BM Müslümanlara zülüm yapıyor
İnanç Özgürlükleri Platformu 311. hafta basın açıklaması Kayalıpark Meydanı'nda gerçekleşti. Platform adına basın açıklamasını Mevlüt Doğan yaptı
İnanç Özgürlükleri Platformu 311. hafta basın açıklaması Kayalıpark Meydanı'nda gerçekleşti. Platform adına basın açıklamasını Mevlüt Doğan yaptı. İnsanların güven ve emniyet telakki ettikleri sanılan bir kurumun çöküşe geçtiğini ifade eden Doğan, “20. yüzyılın modern putlarından birleşmiş milletler yine batılın yanında olduğunu ve her zaman güçlüyü destekleyeceğini ortaya koyuyor. Birinci dünya savaşının galiplerinin dünyayı şekillendirdikleri birleşmiş milletler projesi bu gün dünyaya şekil vermeye devam ediyor. Dünyayı düzenliyor onu dizayn ediyor fakat bu düzenlemede Müslümanlar'a her hangi bir fayda meydana gelmiyor. Birleşmiş Milletler yapılanmasında Müslümanlar'ı temsil eden bir gücün olmaması bu yapılanmanın ana niteliğini ortaya koymaya yetecek bir karinedir. Yaşadığımız yüzyılın son çeyreğindeki Müslümanlar'a yönelik hemen hemen her saldırının arkasında bulunan birleşmiş milletler bugün Mısır ve Suriye’de meydana gelen katliamlarında ya ana müsebbibi ya da göz yumucusudur” dedi. Birleşmiş Milletler'in (BM) Suriye'deki katliamı görmezden geldiğini ifade eden Doğan, “Suriye’de meydana gelen kimyasal saldırının BM'nin gözlemci heyetine 10 kilometrelik bir mesafede meydana gelmesi fakat BM'nin bu hususta net bir açıklama yapmamış olması meseleyi açıkça ortaya koymaktadır. Bosna’da, Afganistan’da, Irak'ta BM'nin gözetiminde yapılan katliamların bir yenisi sergilenmektedir. Kimyasal silah üreten ve bunu dünyaya pazarlayan ülkelerin tamamı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesidir. BM'de de üç süper devletin siyaset arenasından ibarettir” diye konuştu. Suriye’de meydana gelen katliamları ister kimyasal silah ile gerçekleştirilmiş olsun ister konvansiyonel silahlar ile olsun hepsini lanetlediklerini ifade eden Doğan, “Bu zulmü gerçekleştirenler kim olursa olsun onların zalimler olduklarını da ifade ediyoruz. Suriye’deki Baas zulmü dökülen kanın elbette ki müsebbibidir. Bunun ile birlikte İslam dünyasının bölünüp parçalanması ile alakalı büyük proje zalim Esed ve Baas rejimi üzerinden gölgelenmemelidir. İslam coğrafyasında ki dökülen kanın israilin varlığının güvence altına alınma çabası olduğu gerçeği asla unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı. Müslüman halkların peş peşe katliamlara uğramasının duygusal refleksleri harekete geçirdiğini belirten Doğan, “Unutulmamalıdır ki bizim hamasi tavırlarımız, bazı devletlerin mezhep ve kan üzerinden siyasetlerinin bir parçasına dönüşebilir. Ümmet üzerinden verilen mücadelemiz hamasi tutumlarımız ile milli söylevlere kayabilir. Ve mücadelemizin millileşme tehlikesi ortaya çıkabilir. Müslüman halkımızı tepkilerin de ümmet bilincini önde tutmaya ulusal algılara ve söylevlere dönüştürülmemesine azami gayret göstermeliyiz. izim acılarımız, dökülen kanlarımız, yok edilen değerlerimiz kimsenin siyasetinin bir parçasına dönüştürülmeyecek kadar kutsaldır” dedi. Doğan, Mısır direnişini tekrar selamladıklarını sözlerine ekledi.