Cari açığın çözümü üretmek
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi 2011 Güz Etkinlikleri’nin 37. program konuğu Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk oldu.
‘Konya’da Ticaret Hayatı’ isimli konferansta konuşan Başkan Öztürk, Ahilik teşkilatının Konya’da çok iyi uygulandığını ve günümüzdeki sanayi, ticaret odalarının karşılığının Ahilik olduğunu aktardı. Geçmiş yüzyıllarda Konya’daki ticari hayatın yapısı hakkında bilgiler veren Öztürk, “Konya’da esnaf her çarşıda faaliyet gösteriyordu. Yani her çarşının belli bir esnafı vardı. Bu da kümeleşmeyi beraberinde getirdi. Biz bugün bu durumun oluşmasını istiyoruz ve oluşmaya da başladı. Bunun en güzel örnekleri de Konya’nın ünlü Muhacir Pazarı, Kadınlar Pazarı, Bedesten gibi çarşılardır” dedi. Konya’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanayi ve ticaret alanında Türkiye’de belli bir ağırlığa sahip olduğunu ifade eden Öztürk, “İlk Organize Sanayi Bölgemiz 1960’larda kuruldu fakat 1970’lerde tam anlamıyla faaliyete geçti. İkinci Organize Sanayi Bölgesi de 1970’lerde kurulmuş olup yine 80’lerin sonunda faaliyete geçti. Şehrimizde 90’lı yıllarda ihracat başladı. 6 yıl sonra açıklanan ihracatımız 50 milyon dolar olarak belirtildi. Bu rakam çok düşük bir rakamdı. Ancak son dönemlerde Konya sanayide, ticarette önemli bir ivme yakaladı. Özellikle tarım ve tarım aletleri ile ilgili ihracatımız fazladır. Bunun haricinde oto yan sanayinde çok güçlüyüz. Bir otomobilin yüzde 80’inini yapıyoruz ve hem yurt içi hem de yurt dışına ihraç ediyoruz. Güçlüyüz ancak yüksek bir ölçek yakalayamıyoruz. Biz genelde 2. sınıf pazara hitap ediyoruz. Satışlarımızı da bayilere yapabiliyoruz. Bizim asıl sorunumuz da bu. En yüksek ihracatımızı 145 milyon TL ile Irak’a yapıyoruz. Bunu Mısır, Libya gibi ülkeler izliyoruz. Bu ülkelerde yaşanan sıkıntılara rağmen ihracatımızın yüzde 25-30 arasını bu ülkelere yaptık. Eğer bu krizler olmasaydı bu oran yüzde 35’lere çıkabilirdi” şeklinde konuştu. Türkiye’nin özellikle son 10 yıldır ciddi bir başarı ve ivme kazandığını kaydeden Öztürk, Türkiye’nin yapısal anlamda sorunlar yaşadığını söyledi. Bu sorunlardan en çok etkileyenin cari acık olduğunu bildiren Öztürk, “Yapılan hesaplamalara göre bu yılın sonunda 70 milyon açık vereceğiz. Bu da kişi başı gelirde bin dolar zarar demektir. Bu durum çok tehlikeli bir durum. Bizim yaşanan son krizden etkilenmemizin tek sebebi de bu cari açığımızdır. Cari açıkta 4-5 yıl önce cari açığı kontrol altına alacak bir politika benimsenseydi bu gün bu sorunları yaşamazdık. Bu durumun tek çözümü de üretmekten geçiyor” diye kaydetti.