BEYAZ, başörtüsüne savaş açtı

BEYAZ, başörtüsüne savaş açtı

Zekeriya Beyaz, tartışmalarda başörtüsü karşıtı cephede yer aldı. İşte şok iddia...

MÜ İlahiyat Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, "İslam ve Giyim Kuşam" adlı kitabını 1999'da yazdı. Bu kitap, kısa bir süre önce güncel eklemeler yapılarak yeniden piyasaya sunuldu.

 

Kitapta Beyaz, "Türban Kur'an'da yok. İncil'de var..." iddiasını ortaya atıyor ve şöyle devam ediyor:

 

"Kur'an'ı Kerim'de türban anlamında açık hüküm ifade eden bir ayet bulunmadığı için bazı ayetlerin anlamlarını çarpıtarak ve manalarını değiştirerek iddialarına delil olarak ileri sürürler.

 

Kur'an'da saç saklama örtüsü yani türban da yoktur. Aşırı bir tesettür taassubu da yoktur.

 

Ayetlerin, anlamlarını saptırarak verilen hükümler dinen ve ilmen geçersizdir. Diyanetin tesettür kararında da maalesef ileriden beri yaygın biçimde tekrarlanan ayetlerin anlamları çarpıtma ve manalarını saptırma cinayeti aynen tekrarlanmış ve böylece diledikleri gibi tesettür taassubu gerektiren sakat hükümler elde edilmiştir..."

 

İşte bu maksatlı ve zorlama iddia, her zaman olduğu gibi yeni bir tartışma başlatmaya yönelik. Başörtüsünün dini bir vecibe olduğu, Zekeriya Beyaz'ın iddia ettiği gibi "saptırma" olmadığı kaynaklarla da ortaya konulmasına rağmen malum basın yayın organları aracılığıyla konunun zaman zaman tekrar edilmesinde iyi niyet aramak saflık olur.

 

Şüphesiz bu konuda en bilimsel yaklaşımı göstermesi gereken kurum Diyanet İşleri Başkanlığı... Diyanet, başörtüsü ile ilgili tartışmada dinin tavrını bizzat Başkan Bardakoğlu'nun ağzından açıklamıştı.

Kanal 7'deki bir programda ‘Başörtüsü dini bir gerekliliktir’ diyen Bardakoğlu “Bu konu akşamdan sabaha değişen bir şey değil. Diyanet İşleri Başkanlığı başörtüsünün dini hükmü konusunda görüş açıklar. Olayın siyasi boyutu, alınması gereken idari tedbirler hakkında değerlendirme yapmayız.” açıklamasında bulunmuştu. 


İSLAM DÜNYASINDA KADINLAR DİNİ GEREKLİLİKTEN BAŞINI ÖRTER

 

Bardakoğlu insanların başörtüsünü nasıl algıladığının önemli olduğunu belirterek “14 asırdan bu yana İslam dünyasında kadınlar başlarını dini gereklilik olduğu için örterler. Bu herkesin görmesi gereken bir realitedir. Bu konunun dini boyutu. Tabii müslüman olmanın ön şartı dinin gereklerini yerine getirmek değildir. Başörtü dini gerekliliktir ama insanların kendi dinlerini gereklerini yerine getirip getirmemeleri kendi iradelerindedir. Siyasetçiler bu konuyu özgürlük alanı olarak görürler ya da bu konuda kısıtlama getirirler o onların bileceği işlerdir.”demişti.

 

BEYAZ: TÜRBAN HADİSLERİ UYDURMA

 

Prof. Dr. Beyaz ise hürriyet.com.tr'ye şu açıklamayı yapıyor:

 

"Diyanet İşleri Başkanlığı kitabımdaki fikirlerle ilgili neden sessiz kalıyor bilemiyorum... Aslında, bu soruya onların cevap vermesi gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı her kitap hakkında yorum yapmayabilir. İkincisi, benim kitabımı görmemiş olabilirler. Fakat, bugüne kadar Diyanet İşlerinden herhangi bir açıklama gelmedi.

 

Diyanetle bizim bir tartışmamız yok. Başkanlık türbanla ilgili raporlar hazırladı. Bir toplantı organize ederek beni de o toplantıya davet ettiler. Fakat biz yalnız kaldık... Bir çok din adamı çağrılmıştı. Kimse gelmedi.

 

Ben yeni kitabımda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın raporlarını da eleştirdim. Kitabımda onların türban konusunda koydukları hadislerin uydurma veya geçersiz olduklarını da yazdım. Hepsi kitapta var."

 

TEK KAYNAK VAR KUR'AN'I KERİM

 

Kitapta ileri sürülen fikirlerin tümünün kaynağı olarak Kur'an'ı Kerim'i gösteren Zekeriya Beyaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Benim kaynağım Kur'an'ı Kerim'in kendisidir... Kitabın ilk basıldığı yıllarda çok şeyler yaşadım. Fikri bakımdan cevap veremeyenler canıma bile kastettiler. Ben fikri bakımdan bu konuları gerek Türkiye'de gerekse bütün İslami ülkeler çapında tartışmaya hazırım. Ortaya koyduğumuz konular islamiyetin özüne uygundur. Ben kitapta saptırmalara karşı çıktım." Nur Suresi 31. ayet Ahzap suresi 59. ayet 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

 

59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

 

Memleket