Durali Göğüş

Durali Göğüş

Bizim de aşımız insanlığa şifa olacak

Çağımız insanını ve ülkeleri etkisi altına alan Korona şu anda mevsimle birlikte tsunamiye dönüşmüş durumda. Hayatı ekonomiyi, siyaseti esir almış durumda. Yüzyılın vahşi medeniyetini yönetenler küresel manada sınıfta kaldılar. İnsanlığı kaosa, kargaşaya sürükleyerek yıkım medeniyetini oluşturdular.

 Her işlerini kapitalist sömürü ve çıkar odaklı politikalarla uygulamaya koydular. İlahi düzeni reddederek seküler, rasyonalist bir hayat düzenini seçtiler. Akıllarınca ne buldularsa sömürdüler, ne buldularsa yok ettiler, ne buldularsa yediler, içtiler azgınlıkta ölçüyü aştılar. Azgınlaşan toplumlar ve ona ses çıkarmayan suskunlar bedel olarak korona ile tanıştı. Virüs önüne ne gelirse yıkıp giden sel gibi tüm insanlığı önüne kattı sürüklemeye ve yok etmeye devam ediyor. Zamanla tesirini azaltıp mutasyona uğrayacağı zannedildi. Ama nafile hızla bulaşım ve ölümler artmakta, çaresizlik içinde insanlık. Şimdi insanlığın tek umut kapısı aşının bulunması. Her ülke hemen hemen tüm gücü ile bu çözüm için geceli gündüzlü yoğun bir çalışma içinde.

 Bitmez tükenmez karnı şişik doyumsuz küresel vampirler, para uğruna önce laboratuvarlarda biyolojik yapay virüsü ürettiler. Beraberinde aşıyı üretip hazinelerini doldurma vicdansızlığına girdiler insafsızca. Diğer ülkeleri hazırlıksız ve plansız yakalayıp sömürge pazarı oluşturdular. Biz bulalım aşıyı dolduralım hazinemizi sevdasındalar. Batılı emperyalist kafalar da bu kurgusal sömürü çarkının tam içindeler aslında.

 Medeniyeti sahiplenmiş kapitalist, ateist sistem baronları, diğer ülkelerden beyinleri zorlamalarla, hain yapılarla çaldılar, kaçırdılar. Götürdükleri akıllı, zeki ve dahi beyinleri insanlık adına yararlı işlerde, buluşlarda kullanmadılar. Bu insanları sırf çıkar için, biyolojik kimyasal silah yapımında, bilişim ve teknolojiyle milletleri, insanları kontrol edebilme yolunda kullandılar.

Burada yazımıza neden bu başlığı koyduğumuza dönelim isterseniz.

Nasıl oluyor da batılı gavur tahrip edilmiş inanç, ateist ve insan aklı bir sistemle yeni icatlar yapar da biz yapamıyoruza gelelim. Adamlar yapıyor abi bizlerde iş yok umutsuzluğuna düşme yanlışına kapılıyoruz. Hâlbuki bu kafalarda helal haram yok. Allah'a inanıcı sadece sembolik olarak var. Ahirette hesap günü inancı yok. Dolayısıyla adalet, insan hak ve hürriyetleri sadece kendi çıkarı olduğu zaman geçerli. Sarhoş, ahlaksız, sapkın hayvani ve şeytani bir yaşam. Pekâlâ bizim insanımızda bunlar yok, biz neden gerideyiz ilimde, teknikte, keşif ve icatlarda!.. Neden mi?

Yüz yıla damgasını vuran batı hegemonyası, diğer ülkeleri beyin olarak, kaynak olarak silahla veya içindeki, aklını satmış hainlerle kendisine bağlamış da ondan…

 Üçüncü dünya ülkeleri son yüzyılda emanet kafalar, kuklalarca yönetilmiş de ondan… Başka;

 Kendinden akılların önünde set olmuşlar onları engellemişler de ondan… Çalışmak ve üretmek isteyenleri bürokrasiye kağıt ve evrak çöplüğüne boğmuşlar da ondan. Biz neyiz ki, biz yapamayız korosu, karaktersizlerin engellemeleri ile, karşılaştılar da ondan… Efendiler istedi diye, kendinden beyinleri intihar süsü ile katletmişler de ondan. Kaza süsü verilerek yok ettiler de ondan…

 Bizim insanımıza ortam oluşturup hadi yap, sınırsız imkân size demediler de ondan… Bireysel çalış deyip, akıllarla grup oluşturup araştırma ve geliştirmesine imkân sunmadılar da ondan... Ülkedeki beyinleri içi boş, kıytırık, ıvır zıvır projelerle neslimizi ve zamanımızı çaldılar da ondan… Çağdaşlaşma adı altında ulusal, kültürel oyun ve eğlence ile, işlerle oyaladılar da ondan… Başka;

Eğitimde, ar gede teşvik ve katılımlar kâğıt üzerinde klasörlerde kaldı, üretime aktarılmadı da ondan..

Yoksa bizim insanımızın son çeyrek asırda imanla, sağlam kafa, akılla, kültürle, vatan ve medeniyet adına yapamayacağı hiçbir şey yoktur.

Kim var diyenlere sözümüz;

Dışarıda olan çalınan beyinlerimizden; Mehmet Öz, Aziz Sancar, Aşı bulan, Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci

Ülke içinde Dünya savaş seyrini değiştiren İHA, SiHA mucidi Selçuk Bayraktar , şuan aklımıza gelenler.

 Duamız; Cumhurbaşkanımızın müjdesi olan Kovid Aşısının en kısa sürede bulunması ve tüm insanlığa sunacağı hizmete “Amin!..” olmalı.

Son söz; “Ne zaman ki öz kimlik bilinci ve şuuru ile harekete geçtik umut olduk, izlenilen ülke olduk, kendimizi dünya güç ekseninde göreceğiz. İşte o zaman dış ve iç çetelerin saldırıları ve çıkaracakları krizler, komplolar sonuçsuz kalacak.” Şimdi öz evlatlarımıza ortam hazırlamalı tüm imkânları sunmalı, toprak medeniyeti yolculuğumuza mührü vurmalıyız. İnsanlığın umudu bu kutlu millet üzerine bir şanstır bir görevdir.

Sağlıklı günlere kavuşmak dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.