Bir yeryüzü cenneti
Behiye Öncü, İzmir'de yaşayan bir Konyalı. İzmir'de yaşıyor ama bir Konya sevdalısı. Bunun yanında ülkemizin dağına, taşına, insanına tutku derecesinde düşkün. Bu yüzden fırsa
Zeki Oğuz
Kimi zaman turlarla, kimi zaman kendi olanakları ile geziyor, ülkesinin güzelliklerini görüyor, yaşıyor.
Ben de onun sayesinde, rehberliğinde gezip gördüm. Ege kıyılarını, Bergama'yı, Kaz Dağlarını. Şimdi arşivimdeki her görüntüde sanki yeniden çıkarım o güzelim yolculuklara.
Konyalı turizmciler hep ağlaşırlar "turistler Konya'da kalmıyorlar" diye. Benim onlara vereceğim tek yanıt, siz turizmi bilmiyorsunuz olacak. Elbette kalmazlar, Mevlana'dan başka hangi güzelliği sunuyorsunuz ki onlara. Ege bölgesini gezdikçe şunu gördüm, bu bölgemizde yediden yetmişe herkes sahip oldukları güzellikleri pazarlamasını biliyor ve karşılığını da alıyorlar. Beni üzen, turizme darbe olduğunu düşündüğüm tek nokta o bölgede turistlerin yolunacak kaz gibi görülmesi ve alabildiğince kazıklanmaları.
Gezgin arkadaşım Behiye Öncü ile son gezimiz, cennet köşelerimizden bir olan Fethiye taraflarınaydı. Birkaç yıl önce Antalyalı dağcı arkadaşlarla Akdağ'a çıkmış, Saklıkent'e kadar yaklaşmış ama gidememiştim. Bu kere o görkemli güzelliği de görme fırsatım oldu.
Otelimiz denizin hemen kıyısında olduğu için geziden döner dönmez Akdeniz'in mavi sularının kıyısında yürümeyi alışkanlık edinmiştim. Akşamüzeri güneşin Akdeniz'in koynunda yitip gitmesi bir başka güzeldi.
İlk durağımız Fethiye yakınlarındaki Kargı köyüydü. Burada bir karı koca apart otel oluşturmuşlar birde yörük müzesi kurmuşlardı. Yağmurun altında yürüdük müzeye kadar. Güleryüzlü genç bir kadın karşıladı, hemen çay demledi içip ısınmamız için. Sonra yörük müzesini gezdirdi. Geçmiş yıllarda yörük obalarının kullandığı yüzlerce malzemeyi toplamış, sergiliyorlardı. Çaylarımızı içerken, bütün işlerini oğullarına devredip gezginliği seçen bir karı-koca geldiler, onlar da merak etmişler müzeyi. Bizi Fethiye'ye geri götüren de onlar oldu. Konya'ya birkaç kere geldiğini asıl Torosları görmek, gezmek istediklerini söylüyordu adam.
Fethiye'yi gezmenin en ucuz ve mantıklı yolu turlarla katılmak. Özellikle sezon sonu fiyatları da ucuzluyor. Dalyan ve Saklıkent'e hep turlarla gidip gezdik. Yalnız turlarda ikram edilen her şey ateş pahası, bu yüzden tedbirli olmakta yarar var.
Dalyan, güneybatı Akdeniz Bölgesinde Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı, Köyceğiz Gölünü Akdeniz'e bağlayan kanalın kıyısında kurulmuş. İO. Üç binli yıllara dayanan bir geçmişi var. Her adımda Kayra uygarlığının izine rastlanıyor. Antik dönemde Celbis Çayı denen Dalyan Kanalı Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlıyor. Kanal kıvrımlar çizerek, göller oluşturarak denize ulaşıyor. Kaplumbağaları ile ünlü İztuzu plajına da bu kanallardan gidiliyor. Kanalın kenarlarında yer yer beş metreye ulaşan sazlıklar doğal bir labirent oluşturuyor. Tekneler bu labirentlerden geçerek İztuzu'na varıyorlar. Turla gelen yolcuları plaja götüren bu tekneler yazın turlarla, kışın da balık avcılığına çıkarak geçimlerini sağlıyorlar. Tatlı ve tuzlu suyun birleşimi doğal hayatta da büyük bir canlılık yaratmış. Bu doğal sit alanı kuş gözlemcileri için vazgeçilmez bir mekan.
Tekne turunun ilk duraklarından biri Çandır köyü yakınlarındaki, Dalyan Kanalı ile Köyceğiz Gölü'nün birleştiği yerdeki çamur banyosu. Özellikle yabancıların çok ilgisini çeken çamur banyosunun cilde iyi geldiği söyleniyor. Sultaniye kaplıcasında uzun süreli kalındığında daha faydalı olacağı belirtiliyor.
Tekne ile İztuzu yolculuğunun doyumsuz bir keyfi var. Kanaldan geçerken Kaunos kaya mezarlarının fotoğraflarını çekmek mümkün. Binlerce yıllık bu kaya mezarlarını geriden görünüşleri bile görkemli. Dik kayalara oyulmuş, yerden hayli yüksekte olan mezarlar günümüze kadar tahrip olmadan gelmiş. İyon tipi, üçgen alınlıklı bu mezarların İS.4 yy.da yapıldığı sanılıyor.
İlginç bir efsanesi var Kaunos'un. Kral Miletos'un iki çocuğu olmuş. Birinin adı Kaunos, diğerinin adı ise Byblis'miş. Bu kardeşlerin sevgisi zamanla aşka dönüşünce kral oğlu Kaunos'u sürgüne yollamış. Kaunos Dalyan tarflarına gelerek Kaunos şehrini kurmuş. Kaunos'un aşkına, hasretine dayanamayan, Byblis onu aramaya çıkmış. Bulamayınca bir uçurumdan atlayarak canına kıymış. Olayı gören su perileri kızın cansız bedenini pınara dönüştürmüşler. O pınar hala şırıl şırıl akarmış.
İztuzu plajı Dalyan kanalının sonunda Akdeniz'e paralel uzana beş km.lik bir plaj. İncecik kumu, yeşilden maviye dönenip duran suyuyla dünyanın sayılı plajlarından biri. Aynı zamanda caretta caretta adı verilen su kaplumbağalarının üreme alanı. Bu yüzden akşam sekizden sabah sekize kadar plaja girmek yasak. Belli aralıklarla dikilen kazıkların çevresine şemsiye açılamıyor. 1980 li yıllarda bir şirket İztuzu yakınlarında Sülüngür Gölü'nün bir kısmını dolduracak bir otel inşasına başlıyor. Bu otelin doğaya, balıklara, kaplumbağalara vereceği zararı ilk fark eden June Meinhoff adında bir kadın olmuş. Bu cennet yöreye aşık olan June hemen harekete geçmiş, onun mücadelesine çevreci örgütler de destek verince otel inşası durmuş. Bu mücadele boyunca Dalyan adı sıkça duyulunca gerçek bir turizm patlaması yaşanmış. Bir caretta yuvasına 70 kadar yumurta bırakıyor ama bunun ancak birkaç tanesi yavru olarak denize ulaşabiliyor.
Dalyan Marmaris'e 60, Fethiye'ye 80 km. uzaklıkta. Turlarla gitmek daha kolay ve ekonomik.