'Başörtüsü için hemen çözüm istiyoruz'
İnanç Özgürlükleri Platformu 161. hafta basın açıklaması yine Kayalıpark meydanında yapıldı.
161 kez bir araya gelen platform üyeleri, bu haftaki buluşmalarında başörtüsü sorununa ve Pakistan yardımına değindi. Açıklamayı platform adına Ersoy Kağnıcıoğlu okudu. “Tartışmasız, tartışılamaz değerler vardır” diyen Kağnıcıoğlu, “Gündem, en hararetli şekliyle Başörtüsü. Karşı olanlar, susanlar, seslerini çıkartmaya cesaret edemeyenler, bir gününü, fırsatını bekleyenler, umudunu kaybedip yorgun düşenler, oturanlar, herkes şimdi başörtüsü konuşuyor. Başörtüsü için açıklamalar, başörtüsünün, tipi, çeşidi, türü, şekli, adı üzerinden yorumlar. Herkes bir açıklama yapıyor. Ve bu kronikleşmiş sorun bir an önce çözülsün istiyorlar.
Biz hiç kimseye, bugüne kadar neredeydiniz demiyoruz! Yıllardır süren bu mücadele de, kararlılığın ve yılgınlık göstermeden direnmenin sonuçlarının alınacağına kesinlikle inanıyoruz. Bu sorunun çözümü hususunda samimiyetle gayret gösteren herkese teşekkür ediyoruz. Fakat bu sorunun bugün tartışıldığı şekliyle çözümüne olan inancımız tam değildir. Çözüm diye sunulan önerilerin kabulü de mümkün değildir. Biz, kayıtsız şartsız, hiçbir sınırlama getirilmeksizin, zaman ve mekan şartları öne sürülmeden, bir "Çözüm" istiyoruz!” dedi.
GEÇİCİ ÇÖZÜMLER İSTEMİYORUZ
Kağnıcıoğlu, “Problemin sınırlarının hafifletilmesinin ve belirli alanlarda sorunun giderilmesinin bir çözüm değil, çözümü zorlaştırıcı bir faktör olacağına inanıyoruz. Geçici çözümler üretmek, problemi çözümsüz hale getirip, mutlak çözümün süresini uzatmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Kimse kendisinde başörtüsünün şeklini, ölçüsünü belirlemeye kalkma yetkisini görmesin! Bu hak ancak Allah ve Rasulünündür. Hadlerini aşanların akıbetine tarih şahitlik etmiştir. Başörtüsünü, siyasal bir getirim haline çevirip, ondan oy kotarmak için yapılacak olan geçici ve sınırlı çözümler, Müslüman halkımızın beklentilerine cevap vermeyecektir.
Bizim çağrımız başörtüsünün bütün alanlarda, kayıt ve şart altına alınmaksızın, hiçbir sınırlandırma getirmeden özgür olmasınadır. Mücadelemiz de başörtüsüyle sembolleşen, tüm inanç ve haklara yönelik baskıların kaldırılmasına, hak ve adaletin tesisine yönelik bir mücadeledir. Her özgürlük kazanımı mücadelemizin haklılığını gösterip kararlılığını arttıracaktır. Başbakanın islam'a ve Müslümanlara düşmanlığıyla bilinen, NATO'nun genel sekreteri, dolayısıyla işgal kuvvetlerinin başkomutanı olan, Rasmussen'le olan ikili görüşmelerinin, Afganistan işgalinin 10. Yıldönümüne denk gelmiş olması gayet manidardır. NATO kuvvetlerinin Afganistan'da sivillere yönelik saldırılarını arttırdıkları, Pakistan'da da aynı saldırıların sınırlarını genişlettikleri bir dönemde, işgalci NATO genel sekreterinin başbakana işbirliğinden dolayı teşekkür etmesi, yeni işlerde birliktelik temennisi gerçekten utanç verici bir durumdur.
Türkiye'nin bir an önce NATO ile ilişkilerini gözden geçirmesi, ülkemiz insanını işgalcilerin işbirlikçisi konumuna düşüren bu durumdan kurtarması gerekmektedir. Pakistan halkının ve bazı yöneticilerinin, Pakistan'a yönelik bu saldırıları işgal olarak nitelendirip Amerika'ya karşı tavır alma çağrıları. nı Pakistan'ın onuru ve geleceği açısından önemli bulmaktayız. Türkiye'nin de onurlu bir politika sergileyerek nükleer bombaların depoları haline getirilmiş olan ve işgallerin lojistik destekçisi başta incirlik olmak üzere tüm üsleri kapatmaya yönelik bir girişimde bulunmasını acilen talep ediyoruz” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket