktan koparıyor. İnsanların inançlarına, ırklarına, kökenlerine saygı duymayan belli bir aydın kesim var. Bunlar CHP lehine yazı yazsa da bizim yaşam tarzımıza uymuyor. Bu kesim CHP'ye büyük zarar veriyor. Bu aydınlara diyorum ki gölge etmeyin, başka ihsan istemez."

zaman