'Benim ve yeğenimin ağzına jop soktular'
Polisin aramak için durduğu otobüsteki şöför ve yolcuları dövdüğü iddia edildi.
Radikal gazetesinde yer alan habere göre polisin gelişigüzel uyguladığı kimlik ve Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü, zulme dönüştü. İddiaya göre İstanbul’dan Ağrı’ya hareket eden otobüsün yetkilisi, GBT için bekletilmeye itiraz edince ekibi ve yolcularıyla birlikte dövüldü. Bu yetmezmiş gibi, polislerin ‘Bunlar PKK’lı’ demesiyle, çevrede toplananlar linçe girişti. En korkunç iddia, otobüsün muavininden geldi: “Benim ve 16 yaşındaki yeğenimin ağzına cop sokuldu.”
Şüpheli olarak karakola götürülen sekiz kişiden altısı mahkemede “Şikâyetçiyiz, uzlaşmayız” deyince ‘polise mukavemet ile suçu ve suçluyu övmek’ten tutuklandı.
Polis ‘Bunlar PKK’lı’ deyince...
Harem Otogarı için 20 Ekim, yoğun bir gündü. Doğubeyazıt’a gidecek otobüs saat 12.30’da yola çıktı. Çerkes Daşdemir, şofördü. Mehmet Gündüz ikinci kaptan, Ercan Gündüz muavin, 16 yaşındaki yeğeni E.G. ise yardımcısıydı. E.G.’nin babası Musa Gündüz, tedavi için gelmiş, memleketine dönmek üzere otobüse binmişti. Yanında, refakatçisi Veli Gündüz vardı. Sinan Karahan da yolcuydu.
Otobüs çıkışta polisçe durduruldu. Şoför Daşdemir, ifadesine göre polislerin kargo göndermek üzere durdurduğunu sanmıştı: “Polis, ‘Kapıyı kapat’ dedi. Ercan Gündüz, geciktiğimizi ve işimizi çabuk bitirmesini söyledi. Polis, ‘Şerefsiz bana görevimi öğretiyorsun’ diye hakaret etti. Telefon etti, birkaç ekip aracı geldi. Beni ve arkadaşlarımı darp ettiler. Bir polis vatandaşlara, ‘Bunlar PKK’lı’ diye bağırdı. Bunu duyan minibüsçüler ve kamyoncular...”
‘Saksofon çekeceksin’
Sekiz şüpheli, ifadelerine göre, polis araçlarında da dövülüp Doğancılar Şehit Tuncay Mustafaoğlu Polis Merkezi’ne getirildi. Dayak karakolda da sürdü. Muavin Ercan Gündüz’ün korkunç bir iddiası vardı.
Gündüz, ifadesinde, sağlık kontrolü için 16 yaşındaki yeğeni E.G. ile bindirildikleri polis aracında ağızlarına jop sokulduğunu iddia etti: “Bir polis, benim ve yeğenimin ağzına jop sokup ‘Saksofon çekeceksin’ dedi.”
‘Şüpheli’ler götürüldükleri savcılıkta, uzlaşmayacaklarını, şikâyetçi olduklarını söyledi. Polisler de şikâyetçiydi. Bir polis serçe parmağından, diğeri sol ayak bileğinden, üçüyse muhtelif yerlerinden yaralıydı.
Olay yeri tutanağına göre otobüs GBT için durdurulunca Mehmet Gündüz, polislere ‘Anasını sinkaf ettiğimin çocukları, s.ktirin gidin’ demişti. Polisler, Gündüz’ü etkisiz hale getirmek isteyince diğer kişiler saldırdı.
Polisin iddiası şöyle: “Veli Gündüz, zafer işareti yaparak ‘Biji Apo’ diye slogan atıp tekme tokat saldırdı. Vatandaşlar şahısların bölücü örgüt hakkında slogan attığını ve polise saldırdıklarını görüp şahıslara saldırdı.”
Son perde: Altı tutuklu
Şüpheliler ‘Polise mukavemet’ ve Veli Gündüz için de ‘Suçu ve suçluyu övmek’ten Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Musa Gündüz ve 16 yaşındaki oğlu E.G. serbest bırakılırken, altı şüpheli tutuklanarak Maltepe Cezaevi’ne konuldu.
Kimliğim yok, azılı gerillayım!
Benzeri bir olay da iki hafta önce Şişli’de yaşandı. Kimlik soran polise “Dağ adamıyım, azılı gerillayım” dediği iddia edilen genç hastanelik oldu. Polis Kadri Turğut’u lince kalkışan 200 kişinin elinden kurtardığını söyledi, Turğut ise “Linç falan yok. Beni polis dövdü” diyerek şikâyetçi oldu.
Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazanan 20 yaşındaki Kadri Turğut, 7 Ekim’de Mecidiyeköy’de kimlik için durduruldu. GBT’sinde, PKK üyeliği ve propagandası iddiasıyla iki kez işlem yapıldığı ortaya çıktı. Turğut’un Şişli Savcılığı’ndaki ifadesine göre, polis “Yemediğin halt kalmamış” deyip küfretti ve boğazına sarıldı. Polisin iddiasına göre ise ‘Turğut, kimlik vermemekte direnmiş, “Ben Kürdistanyılım. Başkalarının polisine kimlik vermem, dağ adamıyım, azılı gerillayım” diye bağırmış, bunun üzerine 200 kişilik grup linç girişiminde bulunmuş, şahıs güçlükle kalabalığın elinden kurtarılmıştı.”
Turğut, ‘PKK propagandası ve memura mukavemetten’ çıkarıldığı Şişli Savcılığı’nda, lince uğramadığını, karakolda ve hastaneye götürülürken dövüldüğünü söyledi. Turğut’u linççilerin elinden kurtardığını öne süren polisin savunmasıysa “Şahsı polis merkezine teslim ederek olay yerine gittiğimizde linç etmeye kalkışan kalabalıktan kimseyi bulamadık” oldu. Tutuklanan Turğut ve avukatının bir üst mahkemeye itirası sonucu tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Turğut polislerden şikâyetçi oldu.