Bir kış günü Erenkilit zirvesinde

Bir kış günü Erenkilit zirvesinde

"Bu dağın gerçek adı nedir? Öyle çok farklı söyleyiş var ki, Erenkilit diyen var, Elengirit diyen var."

ZEKİ OĞUZ


Bu dağın gerçek adı nedir?
Öyle çok farklı söyleyiş var ki, Erenkilit diyen var, Elengirit diyen var. "Bir Erenler Diyarı-Yatağan Köyü Dünü ve Bugünü” kitabının yazarı Süleyman Doğdu Melengürit Dağı diyor. Adı her neyse benim için efsanevi bir dağ Erenkilit.
Dağa ilk çıkışım 1990 yılındaydı.Sanırım mayıs sonlarıydı.Yaşlı köylüler çayırlıklarda,ekin tarlalarının kıyısında ot biçiyor,gencecik kızlar eşeklere yükledikleri otu köye götürüyorlardı.Bizim gurubu gören kızlar hemen bir kenara çekiliyor,geçmemizi bekliyor,ondan sonra yollarına devam ediyorlardı.O gün kızların giyim kuşamlarına hayran kalmıştım.Sanki düğüne gider gibi tertemizdi giysileri.
O gün zirveye kuzey-doğudan çıkmış,güneydoğu tarafından inmiştik.Dağın eteklerinde Yörük obaları vardı.Yörük beyinin,çevremizde meraklı gözlerle bize bakan Yörük çocuklarının fotoğraflarını çekmiştim.Yıllar sonra,geçtiğimiz yıl Gevne tepelerinde yapılan bir Yörük düğününde yeniden karşılaştım o çocuklardan biriyle.Babası Erenkilit yaylasında ölmüş,Yatağan mezarlığına gömmüşler onu.Arşivi tarayıp buldum yıllar önce çektiğıim filmleri.Fotoğraflarını yaptırıp göndereceğim Veli Bacak’a.Veli şimdi kocaman bir aile reisi olmuş,sürüsüyle kışları Mut’ta,yaz ayları ise Gevne ile Dedemli arasında kalan yaylalara geliyor.
Erenkilit’e ikinci çıkışım1993 yılının sıcak yaz aylarıydı. Beyşehir Gölünde ölen gazeteci kardeşimiz Orhan Samur anısına çıkmıştık.Günboyu yağmur yağmış,hiç kesilmemişti.Dağın zirvesinden Beyşehir tarafına bakarken,Erenkilit de ağlıyor,diye düşünmüştüm.
Ocak ayı içinde Sille’de yapılan Salı toplantılarından birinde Dağcılık İl Temsilcisi Recai Ağabey “Bu hafta Erenkilit’e tırmanıyoruz”deyince,tırmanışa katılacağımı söyledim sevinçle.
Bu kere Seydişehir yolundan giderek Hasanşeyh köyünden tırmanışa başladık.
Çok kar vardı dağda.Rüzgarla savrulan karlar adam boyu kürtük yapmıştı yamaçlarda.Sabah erken saatlerde çıktığımız için kar sertti ve yürüyüşümüz kolaydı ama öğyleden sonra yumuşayan kar yürüyüşümüzü hayli zorlaştırmıştı.
Hasanşeyh’ten çıkarken köylüler uyarmışlardı,çok kar var çıkamazsınız,diye.Aramızda iki bayan vardı.Birde çocuk,benim Umutcan torun.Karın kalınlığını görünce onu götürdüğüme pişman olmuştum ama yola düşmüştük bir kere.
Sert bir rüzgar başlamıştı zirveye vardığımızda.Yemeğimize bile yiyemeden Umutcan sızlanmaya başladı,üşüdüm,diye.Hemen çantamı toplayıp,dönüş yoluna düştük,rüzgar almayan kuytularda oyalana oyalana yürürken öteki arkadaşlar da yetiştiler ardımızdan.Tam sekiz saat sürmüştü çıkış ve inişimiz.
Erenkilit yaklaşık 60 km.Konyanın batısında.En yüksek zirvesi Anagız tepesi 2337 mt.Rivayet ederlerki Dediği Sultan,Yatağan Mürsel Dede,Şeyh Hasan Horasan taraflarında gelince ilkin bu dağın zirvesinde yurt tutuyorlar.Sonra buradan dağılıp her biri bir köy kuruyor.Ve bu köyler kurucularının adıyla anılıyor hala.Yatağan,Hasanşeyh,Ağrıs,Mahmuthisar Tekke gibi.
Erenkilit Dağının çevresi doğa yürüyüşleri için eşsiz yerler.Özellikle mayıs sonu yürüyüş ve kamp için ideal.Anağız Tepesinden Beyşehir Gölü görünüyor.
Yatağan Köyüne ve Erenkilit’e iki yoldan ulaşmak mümkün.Beyşehir yolundan 12 km.içerde.Bu yol kış aylarında sorunlu olabilir.Seydişehir yolundan ise 7 km.Köylüler bu yoldan sağlıyorlar ulaşımı.
Dağın zirvesinde yüzyıllar öncesinin anılarını görmek,bu topraklarda kök salabilmek için verilen mücadeleyi hissetmek için birgün yolunuzu düşürün Hasanşeyh’e,Yatağan’a,Erenkilik Dağına.