Biz nasıl bu hale geldik?

Bir zamanlar Avrupa’ya medeniyet götüre biz, nasıl oldu da şimdilerde bu hallerdeyiz?

 İsterseniz konu daha iyi anlaşılsın diye biraz daha açalım. Atalarımız tarafından şu anda medeniyetin beşiği olarak örnek gösterilen batıya; "temizlik, hoşgörü, adalet, insanlık erdem, sadakat" götüren bir milletin evlatları olarak bizler nasıl oldu da bu hale geldik?

Yıllarca; “Benim büyüklerim şu kadar zamandır hiç yıkanmadı” diyerek, atalarının kirliliği, kokuşmuşluğu ve barbarlığı ile öğünen, temizlikten, WC’den yoksun, insanlığın temel erdemlerinden uzak, ortaçağın karanlık zihniyetli barbar sömürgeci hırsız Avrupası değil miydi?

 Şimdilerde Avrupa, bizim ulaşmak istediğimiz medeniyet için önümüze konulmuş bir hedef bir örnektir bir amaçtır...

Doğrudur; ilim, fen, teknoloji, medeniyet noktasında bir dönem Müslüman milletleri takip etmek zorunda olan Avrupa Şimdilerde Müslüman ülkelere demokrasi, insan hakları, medeniyet,  teknoloji ihraç etmektedir.

Bu konuya nerden geldim ve size tüm bunları niye anlattım? Şunun için anlattım efendim. Dün Türkiye genelinde, en üst düzeydeki katılımlar ile “trafikte yayalara öncelik verilmesi” konusunda “farkındalık oluşturma” amaçlı etkinlikler yapıldı...

Böyle bir noktaya, bundan önceki halimizi de düşünürsek nasıl geldik? Gelinen nokta çok iç acıtıcı. Neden mi? Bir dönem insanlığa; barış, huzur, medeniyet götüren biz saygımızı hoşgörümüzü tahammülümüzü tamamen kaybetmişiz. Bindiğimiz o araçlarla ne yayaya ne diğer sürücülere ne hayvanlara hiç birine karşı saygı ve hoşgörü gibi hasletlerin kalmadığını gördük. Bu konuda yaptığımız aymazlıklar had safhaya vardığı için devlet, kanunla, ceza ile bizi eğitmeye, insanlığın ortak paydası olan saygı hoşgörü erdemlerini bize öğretmeye çalışıyor... Ne acı değil mi?

Öyle değil mi? Günlerce konuştuğumuz poşet meselesi yapılabilecek en bayağı seviyeye indirip o şekilde tartışmadık mı biz? Aynı şekilde plastik içeceklerdeki depozito meselesi hakeza.

Bizler Kuşları korumak için vakıf kuran, milletin evlatları olarak, çevreye zararlı ne varsa çevreyi kirleten, yok eden ne varsa dağı, taşı, denizi, gölü ulaşabildiğimiz her şeyi kirletmedik mi? Her türlü güzelliği yok etmedik mi?

Araçlarımızla çarşı pazarda magandalık yapmıyor muyuz?

Ne acı değil mi? Bir zamanlar bizim örnek olduğumuz Avrupa şimdilerde bize örnek oluyor...

Yayaya saygıyı, sürülere saygıyı, çevreye saygıyı Avrupa şimdi bize öğretmiyor mu?...

Gittiğimiz her yeri kirleten, gördüğümüz her canlıya ateş eden, bulduğumuz her mekanı çöplüğe çeviren, suyumuzu kirleten, havamızı kirleten, canlıları yok eden kendiyle kavgalı, çevresi ile kavgalı, dünya ile kavgalı sadece menfaatini ve keyfini düşünen bir toplum olduk maalesef.

Ne oldu bizim Salih amel (Rabbi ile kendisi ile, Çevresi ile, barışık olan tüm canlılara saygılı) anlayışımıza? Anadolu’yu, Balkanlar’ı Ahlakımızla, dürüstlüğümüzle, erdemimizle davranışlarımızla gönülleri fethettiğimiz medeniyetimiz nerede?

Rabbim bizleri kendi ile barışık, rabbi ile barışık çevresi ile barışık Salih kullarından eylesin ki gelecek nesillere bırakacak örnek davranışlarımız olsun..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum