Çevik: Hz. Mevlana 746 yıldır sevginin, barışın sesi

Çevik: Hz. Mevlana 746 yıldır sevginin, barışın sesi

Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik, 7-17 Aralık'ta gerçekleştirilecek Hz. Mevlana'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri öncesi bir açıklama yaptı.

Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik, 7-17 Aralık'ta gerçekleştirilecek Hz. Mevlana'nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri  öncesi bir açıklama yaptı. 

Çevik açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

 

Türk-İslam tarihimizde evliyaların, dervişlerin, ariflerin, pirlerin, erenlerin, ilim adamlarının önemi büyüktür. Hikmetli sözleri, yaşantıları ve davranışları ile gönül dünyamızda derin izler bırakan bu önemli şahsiyetlerden biri de tasavvuf âlimi Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri'dir. İslam'ın barış, hoşgörü, sevgi mesajlarıyla kalplerimizi aydınlatan, öğütleriyle yol gösterici olan, manevi kılavuzluk yapan Hz. Mevlana, zorlukların üstesinden gelmenin sembolü olmuştur. Afganistan’ın Belh şehrinden Anadolu Selçuklu Devleti'nin Başkenti Konya'ya gelmiş, Anadolu'nun şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Eserleri, sözleri, tasavvuf anlayışı ile gönüllerde yaşamaya devam eden bu büyük âlimi, “Vefâ Vakti” temasıyla Şeb-i Arûs (Düğün Gecesi) olarak adlandırdığı ilahi aşkı olan Allah’a kavuşmasının 746. Yıldönümünde bir kez daha rahmetle anıyoruz.  

‘Bir ve Beraber Olmanın Kurtuluş Reçetesi’

Hz. Mevlana’nın yaşadığımız çağda öğretilerine daha fazla ihtiyacımız vardır. Tıpkı Anadolu’nun buhranlı dönemlerinde yeniden toparlanmanın, bir ve beraber olmanın kurtuluş reçetesi olduğu gibi günümüzde de toplumsal parçalanmaya, bencilliklere, dünyevi korkulara, kavgalara, savaşlara, çatışmalara son vermeyi öğütlemiştir. İnsanları birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve dostluğa çağıran tasavvuf âliminin, “Değil mi ki, sen bensin; ben de senim. Kendi kendimizle bunca savaşmamız da ne? Aslında hepimiz aynı madeniz. Aklımız başımızda. Dünyada nice diller var, ama hepsi de anlam bakımından bir” sözleri tüm insanlık için büyük bir değer taşımaktadır.  

‘Mesnevi Muhteşem Bir Eserdir’

Hz. Peygamber (sav)'in hadislerini, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in evrensel mesajlarını aşk ve sevgi ile insanlığa ileten, hayatını, ‘Hamdım, piştim, yandım’ diyerek özetleyen, ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak telakki eden Hz. Mevlana, günümüz dünyası için bir deryadır.  Onun yolu, “Ben yaşadığım müddetçe Kur'ân'ın bendesiyim. Ben, Muhammed Mustafa'nın yolunun toprağıyım. Biri benden bundan başkasını naklederse ondan da şikayetçiyim, o sözden de şikayetçiyim” ifadesiyle Kur’an yoludur. Bu bakımdan onun muhteşem eseri olan Mesnevi’nin iyi anlaşılması gerekmektedir. İnsanı içsel bir yolculuğa çıkaran Mesnevi, “Ben”  olma sevdamızdan, egomuzun, nefsimizin prangalarından kurtulup nasıl mutluluğa ve huzura erebileceğimizi anlatan hikmet ve hakikatlerle dolu, herkese hitap eden muhteşem bir eserdir.

‘Sema, Âşıkların Gıdası, Ruhun Safasıdır’

Hz. Mevlana, fani alem olan dünyadaki tüm maddiyattan vazgeçmiş,  nefes alırken bu alemde ilahi aşkı ile yanmış, fakat mana aleminde dirilmiş, yeniden doğmuştur. Çünkü insan ilahi aşka ulaştığı zaman ebedileşir, ölmez. Mevlana da ölümü Şeb-i Arus, yani sevgili ile buluşma anı olarak nitelendirmiştir. Bu bakımdan Mevlâna sevgisinin ve mesajının yayılmasına vesile olan Konya’daki Şeb-i Arus töreni ve Sema ayini çok iyi anlaşılmalıdır. Sema ayini, insanın ruhu ve bedeni ile tam bir teslimiyette Rabbine yönelişin ifadesi olarak, O’nun gönül ve düşünce dünyasında yer bulmak açısından da güzel bir ortam oluşturmaktadır. "Sufiler vuslat özlemini gönüllerinde vecd haline getirirler de geçici dünyayı bir tarafa iterek ölümsüzlük yurduna kanat açarlar.  Sema ederken, ne neyden haberiniz olur ne deften. Semada ilahi sevgiliye kavuşmanın hayali vardır. Sema, âşıkların gıdası, ruhun safasıdır" sözleri ile Hz. Mevlana semanın önemini vurgulamıştır.   

‘Gönül dünyamızı güzelleştirelim’

Ömrü boyunca Hz. Mevlâna, toplumsal farklılıkları, kini, öfkeyi, ayrımcılığı gönül dünyasında yok etmeyi başarmış, tüm insanlığı dünya nimetlerini, nefsi arzuları bir kenara bırakıp ebedi âlemde kurtuluşa ermeye çağırmıştır. Dile getirdiği sese kulak vermeye çalışmamız barış ve sevgi tohumları ekmemiz için umut olmaktadır.

Bu duygularla, aradığımız ve ihtiyacını derinden hissettiğimiz barışın, kardeşliğin, birlikte yaşamanın büyük mütefekkir, mutasavvıf, mürşid-i kamil Hz. Mevlana’nın hikmetli mesajlarında saklı olduğuna yürekten inanıyorum.

Büyük İslam mütefekkirini 746’nci vuslat yıldönümünde rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ederken, Şeb-i Arus’un hayırlara ve güzelliklere vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.