Beni Kürt askerlere dövdürdüler

Beni Kürt askerlere dövdürdüler

Mümtaz'er Türköne Abant'ta konuştu: İstiklal Marşı okutur, sonra da döverlerdi.

Abant Platformu'nunda konuşan MİT eski Müsteşar Yardımcısı Öneş, Türkiye'nin temel meselesinin demokratikleşme olduğunu belirterek "Özgürlükçü yeni bir anayasa şart" dedi.Abant Platformu'nun düzenlediği 'Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' başlıklı 17. toplantısının ikinci gün oturumları hararetli başladı. 'Geçmişin Muhasebesi' başlığı ile başlayan ve gazeteci-yazar Mehmet Altan'ın başkanlığını yaptığı toplantının 3'üncü oturumunda, Doç. Dr. Kemal Sayar, 'Biz ve Onlar: Kürt Sorununda Psikolojik Dinamikler'; Prof. Mümtaz'er Türköne, 'Kürt Siyasetinin Eleştirisi'; Ümit Fırat ise 'Türk Siyasetinin Eleştiri' sunumlarını yaptı.

BÜTÜN İÇİNDE BAKILMALI
MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, soruna bütünlük içinde bakılması gerektiğini belirterek, "Öncelikle gerçek demokrasiyi yakalama iradesini ortaya çıkaracak kitlesel bir dayanışma iradesini göstermeliyiz. Bu topraklarda yaşlanarak, kaynaşarak, mutlu bir şekilde ölmek istiyoruz Çok kritik, riskleri davet eden bir süreçte sorunu tartışmak içi buradayız. Genel hataları tekrarlama lüksüne sahip değiliz. Türkiye'nin bir kavşakta bulunuyor, kavşaktan aydınlığa çıkışını demokratik sistemin tesisiyle mümkün olacaktır. Bu sebeple Kürt sorunu ifadesi yerine Türkiye sorunu başlığında incelenmelidir" dedi.

Türkiye'nin temel meselesinin demokratikleşme olduğunu belirten Öneş “Türkiye'yi özgürlükçü yeni bir anayasa yapımına götürmek gerekir. Bu gelişim kaçınılmazdır. Bu sürecin doğru değerlendirilebilmesi doğru adım atılması durumunda Kürt sorunu dahil temel meselelerin çözümü için önemli mesafeler alınması mümkündür. Siyasi iktidar ve muhalefeti ile Kürt siyasi hareketi de yeni bir imtihanla karşı karşıyadır. Türkiye karşılaşabileceği riskleri ile değişim dönüşüm sancıları içindedir" diye konuştu. Prof. Türköne ise ele alınan sorunun çözümünde Türk-Kürt ayrımında çelişkiler bulunduğuna değindi.

KÜRT DAYAĞI YEDİM
Türköne, kendisinin 1980 darbesinin ardından MHP davasından Mamak Askeri Cezaevi'ne götürüldüğünü belirterek, Diyarbakır Cezaevi’ndeki kadar olmasa da kendilerinin de büyük sıkıntılar yaşadıklarına değindi. Türköne, ''Bize İstiklal Marşı okuturlardı. Sonra da döverlerdi. Bizi dövenler Kürt askerlerdi. Bugün Türkiye'nin durumu, Mamak askeri cezaevinden çok farklı değil'' dedi.

GÖNÜL KÖPRÜLERi KURMALIYIZ
Abant Platformunun ikinci gününde söz alan diğer konuşmacılar ise şunları söyledi:

Mehmet Metiner (Gazeteci yazar): Tüm hatanın devlette olduğunu söylemekte insafsızlık. Elinde silah olanları da eleştirmek gerekir. Kürt sorunu çözülmeden demokrasi gelmez demek yerine demokrasiyi geliştirerek Kürt sorununun da çözüleceğini görmek lazım"

Hüseyin Gülerce (Gazeteci yazar): Bugünlerde yaşanan Ergenekon Operasyonu sonuçları hayati öneme sahip. Bizi zorla birbirimize düşürmüşler. Bu terör ve şiddet devam ettiği sürece, dağda ölenler, gelen şehit cenazeleri bu meseledeki kararlılığını gösteriyor. Abant'ın verdiği mesaj şudur: Biz bu sorunu çözeriz. Gönül köprülerini kuralım. Hissiyatın önüne aklı ve mantığı getirelim. Demokratikleştikçe bu sorunun çözümü hızlanacaktır.

Doç. Dr. İhsan Dağı: Sorunun adı milliyetçilik. İster Türk, ister Kürt olsun farketmiyor. Kürt hareketi de şiddet siyasetini sorgulamalı. Kürt milliyetçiliği, Türk milliyetçiliğinden daha ahlaki olamaz.

Mustafa Akyol (Araştırmacı yazar): Tarihimizde Kürdistan bölgesi var olageldi. Türkiye'de artık bir coğrafi bugün Türkiye Kürdistandır, İstanbul başkenttir. Çünkü en büyük Kürt kenti İstanbul'dur. Bütün Türkiye aynı zamanda Türkistandır. Devlet ideolojisinde kendini kurgulamış olan medya, Kürt sorununda bir açılım yapmadı. Başörtüsü konusunda da yapmadılar.

Altan Tan (Araştırmacı yazar): Çözüm, yeni bir Anayasa ve birlikte yaşama sözleşmesinde. Vatandaşlık tanımı yapılmamalı, Kürtçe anadille eğitimin önü açılmalı.