Bbabaoğlu: Üniversitelerde kavga bitecek
AK Parti Konya milletvekili Babaoğlu, Memleket'e önemli değerlendirmeler yaptı.
Bakanlar Kurulu tarafından yayınlanan kararnamede ilk dikkat çeken, rektörlük seçimlerinin kaldırılması oldu. Konuyu gazetemize değerlendiren Konya Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, yeni sistemle üniversitelerin başarı çıtasını yükselteceğini ve adaylar arasındaki çatışmaların biteceğini söyledi
.jpg)
Bakanlar Kurulu tarafından yayınlanan kararname ile rektörlük seçimleri kaldırıldı. Seçimlerin kaldırılmasını gazetemize değerlendiren akademisyen kökenli AK Parti Konya Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, yeni sistemden üniversite camiasının memnun olduğunu ifade etti. Babaoğlu, “Bundan sonraki süreçte adaylar arasındaki çatışmalar son bulacak. Seçimlerden yaklaşık 1 yıl önce başlayan seçim çalışmaları ve seçimin ardından geçen 1 yıl, sistemde 2 yıllık bir vakit kaybına da neden oluyordu. Rektörler adeta siyasetçi gibi vaatler veriyorlardı. Ayrıca rektörlerin destekçileri bir beklenti içerisine giriyordu. Böylece rektör adayları ve destekçileri arasında da rekabetten öte yıpratmaya yönelik birçok dedikodu ortaya çıkıyordu. Bu sistemle birlikte önceki dönemde yaşanan sorunlar ortadan kalkmış olacak. Üniversitedeki akademisyenler bu tür konulara kafa yormadan, tamamen eğitim sistemine kendilerini odaklayacak ve eğitim kalitesi de bu şekilde artmış olacak. Üniversitelerde akademik özerkliğe bir etki yapacak durum ve saflaşmalar ortadan kalmış olacak. Bu karar alındıktan sonra itirazların olmaması da bu sistemin daha iyi olmasıyla alakalıdır” dedi.
Rektörlük seçim sisteminin gündeme gelmeden önce sistemin değişimi için TBMM’ye önerge sunduklarını ve bu önergeye CHP’nin engel olduğunu hatırlatan Babaoğlu, “Bu karar Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) çıkmasaydı AK Parti Milletvekilleri olarak yeniden meclis gündemine taşıyacaktık” şeklinde konuştu. Akademisyen kökenli bir vekil olan Mehmet Babaoğlu, rektörlük seçim sistemindeki değişiklikten mutlu olduğunu ve yeni sistemi desteklediklerini söyledi.
REKTÖRLERİN SORUMLULUKLARI ARTACAK
Türkiye’de görev yapan Rektörler ile diğer ülkelerde rektörlük yapanları kıyaslayan Babaoğlu, “Türkiye’de rektörlük sisteminin maddi kazancının yüksek olması, imkânlarının fazla olması herkesi rektör olmaya iştahlandırıyor. Diğer ülkelerde rektörlük aslında riskli ve bir o kadar sorumluluğu olan bir iş. Ayrıca maddi kazançları bizimki kadar yüksek değil. Türkiye’de ise verilen imkânlar neticesinde rektörlük tatlı bir makam olduğu için bu kadar kavga yaşanıyordu. Rektör olmakla iş bitmiyor, asıl iş akademik başarıların artırılması, üniversitenin gelişimi, üniversitelerin dünyadaki yeri gibi konularda da rektörlerin hesap vermesi gerekiyor. Eğer bu sorumluluklar bilinerek rektör olunursa rektörlük gerçekten yapılmış oluyor. Mevcut sistemde seçilen rektör sadece özlük haklarıyla ilgili kısımlarla ilgileniyor ve üniversitelerin gelişmesi hızlı olmuyor. Bunların yanında rektörün 4 yıllık görevi sonunda yaptığı işlere de bakılmıyor ve hesap sorulmuyordu. Atama sistemiyle başarı seviyesi yükselecek ve fitne, birbirine iftira atmalar gibi olaylar bitmiş olacak. Rektörlerin sorumluluğu artacak. Bu sistemin üniversitelerimize faydası olacağını ve zaman kaybı yaşanmasını önleyeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
.jpg)
1 AYDA REKTÖR İŞLEMİ TAMAMLANIR
Yine sistemin detaylarını da anlatan Mehmet Babaoğlu, “Bundan sonraki süreçte YÖK üniversite içerisinden veya dışarıdan 3 aday belirleyerek Cumhurbaşkanına sunacak. Cumhurbaşkanı ise o üniversite için en uygun adayı atayarak görevlendirmiş olacak. Genelde üniversite içerisinden kimlerin olabileceği araştırılması yapılır en uygun akademisyenler belirlenir ve cumhurbaşkanı da o isimler arasından seçer. Bunların tamamı bir ay içerisinde olup bitecektir” dedi.
TEKNİK ÜNİVERSİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI!
Konya’da üniversite öğrenci sayısının yüksek olduğunu ve kapatılan Mevlana Üniversitesiyle birlikte Konya’da yeni bir üniversite ihtiyacı doğduğunu dile getiren Milletvekili Babaoğlu, Konya’ya teknik üniversite kurulması gerektiğini söyledi. Babaoğlu, “Bu konuyla ilgili ben bir rapor hazırladım. Ak Parti Milletvekillerimiz Ahmet Sorgun ve Ahmet Davutoğlu’yla birlikte Başbakanımıza, bir Teknik Üniversitenin kurulması talebimizi sunduk. Biz Konya olarak bir Teknik Üniversite istiyoruz. Bu teknik üniversite kamuoyunun da bir talebiydi. Hazırladığım raporda; organize sanayi bölgemiz içerisinde hazır olan yere bir teknik üniversite kurulabileceğine yer verdik. Bu konuyla sürecin işlemesi ve konu üzerine detaylı çalışmaları başlattık. Cumhurbaşkanlığımız ve YÖK’ten gerekli desteği alarak teknik üniversite kurulmasını umuyoruz. Özellikle Konya Ovasında olan KOP bölgesinde bir teknik üniversite yok. 8 il olan bu bölgede 11 üniversite var fakat teknik üniversite bulunmuyor. Bizim bu coğrafyada kuraklıkla ilgili ciddi çalışmalar yapacak ve bölgeyi dönüştürecek bir teknik alanı olan, sanayiyi destekleyen, katma değerleri yüksek bir teknik üniversiteye ihtiyaç var. Bunlarla birlikte ulaştırma ve enerjiyle desteklendiğinde teknik üniversitenin bölgeye büyük faydası olacaktır. Bu konuyla ilgili somut adımlar önümüzdeki günlerde gelecek. Daha sonraki yıllarda da Hz. Mevlana’nın ismine yakışır bir sosyal bilimler üniversitesi düşünüyoruz” dedi.
“FETÖ İNSAN VE PARA KAYNAĞINI EĞİTİMDEN SAĞLADI”
FETÖ örgütünün devlet kadrolarına adam yerleştirmeyi 40 yıl öncesinden başlattığını söyleyen Babaoğlu, “Geniş kitlelere hitap etmek ve para kazanmak için en uygun yerleşme yerlerini eğitim camiası olarak belirlediler. Bu örgütün lise ve dershanelerle birlikte sistemi kurgulayarak ve bir sonraki aşamada üniversitelere girerek bu günlere geldiklerini görüyoruz. Bunların yanında Türkiye’de Mevlana, Fatih, Melikşah gibi tarihi ne kadar değerimiz varsa kurdukları üniversitelere bunları isim olarak vermişler. Bu benim içimi en çok sızlatan konulardan biriydi” şeklinde konuştu.
“HDP’Lİ VEKİLLER HADLERİNİ AŞTILAR”
HDP’li milletvekillerinin tutuklanması hakkında konuşan Babaoğlu, “15 Temmuz başarılı olsaydı ülkeyi 50 yıl geriye götüreceklerdi. Şu anda hem ekonomik olsun hem de siyasi algılar olsun yapılan saldırılar çok net. Hem PKK Hem de HDP dışarıdan saldıran bu güçlere destek veriyorlar. Ülke aleyhine faaliyetleri yürüten bir gazete olan Cumhuriyet gazetesi de bunlarla iş biriliği içerisindedir ve terör odaklarının sözcülüğünü yapmaktadır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın güçlü yönetimi ve iradesi, Halkımızın desteğiyle birlikte bu terör örgütlerine geçit vermeyecektir. Hem Türk halkı hem de Kürt halkı bu ülkenin birliğinden yanadır. HDP, Kürt Halkını barış getireceğiz vaatleriyle kandırdılar. Seçimlerde 80 milletvekili alarak meclise girdiler. Bunları yaparken PKK ve diğer terör örgütleriyle bağlarını koparmadılar. Siyaset yapın diye halk bu milletvekillerini seçti, meclise girince savaş ve kan getirecek oyunlar yaptılar. Yerel seçimlerde kazandıkları belediyeler bile PKK’ya hizmet vermeye başladı. Kürt halkı artık ben barış içerisinde yaşamak istiyorum dedi ve bunlara destek vermedi. Biz bu toprakları Kürt – Türk olarak kazandık, onların bu ülkeyi bölmesine müsaade etmeyiz. İfade vermeye gitmeyeceksin daha sonra haklıyım diyeceksin. Milletvekillerine dokunulmazlığın kaldırılmasıyla birlikte Ak Partiden de MHP’den çağırılan milletvekilleri ifade vermeye gitti. HDP’li vekiller bu ülkenin hukuk kurallarına uyacak ve teröre destek vermekten vazgeçmesi gerekiyor. Haddini aşana bu memleket gereğini yapar. Kürt Halkı da bu vekillerin ne olduğunu anladı ve artık sizin arkanızda durmuyorum diyebildi” şeklinde konuştu. Servet R. Çolak - Memleket