Büyükhelvacıgil ekonomiyi değerlendirdi
Konya Sanayi Odası (KSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, 2011 yılının Türkiye için ihtiyatlı büyüme yılı olacağını söyledi
Konya Sanayi Odası (KSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ihracat odaklı büyüme stratejisi izleyen Türkiye'nin, 2011 yılında ileri teknoloji ve yüksek katma değerli sektörlere ağırlık vermesi, pazar çeşitliliğini daha da artırarak küresel ekonomiden kaynaklanan riskleri dağıtması gerektiğini belirtti.
KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, 2011 yılı büyüme hedefinin yüzde 4.5 olarak belirlendiği orta vadeli programdan da anlaşılacağı üzere 2011 yılının Türkiye için ihtiyatlı büyüme yılı olacağını söyledi.
-TÜRKİYE'NİN BÜYÜME HIZI-
'Türkiye'nin dört çeyrektir hızlı büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Büyükhelvacıgil, şunları kaydetti:
'Yılın ilk çeyreğinde yüzde 11,8 büyüyen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrekte yüzde 10,2 büyümüştür. Türkiye ekonomisi Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrekte de yüzde 5,5 büyüyerek, Avrupa'da, yüzde 6,9 büyüyen İsveç'in ardından ikinci olmayı başarmıştır. Küresel krizin etkisiyle Avrupa Birliği başta olmak üzere dünya piyasalarında yaşanan daralmalara rağmen, Türkiye'nin yakaladığı yüksek büyüme oranları küçümsenemeyecek bir başarıdır. Türkiye 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine ulaşmak için her yıl en az yüzde 7,5 büyümelidir. Türkiye'nin bu başarıyı yakalayacağına inancımız tamdır. İhracat odaklı büyüme stratejisi izleyen Türkiye, 2011 yılında ileri teknoloji ve yüksek katma değerli sektörlere ağırlık vermeli, pazar çeşitliliğini daha da artırarak küresel ekonomiden kaynaklanan riskleri dağıtmalıdır. ''
İşsizlik oranının yüzde 11,3'e gerilediğini, ihracatta ise 2009'da görülen gerilemenin 2010 yılından itibaren yerini artış trendine bıraktığını anımsatan Büyükhelvacıgil, 2010 yılında görülen diğer önemli bir iyileşmenin ise tüketici güven endeksinde yaşandığını, tüm bunların ülke ekonomisi açısından önemli gelişmeler olduğunu bildirdi.
- RAKAMSAL DEĞERLER 2011 YILI İÇİN UMUT VERİYOR -
2010 yılındaki rakamsal değerlerin bu yıl için umut verdiğini anlatan Büyükhelvacıgil, şöyle devam etti:
''Sanayi üretimindeki artış 2010 yılı Ekim dönemde yüzde 9,8'e ulaşmış olup, üretim madencilik sektöründe yüzde 11,4 azalırken, imalat sanayinde yüzde 11,3, elektrik, gaz ve su sektöründe yüzde 7,6 artmış gözükmektedir. Tüm bu rakamsal değerler 2011 yılı için bizlere umut vermektedir. Ancak, dünya ticaret hacminde yaşanan daralma, küresel belirsizlikler ve 2011 yılının seçim yılı olması ülkemizin önümüzdeki dönemde dikkat etmesi gereken önemli unsurlardır. Türkiye, hükümet tarafından hazırlanan ve 2011-2013 dönemini kapsayan orta vadeli programda belirtildiği üzere büyüme, istikrar ve istihdam odaklı maliye politikasından sapmamalıdır. Türkiye'nin 4 çeyrektir devam eden büyüme hızının sürdürülebilir kılınabilmesi için güven ve istikrar ortamının devam etmesi oldukça önemlidir. Bu ortamın sürdürülebilir yapıya kavuşturulabilmesi için bu ülkede yaşayan herkese önemli sorumluluklar düşmektedir. Özellikle siyasilerimize somut olarak düşen sorumluluklardan bir tanesi, hali hazırda TBMM'de çıkmayı bekleyen ve ticari hayat için önemli olan Türk Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu'nun bir an önce çıkarılmasıdır.''
- TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ FIRSATLAR -
Büyülhelvacıgil, ülkemizin önemli bir kalkınma ve demokrasi hamlesinin eşiğinde olduğunu vurgulayarak, ''Adeta yeniden şekillenen yeni dünyada, Türkiye aktif bir rol üstlenmişken, içerideki bazı siyasi gelişmeler ve tartışmalarla önümüzdeki yeni fırsatları kaçırmamalıyız. Dünyanın kriz sonrası için yeniden yapılanmaya çalıştığı bir ortamda Türkiye, ekonomiye odaklanmalıdır. Çünkü, Türkiye rotasız ve hedefsiz bir gemi değildir. Türkiye'nin hedefi 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmektir. Bu hedefe ulaşmanın yolu da daha fazla üretim, daha fazla kalite ve daha fazla ihracattan geçmektedir. Sanayicilerimize verilen üretim teşvikleri artırılmalıdır'' diye konuştu.
-KONYA EKONOMİSİ-
Konya ekonomisinin ise, 2010 yılında Türkiye ile paralellik gösterdiğine dikkat çeken Büyükhelvacıgil, ''2010 yılının Konya'da nasıl geçtiğini değerlendirecek olursak, Türkiye'nin yaşadığı sürecin paydaşı olarak aynı ekonomik etkiler Konya için de geçerliydi. Ancak kendine özel yapısı açısından bakıldığında Konya'nın farklılık arz ettiği durumlar vardır. Konya'nın 80 alt sektörde üretim yapabilme gücüne sahip olması ayırt edici bir özelliği ve avantajıdır'' dedi.
Büyükhelvacıgil, sanayici ve işadamları olarak Türkiye ve Konya sanayisinde üç önemli yapısal sorun yaşandığını, bunların nitelikli eleman sorununa bağlı olarak yaşanan işsizlik, ihracat ve rekabet edebilirlik olduğunu belirtti.
Büyükhelvacıgil, 2011 yılının Türkiye için istikrar, üretim, ihracat ve başarı yılı olmasını diledi.