BBP için BİRLİK ÇAĞRISI yapıldı

BBP için BİRLİK ÇAĞRISI yapıldı

Tabandan etkinliği olanlar, BBP'yi adres göstererek yeni bir açılım için çağrı yaptı.

Yayınlanan bildiride Türkiye’nin sorunlarına dikkat çekilip yeni bir uyanışın toplumda karşılık bulmasına vurgu yapılıyor. İşte bu bildiride öne çıkan konu başlıkları

Terör

Terörün arka planının tahlil edilmesinde ciddi yanılgılar söz konusu. Mevcut sınırlarımız içinde kalarak terör ile mücadele başarılı olamaz. Dağlıca ve Aktütün baskınlarına dikkat edilmeli

Ekonomi

Para politikaları ekonomik hayatın esası olamaz. İşsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün artıyor. Güçlü bir ekonomi için mutlaka teknoloji üreten bir ülke olmamız gerekiyor.

AB

Milletimiz AB ve Darbe sevdalıları arasında bir ikilemde bırakılmıştır. Demokrasiyi ve inanç özgürlüğü kurumsallaştırılmalı, Dünya ile barışık ancak Tarihi misyonumuzun gereklilikleri konusunda kararlı olunmalı.

Birlie Çağrı başlıklı bildiri şöyle:

RLİĞE ÇAĞRI

Dünya dengeleri değişiyor, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin kültür coğrafyasında Güç Merkezlerinin büyük bir mücadelesi kaçınılmaz görünüyor. İnsanlık tarihinin gerçeği olan ideolojik yapılanmalarla birlikte enerji kaynaklarının kontrol edilmesi bu Güç Merkezlerinin en önemli amaçlarındandır. Türkiye, kendi kültür coğrafyasındaki tarihi misyonu, enerji bölgeleri ve geçiş yolları üzerindeki potansiyel nüfuzu nedeniyle, Dünya Güç Merkezlerinin önemli hedefi durumundadır.

Yıllardır annelerimizin yüreği yangın yerine döndü, Millet olarak şehit cenazesi taşımaktan omuzlarımız nasırlaştı. Ancak üzülerek şahit oluyoruz ki, terörün arka planının tahlil edilmesinde ciddi yanılgılar söz konusu. Türkiye’nin mevcut sınırları içerisinde kalarak ve çeşitli güç merkezleri ile istihbarat paylaşımına giderek terör meselesini çözebileceğini düşünenler iyi bilmelidirler ki yapılan psikolojik operasyonların oluşturduğu hayal âleminde yaşamaktadırlar. Bu hayal âleminden çıkmanın yegâne yolu Dağlıca ve Aktütün baskınlarının arka planlarının doğru okunmasıdır.

Türkiye’nin kendi kültür coğrafyasında etkisizleştirilmesi amacıyla, Küresel Sermaye tarafından, antidemokratik süreçlerden faydalanılarak önemli ekonomik çökertme operasyonları yapılmıştır. Öncelikli olarak milletin değerlerine mesafeli olmayı kendi varlık nedenleri olarak gören imtiyazlı bir grup oluşturulmuş, akabinde ülke kaynakları bunlara peşkeş çekilmiş ve nihayetinde bunların elindeki imkânlar çeşitli ekonomik çökertme operasyonları ile bir bir alınarak Küresel Sermayenin asıl aktörlerine verilmiştir.

Türkiye’nin kültür coğrafyasında etkili bir dış politika izleyebilmesi ancak cari fazlası olan güçlü bir ekonomi ile mümkündür. Cari fazlası olan bir ekonomi araştırma, bilgi üretimi ve teknoloji geliştirilmesi süreçlerinin her alanda etkili olarak kullanılması ile sağlanabilir. Para politikalarını ekonomik hayatın temel argümanı olarak görenler iyi bilmelidir ki teknoloji üreten bir ülke olmadan güçlü bir ekonomi sahibi olmak mümkün değildir. Teknoloji üreten bir ülke için temel göstergeler olan Araştırma Geliştirme harcamalarının GSYH’ya oranı, kişi başına düşen bilimsel çalışma sayısı v.b. değerler bakımından Ülkemiz gelişmiş ülkelerin çok uzağında bulunmaktadır.

Sosyal barışın ve toplumsal ahlakın temel dinamiklerinden biri olan Gelir Dağılımındaki adaletsizlik maalesef onyıllardır, her geçen gün, yoksul ve orta gelir grubu aleyhine artmaktadır.

Büyüyen bir ekonominin en önemli göstergesi istihdamın artması ve dolayısıyla işsizliğin azalmasıdır. Ülkemizde işsizlik oranı soysal barışı tehdit eden sınırları aşmaktadır. Ancak toplumun milli ve manevi değerlere bağlılığı sosyal patlamaların meydana gelmesini engellemiştir.

Ülkemiz demokrasi ve insan hakları bakımından bir ikilemde bırakılmıştır. Milletimiz, antidemokratik taleplerin sahipleri ile kayıtsız ve şartsız AB sevdalıları arasında, tercihe zorlanmaktadır. Hiç kimsenin binlerce yıllık devlet geleneği olan, bin yıldan beri İslam’la şereflenmiş bir milleti AB talepleri ile bölünmek veya AB karşıtı antidemokratik oluşumlarla birlikte hareket edip özgürlükleri kaybetmek ikilemi arasında bırakmaya hakkı yoktur. Kayıtsız ve şartsız AB sevdalıları iyi bilmelidir ki Türkiye’nin kültür coğrafyasındaki tarihi misyonu kendi kaderidir ve bu kaderi yaşaması kaçınılmazdır. Antidemokratik taleplerin sahipleri ise demokrasi ve inanç özgürlüğünün yegane teminatının Büyük Türk Milletinin sarsılmaz inancı ve iradesi olduğunu unutmamalıdır.

İçinde bulunduğumuz bölgesel ve kısır iç politik gelişmelere karşı Türkiye büyük bir atağa geçmek zorundadır. Kendi kültür coğrafyamızda etkili politikalar izlememiz ve bu bölgelerdeki etkinliğimizi artırmamız iç politik, ideolojik bazı kaygılar ile değerlendirilmemelidir. Üzülerek belirtmek isteriz ki Türkiye’nin bu tarihi misyonu iç politikada bazı ideolojilere mahkûm edilerek taban bulması engellenmektedir.

Ülkemizde demokrasiyi kurumsallaştıracak, kendi kaynaklarımızı ve imkanlarımızı etkili kullanarak güçlü bir ekonomiye sahip olmamızı sağlayacak, Dünya ile barışık ancak tarihi misyonumuzun gereklilikleri konusunda kararlı ve iktidarda muktedir olma becerisini gösterecek bir Büyük Birliğin ve anlayışın ortaya konulması kaçınılmazdır. Bu anlamda bizler Büyük Birlik Partisinin 7. Olağan kurultayını önemsiyoruz ve Kurultayın ana konularından biri olacağı parti yetkilileri tarafından deklare edilen Güvenlik-Özgürlük-Refah projesini önemli bir açılım olarak değerlendiriyoruz.

Bizler, İktidar olmayı milletten başka referanslarda aramayan, Ay yıldızlı bayrağın gölgesinde kendi değerleri ve kültürüyle mutlu ve müreffeh bir şekilde yaşama özlemi duyan, herkesi Büyük Birlik Partisi saflarında güç birliğine davet ediyoruz.

BİLDİRİ SAHİPLERİ

Mustafa GÜÇLÜ

Dr. Selçuk ÖZDAĞ

Bayram KARACAN

Ahmet YELİS

Ahmet Lütfü AKKUŞ

Cengiz BALCI

Mustafa ASLAN

Veysi ERKEN

Melih PERÇİN

Ahmet TÜRK

Hilmi GÜNEŞ

Dr. Yavuz HAN

Cihangir EKİCİ

Yaşar KOÇ

Halil İbrahim YILMAZ

Doğan ÖZTAŞKIN

Selim ŞİMŞEK

Aydoğan BİLİR

Özcan HACIHASANOĞLU

Hüseyin BERÇİN

Hüseyin TUTUMLU

Yusuf Ziya AKDOĞAN

Adnan CAN

Vural TURAN

Ali İhsan YILMAZ

Mehmet YETER

Ali K. ÖZEN

Kemal TEKOĞLU

Kaya KANPOLAT

Hasan SEYMEN

Ünal UYUMAZ

Hanifi BATI

Yusuf AKGÜL

Eyüp HARBİ

Muhammed G. CAVLI

Erkan GÖKÇE

Fevzi KOÇOĞLU

Cevat ÖZER

Veysel AŞKIN

Zafer TÜTER

İrfan CEP

Şahin BİLGİÇ

Hilmi KARAKILIÇ

Hacı Bayram AKYURT

Suat ORHANOĞLU

Osman SEÇKİN

Sunar ÇAM

Gürdal DEMİRCİ

Alperen TUNALI

Memduh ATALAY

Mustafa ÖNAY

Mustafa ŞİMŞEK

Mahmut PEŞİN

Abdullah HAS

Murat ALBAYRAK

Zeynel Abidin PAYAS

Atila EFE

İsmail KARATEKE

Harun Şimşek

Ahmet ULU

Şinasi ÇAĞATAY

İsa ARMAĞAN

Osman YILMAZCAN

Mustafa KUVANCI

Hasan ARAS

İbrahim KURT

Recep EKİCİ

Ernail AKBULUT

Fikret ASLAN

Ali İhsan GÜÇLÜ

Ferdi KARAASLAN

İsmail KULBAK

İbrahim Ethem UYSAL

Mehmet TOSUN

Sunullah PEKER

Mehmet ASLAN

Necati KAHVECİOĞLU

İsmail AYBAR