Burcu Esmersoy Survivor'da yarışsın!

Burcu Esmersoy Survivor'da yarışsın!

Burcu Esmersoy, digital platformda yayın yapan Unspoken Mag adlı moda dergisinin ağustos sayısına kapak oldu. Esmersoy, "Survivor'da yarışsam, kaznırım" dedi. Hayranları onu bu iddiayı kanıtlamaya bekliyor...

-Burcu Esmersoy’u tanıyoruz. Ekrandaki Burcu’yu bir kenara bırakırsak, nasıl birisin?        

- Ekranda göründüğünden biraz daha farklıyım anladığım kadarıyla. Çünkü istisnasız bir şekilde herkes, “biz sizin çok daha farklı olduğunuzu düşünüyorduk, ekrandan çok daha farklı bir enerji yayıyorsunuz” diyorlar. Mesela bazen soğuk, mesafeli hatta kibirli bile durduğumu söyleyen insanlar oldu.

Ben de itiraf edeyim daha soğuk biri olduğunu düşünüyordum!

- Aynen işte, aynen öyle ama o benim zırhım! Çünkü bizim sektör normalde çok zor bir sektör ve tek başına bir kadın olarak ayakta durmak da çok zor. Ve ekran arkasında yaşadığım gerçek hayatta da zaten pek çok şey yaşadığım için böyle bir zırh oluşturmuşum herhalde kendi kendime. Soğuk ve mesafeli olarak, insanları kendimden uzak tutarak korunuyorum.

Doğru bir şey aslında...

- Aynen Öyle. Kendi güvenliğimi sağlamış bulunuyorum.

Garanti altına alıyorsun kendini.

- Ve çok fazla insanları içime sokup, yakınıma almadığım için de bununla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum.

BULUNDUĞUM YERDE OLMAYI HAK EDİYORUM

97 yılında bir güzellik yarışmasıyla başladı her şey ve o günden bugüne birçok şey değişti. Bu kariyer yolculuğunu nasıl özetlersin?


- Meşakkatli! Çok meşakkatli bir yol. Tırnaklarımla geldiğim için buraya, bulunduğum yerde olmayı hak ediyorum. O konuda mütevazı olamayacağım açıkçası. Normalde hayat düsturu olarak mütevazı olmayı her zaman kendime yakıştırmışımdır. Ama iş konusunda ve geldiğim nokta konusunda hak ederek geldiğimi düşünüyorum ve hatta hâlâ daha yolun başındayım gibi geliyor. Aslında normalde yolun sonunda olmam lazım ama hâlâ yapacağım çok şey var. Ve onun için de çok heyecanlıyım. “Geldim buraya bitti” gibi bir şey hissetmiyorum. Hep yapacak bir şey çıkıyor ve her zaman bir basamak üstü oluyor.

-Son olarak Survivor Ünlüler-Gönüllüler yarışmasında Acun Ilıcalı ile birlikte sunuculuk yaptınız. Adadaki ortam nasıldı?

- Normalde çalışan ekip için bir sıkıntı yok. Çalışan ekip zaten el üstünde tutuluyor ama yarışmacılar için gerçekten çok zor! Bana iki senedir soruyorlar; seni çağırsalar gider miydin diye. Bu sene özellikle bunu düşünme fırsatına sahip oldum. Gitseydim gerçekten kazanırdım! Ama gerçekten çok zor bir ortam. Özellikle bir kadın için çok zor. Mesela Begüm’ü gözümün önüne getiriyorum. Sonrasında bunun zorluklarını çok yaşadı. Her şeyden önce yalnız başına beş erkeğin arasında kaldı bir yerde. İster istemez insan bir kadınla konuşmak ister. Sadece bir kadınla konuşabileceğin şeyler var. Bu birisini çekiştirmek de olabilir, özel hayatıyla ilgili bir şey paylaşmak da olabilir.

ALIŞVERİŞİMİ DAHA ÇOK ÇEKİMLERDE YAPIYORUM

Tarzınla da oldukça göz önündesin. Takip ettiğin birileri var mı bu konuda?


- Türk tasarımcıların hepsini çok beğeniyorum. Normalde stüdyolarına gidip de araştıramıyorum, bakamıyorum bu sene ne yapmışlar diye ama böyle çekimlerde özellikle, tasarımcıların kıyafetlerini giydiğim zaman görüp beğeniyorum. Daha çok çekimlerde yapıyorum alışverişimi diyebilirim.

Dolabındaki en nadide parça nedir? Olmazsa olmaz dediğin veya en çok giydiğin şey nedir mesela?

- Herve Leger elbiseler , beyaz tişört ve yırtık jean en kurtarıcı şeyler diyebilirim. Bir de tabii ki Pigalle Louboutin’ler.