Böyle hırsızlık görülmedi
Botaş boru hattına tünel kazarak hırsızlık yapan şahısların, elde ettikleri ham petrolü kiraladıkları devlete ait depolarda mazot ve benzine çevirdikleri ortaya çıktı
Musa Kirazgil
Botaş boru hattına tünel kazarak hırsızlık yapan şahısların, elde ettikleri ham petrolü kiraladıkları devlete ait depolarda mazot ve benzine çevirdikleri ortaya çıktı. Konuyla ilgili soruşturma yürüten yetkililerin raporlarına yansıyan ilginç bilgiler akıllara durgunluk veriyor. Rapora göre Ceyhan-Kırıkkale arasındaki Botaş hattından ham petrol çalan hırsızlar, 22 bin varillik petrolü karayolları, köy hizmetleri ve belediyelerden kiraladıkları depolarda işleyerek mazot, benzin ve çeşitli petrol ürünlerine dönüştürmüşler. Özellikle doğu ve güneydoğuda karayolları üzerinde bulunan atıl depoları kullanan hırsızların Diyarbakır, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Şanlıurfa, Adana, Aksaray, Osmaniye, Batman, Niğde il sınırları içerisinde bu işlemi yaptıkları belirtiliyor. Botaş boru hattından çalınan ham petrolün hangi kanallardan piyasaya sürüldüğünü araştırdıklarını belirten yetkililer, soruşturmanın selameti açısından daha detaylı bilgi vermekten kaçınıyor.
Karayolları yetkilileri, atıl bir şekilde bekleyen depo olması durumunda Karayolları Genel Müdürlüğü'nün tasarrufuyla buraların kiraya verilebildiğini anlatıyor. İsmini vermek istemeyen bir yetkili, Konya bölge müdürlüğü kapsamındaki illerde kiraya verilen hiçbir depo olmadığını hatırlatıyor.
Köy Hizmetleri yetkilileri, özellikle doğu ve güneydoğuda karayolları, köy hizmetleri ve belediyelere ait kiralanabilecek boş depolar olabileceğini aktarıyor. Konya ve çevresinde kiraya verilecek depolar bulunmadığını belirten yetkililer, yol yapımında kullanılan asfalt ve akaryakıt depolarının iş programında boşluk olduğu zamanlarda kiraya verildiğine dikkat çekiyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Satman, Botaş hatlarından çalınan ham petrollerin depolarda çeşitli kimyasallar katılarak mazot, asfalt ve benzin gibi çeşitli petrol ürünlerine dönüştürülebileceğini kaydediyor.
CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL
Konya Baro Başkanı Hasip Şenalp, akaryakıt hırsızlıklarıyla ilgili cezaların caydırıcı olmadığına dikkat çekiyor. Botaş bor hatlarından 22 bin varil ham petrol çalanlar gibi çok büyük çapta hırsızlık yapmayı planlayanların, ne kadar ceza alacağını bilerek profesyonelce hareket ettiği bilgisini veren Şenalp, "Bu işi yapanlar tutuksuz yargılanacaklarını biliyorlar. Bu durum yeni hırsızlıklara teşne teşkil ediyor, kapı açıyor. Bunu bilen hırsızlar daha büyük vurgunlar yapmak için kendilerini hazır hissediyorlar." Şenalp, büyük çapta devleti zarara uğratan hırsızlık olaylarına karşı cezaların caydırıcı nitelikte olması gerektiğini dile getiriyor.
Konya Ticaret Odası Petrol İstasyonları İşletenler Meslek Komitesi Başkanı Hidayet Atiker, Botaş boru hattının geçtiği birçok bölgede petrol istasyonunda hat çekerek bu tür hırsızlıkların yapıldığı bilgisini veriyor. Ortaya çıkarılan olayın buzdağının görünen kısmı olduğunu ileri süren Atiker, "Her yıl çeşitli boru hatlarından yaklaşık 10-15 milyon dolar seviyesinde ham petrol çalındığını biliyoruz. Bu işlerin bireysel değil organizeli bir iş olduğu ayan beyan ortadadır." diyor. Akaryakıt fiyatlarının çok yüksek olmasınının bu tür yolsuzluklara zemin hazırladığı görüşünü savunan Atiker, "Bu işi yapan kişilerin çaldıkları ham petrolleri ne yaptıklarına, kime sattıklarına bakmak lazım. Bu ham petrollerin hiçbir işlem yapılmadan kalorifer yakıtı olarak kullanılabilir olması önemle üzerinde durulması gereken bir boyuttur." diye konuşuyor. Enerji piyasasının üst kurulu olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) konunun üzerine gitmesi gerektiği uyarısında bulunan Atiker, "Akaryakıt konusunda dava edilen kişiler nasıl oluyorsa yüksek makamlardan insanları da devreye sokarak ellerini kollarını sallayarak yine işlerine devam ediyorlar. Bu durumun farkında olunmalı, üzerine gidilmeli." şeklinde konuşuyor.
ROMEN ARKADAŞI İKNA ETMİŞ
Ham petrol hırsızlığı suçuyla hapis cezası verilen Şanlıurfalı kardeşlerden Neşet Demir’in olayla ilgili verdiği ifadede, 2004 yılı sonbaharında tanıştığı Miçko isimli romen bir şahsın kendisini botaş boru hattına vana takmak için ikna ettiğini söylüyor. Miçko'nun fikriyle tünel kazmaya karar verdiklerini anlatan Demir, "Mutfak kısmının 3 metre aşağıya doğru ikimiz birlikte kazmaya başladık. Daha sonra bir insanın geçeceği büyüklükte 150 metre boyunca tünel kazdık. Kazı işlemi 6 ay sürdü. Yakalanmadan 2 ay önce tüneli tamamlamıştık. Kaynak makinasıyla vana taktık. Vanadan çıkan siyah petrolü gören Miço, bu bizim işimize yaramaz, kimseye satamayız dedi. Bir daha vanayı açmadık." diyor. Demir, petrol istasyonunu hangi parayla aldığı yönündeki soruya, "150 milyarı ailemden borç aldığım altınları bozdurarak ve kendi biriktirdiğim paralarla aldım. Zarar ettiğim için vergi de ödemedim. Herhangi bir şirketle bayilik anlaşmam olmadığı için üvey abime ait akaryakıt istasyonundan mal alıyordum" dedi.
Neşet Demir'in kardeşi Ferhat Demir, abisiyle bir ortaklığı olmadığını belirterek, "Babam Bağ-Kur emeklisi. Ben liseden mezun olunca üniversite sınavlarına girdim. Tatil için abimin yanına gelmiştim. Hiçbir şeyden haberim yoktu. Petrol istasyonuna iki gün önce gelmiştim." dedi.