CHP, AKP'nin restine rest çekti
Ankara'da yemin krizi AK Partili Mustafa Elitaş'ın "15 Temmuz tarihi son tarih olur." restine CHP'den "Ödenecek ne kadar bedel varsa, hazırız." resti geldi.
Ankara'da yemin krizi AK Partili Mustafa Elitaş'ın "15 Temmuz tarihi son tarih olur." açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı. AK Parti'nin 15 Mayıs restine CHP'den "Ödenecek ne kadar bedel varsa, hazırız." resti geldi.
Ak Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Anayasa’ya göre CHP’li milletvekilleri bir ay içinde 5 birleşim boyunca parlamentoya gelip yemin etmezlerse, yok sayılacaklar. 15 Temmuz tarihi son tarih olur. 1 Ekim tarihinde parlamento açılırsa ve o gün itibariyle Başkanlık Divanı bu konuyu değerlendirip karma komisyona gönderirse herhalde iş işten geçmiş olur" diyerek CHP’lileri uyardı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ak Parti’nin restine “şantaja ve tehdide boyun eğmeyiz” diyerek 16 maddelik manifestoyla karşılık verdi. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ise “Özgürlük ve demokrasi mücadelesi konusunda ödenecek ne kadar bedel varsa, hazırız. Seçim de olabilir. Bedeli neyse bu bedeli ödemeye razıyız” diyerek, AK Parti’nin restine aynı sertlikle “hodri meydan” çekti
Tek adamın egemen olduğu demokrasi istemiyoruz
CHP grubu dün 2 saatlik basına kapalı toplantı yaptı. Toplantının ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu basına açıklamalar yaptı. Toplantı başlamadan hemen önce eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın toplantı salonundan ayrıldığı görüldü. 16 maddelik metnin, Kılıçdaroğlu ile birlikte Grup Başkanvekilleri tarafından hazırlandığı ifade edildi. Toplantı öncesi milletvekillerine taslağı aktarılan ve onay alınan metinden konuşan CHP lideri, “İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur. Bütün dünyada, o bedel ödeyenler sayesinde kazanımlar elde edildi” dedi. Türkiye’de İnsan haklarının, evrensel hukukun, demokrasi ile seçme ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Her bedeli ödemeye hazırız. Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Biz CHP olarak tek adamın egemen olduğu ülkeyi değil, yurttaşın egemen olduğu ülkeyi savunuyoruz” dedi.
Neden yemin etmediklerini 16 maddede açıklayan Kılıçdaroğlu, bunları özetle şöyle sıraladı:
1 Milli irade tutuklu, CHP bu demokrasi ayıbın içine sindiremediği için yemin etmiyor.
2 Ülkemize çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren parti olarak, demokrasinin, hukuk devletinin, güçler ayrılığının ve milli iradenin ayaklar altına alınmasına karşı çıkıyoruz.
3 CHP, güçler ayrılığı ilkesine inanıyor. Yargı vesayetini de yargı üzerindeki vesayeti de kabul etmiyor.
4 CHP her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğu ve her yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip çıktığı için yemin etmiyor.
5 İyi biliyoruz ki, vatandaşın verdiği oya sahip çıkmak demokrasiye, seçme ve seçilme hakkı ile milli iradeye sahip çıkmaktır.
6 Kendi yurttaşının oyuna sahip çıkmayan, çıkamayan bir parti, ülkesinin çıkarlarına da, demokrasiye de, temel hak ve özgürlüklere de, milli iradeye de sahip çıkamaz.
7 CHP, Hükümetlerin imzaladığı uluslararası anlaşmalara, sözleşmelere saygı duyar. Bu saygının gereği olarak Anayasa’nın 90. maddesinin hayata geçirilmesinin, uygulanmasının gerekliliğine inanır.
8 CHP insan haklarını, demokrasiyi her yerde ve her koşulda savunur.
9 CHP, milli iradenin sonucu olarak tecelli eden seçme ve seçilme hakkını askıya alan, uluslararası hukuk anlayışına ters düşen uygulamalara da karşı çıkar.
10 CHP Parlamento’nun işlevini el kaldırıp indirme olarak görmemektedir. Yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak yerine getiren bir parlamento, sağlıklı çalışan bir parlamento değildir.
11 CHP haklarında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmayan ve TBMM’ye gelip yemin etmeleriyle ilgili olarak da, hiçbir hukuksal engel bulunmayan milletvekillerinin hapishanelerde tutularak parlamentoya getirilmemesini, yemin etme haklarını kullanmalarının engellenmesini demokrasi ayıbı olarak görür. Sormak istiyorum, her tür yasal prosedüre uygun olarak halkın oylarıyla seçilip gelen milletvekillerinin yemin etmeleri engellenerek, hukuksuz bir şekilde hapiste tutulmasını hangi vicdanla bağdaştıracağız. CHP, Recep Tayyip Erdoğan’ın parlamentoda olamaması olayında olduğu gibi, bu günde, demokrasi inancının gereği olarak kendisine yakışanı yapıyor ve halkın vicdanı olmayı sürdürüyor.
12 CHP, seçimlerden önce ‘uzun tutukluluk sürelerinden şikayet edenlerin’, seçimden sonra bu söylemini rafa kaldırarak, hiçbir hüküm giymemiş milletvekillerinin yemin etmemesini olağan karşılayan iki yüzlü anlayışını şiddetle reddiyoruz.
13 Altını çizerek bir kez daha belirtmek istiyorum ki, CHP tutuklu milletvekillerinin yeminden sonra da yargılanmalarına karşı çıkmamakta, dokunulmazlık veya af istememektedir.
14 Masumiyet karinesi, hak mücadelesinde insanlık tarihinin en büyük kazanımlarının başında gelmektedir. Mevcut durum bu en temel insan hakkının en ağır ihlalidir. Biz yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumu almaktayız.
15 CHP, yasama faaliyetinin bu koşullarda, yargının takdiri altında kaldığı inancındadır. CHP Yasama organının ve 550 milletvekilinin bağımsız olmayan yargının hukuk dışı takdirine ve bu takdirin kapsama alanı içinde olmasına karşı çıktığı için haklı ve hukuki tavrını sürdürmektedir.
16 CHP, Türkiye’nin itibarının sadece içerde değil, dışarıda da zedelenmemesi ve yaşanan sorunların aşılması için tüm çözüm önerilerine açıktır. Sorun sadece CHP’nin değil, Türkiye’nin sorunudur.
