Çetmi ve Kecimen Yaylalarında

Çetmi ve Kecimen Yaylalarında

İletişim fakültesinden iki öğrenci arkadaşla birlikte Taşkent Çetmi ve Kecimen yaylasındaydık. İki gün boyunca baharın bütün güzelliklerini, toroslarda doya doya yaşadık...

ZEKİ OĞUZ


Çarşamba ve Perşembe günler, iletişim fakültesinden iki öğrenci arkadaşla birlikte Taşkent Çetmi ve Kecimen yaylasındaydık. İki gün boyunca baharın bütün güzelliklerini, toroslarda  doya doya yaşadık. Yeşilin en koysuna dokunduk, sapsarı yaban gülleri kokladık. Çetmi dersinin gürül gürül akışını dinledik., türkü gibiydi. İlk durağımız Taşkent’in şirin, güzel bir beldesi olan Çetmi’ydi. Belediye Başkanı Osman Arı toplantısın olduğu için Taşkent’e gitmiş, o gelinceye kadar bizde beldeyi gezdik. İlk geldiğimiz yıllarda toprak olan Çetmi sokaklarının tümü taşla döşenmiş. Çetmi belediye başkanları yönünden hayli şanslı beldelerimizden biri. Önceki başkan Mehmet bey dürüst, çalışkan bir insandı, yerini bıraktığı Osman Arı’da arı gibi çalışıyor. Başkan olmadan önce de belediyede çalıştığı için tecrübeli ve buda yaptığı ilere yansıyor. Her gidişimde Çetmi’de farklı bir güzellik çıkıyor karşıma çıkan dostlarla, küçük cadılarımla özlem gideriyoruz. Bir damın üzerinde gençler teyp dinliyorlar. Yanlarına sokulup, düğün mü var?diye sordum. Ayın 22. sinde askere gideceklermiş, o  nedenle eğleniyorlarmış. Az ötede kazanlarda yemek pişiriliyordu. Bu da asker uğurlama yemeğiymiş. Yirmiden fazla askere gidecek genç varmış ve her akşam bir evde asker uğurlama yemeği dökülüyormuş. Akşam ezanından sonra yemeğe katılmamız için sıkı sıkı tembihlediler kazanın başındakiler.  Geri çevrilir mi böyle güzel bir davet. Pazar yerinin altında bir evde yufka açıldığı görmüş öğrenci arkadaşlar. Yufka açan kadınların yanına indik. Nasıl güler yüzlü, nasıl sevecen insanlar, anlatmak zor. Fotoğraflarını çektik, oturup sohbet ettik. Bizim oturduğumuzu görünce hem çay koymuş Fadime. Sonra kocaman bir siniyle saç börekleri kondu önümüze. Fadime’nin babası Kerim geldi yanımıza. Kızı neden okutmadığı sordum. Yarasına dokunmuşum meğer. Şimdi çok pişmanmış okutmadığına. Başkan Osman Arı ile birlikte katıldık asker uğurlama yemeğine.Yemekten sonra belediyede çalışan Hüseyin arkadaşımın evinin balkonunda tavşan kanı çaylar içtikten sonra Ay Boğazı  Şelalesinin yakınında  bulunan Yusuf Ayvat ‘ın evine gittik. Geçtiğimiz yıl ocak ayında da bu evde fotoğraf gurubundan sekiz öğrenci ile kalmıştık. Gece yarılarına kadar kar topu oynamıştı gençler. Sabah belediyede güzel bir kahvaltıdan sonra Kecimen köylülerin her yıl şenlik yaptıkları yaylaya doğru yola düştük. Yörük beyi dostum Kuş Ali’nin o yaylanın zirvelerinde çadırını kurduğunu duymuştum. Daha önce Gev ne yolu üzerinde bir yere yaylaya çıkıyordu. Kuş Ali. İki yıldır Kecimen yaylasına çıkıyormuş. Yaylaya varınca bir  bana sorduk Kuş Ali’nin yerini. Aha ,diye dağın zirvesini gösterdi. Unutmadan yazayım. Kecimen torosların üzerinde küçükçük bir köy ama müthiş zengin bir köy . bu zenginliği para zenginliği sanmayın sakın. Dünyanın her yerinde, özellikle de Konya ovasında su kıtlığı var diye bağırılan bir ortamda su zenginliği Kecimen. Dağların her yanından su kaynıyor. Biz de yol boyu her çeşmenin, başında durup su içtik. İki yıldır görüşmediğiz Kuş Ali ile kuşaklaştık, eşi her zamanki güler yüzlülüğü ile isli çaydanlığı ateşe koydu. Ortak dostlardan, torosların günümüz Karaoğlan’ı M. Ahmet Kıraslan’dan söz ettik. Sonra develer ve sürü geldi çadırın çevresine. Devletin keçi sürülerine iyi gözle bakmadığını anlayan Kuş Ali keçilerin önemli bir kısmını satarak koyun almış. O, keçilerin ormanları gençleştirdiğine, ormanlık alanların çoğalmasını sağladığını inanıyor ama devletin tavrı karşısında boynu kıldan ince. Kuş Ali’nin bütün zamanı çadırların çevresinde geçiyor. Sürüleri ise iki oğlu ve iki kızı otlatıyor. Mut’ta okula giden küçük okul bitince geleceklermiş yaylaya. Yine görüşmek dileğiyle ayrılıyoruz obadan. Yörenin güzel beldelerinden biri de Balcılar (Alata). Yerleşim yeri olarak da tıpkı Çetmi. İki yerleşim yeri arasındaki benzerlik ancak bu kadar olur. Alata’nın bir özelliği de çok nefis alabalık yetiştiriyor olması. Alabalık ziyafetinden sonra niyetimiz 2000  yıllık ulu ağacı görmeye gitmekti, ama yemek sırasında başlayan ve kimi zaman afet halini alabilen yağmur bizi kaydırdı. 2004’de ve bu yıl mart sonunda bu bölge büyük bir sel felaketi yaşamıştı. Çetmi Belediye Başkanı Osman Arı başka alanlarda harcayacağı önemli bir kaynağı  bu sel felaketinin açtığı yaraları kapatmakta kullanmıştır.


NASIL GİDİLİR:


Çetmi Konya’ya yaklaşık 170 km. Her gün eski garajdan otobüs kalkıyor. Kalkış saati 12.00. Ayrıca Balcılar ve Bolay’ın da otobüsleri var. Bu boğaziçi beldelerinde, her tarafta kamp yapmak mümkün. Ilıcapnar, Afşar,Balcılar, Çetmi, Sazak, Bolay, hangisine giderseniz gidin güleryüzle karşılanırsınız. Balcılar alabalık tesislerinde balık yiyebileceğiniz gibi buradan alabileceğiniz balığı kamp yerinde kendinizde pişirebilirsiniz.


Son bir not.


Çetmi Belediye Başkanı Osman Arı, Türkiye Yazarlar, Konya Şubesi üyelerini beldesine bekliyor. Onlara  çebiç ikram edecekmiş. Benden duyurması….