Başkan’dan Başbakan’a mektup
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Memleket’e özel açıklamalarda bulundu
KTO Başkanı Selçuk Öztürk, KTO yönetim Kurulu Üyesi Metin Sağlam ile birlikte gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette son günlerdeki gelişmelere paralel esnaf ve tüccarın durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. İşletmelerin, 17 Aralık operasyonunun Türkiye’ye olan maliyetini omuzlamaya devam ettiğini anlatan Öztürk, “Henüz büyük ölçekli işletmelerde kapanma ve önemli düzeyde işçi çıkarma gibi bir durum söz konusu değil. Fakat ayakkabı sektöründe lokal bazda işçi çıkarıldığını görüyoruz” dedi.
HER TÜRLÜ TEHDİDİ AŞARIZ
Sanayici ve esnafın durumuyla ilgili ciddi çalışmalar yaptıklarını ve bunları dosya haline getirdiklerini kaydeden Öztürk, “Başbakanımıza bir mektup yazıyorum. Bu mektupta hem Konya’ya ilgili hem de Türkiye’deki gelişmelerle ilgili önemli tespitlerimiz yer alacak. Başbakanımıza işletmelerimizin yaşadığı sorunları da bu mektupla aktaracağız. Türkiye’nin büyüme hedeflerine yönelik her türlü tehdidi aşacağımıza inanıyorum” diye kaydetti
LİRA’NIN DOLAR KARŞISINDAKİ KAYBI YÜZDE 20’Yİ AŞTI
Son günlerde yaşanan olayları, faiz artırımı ve döviz kurlarını da değerlendiren Öztürk, “Fed kararları, yurt içinde yaşanan yüksek siyasi tansiyon ve spekülatif baskılar sebebiyle aşırı artan döviz kuru karşısında, Merkez Bankası olağanüstü toplanarak faizde sert bir artışa gitmiştir. Türkiye'de geçmişte ekonomik kriz algısı olan kur-faiz-enflasyon artışı noktasına ne yazık ki geri gelinmiştir. Gelinen süreçte liranın 1 Mayıs'tan itibaren dolar karşısında değer kaybı yüzde 20'yi aşmıştır. Faizde ise iki kat artış gerçekleşmiştir. Ortaya çıkan belirsizlik durumu neticesinde kaybeden ülke ekonomimiz ve özel sektörümüz olmuştur. Kazanan ise yurt içinde ve yurt dışındaki büyük tefeciler olmuştur. Faiz artışının zararlarını orta ve uzun vadede göreceğiz. Ekonomik daralma, işsizlikte artış, bütçede açığın büyümesi, sorunlu kredi hacminde tehlikeli tırmanış gibi eğilimler ortaya çıkacaktır. Sonuçta faiz artışı ithalatı cazip hale getirecek, böylelikle Türkiye üretim ve ihracat yapamayan bir ülke haline gelecektir.” dedi.
DIŞ TİCARET AÇIĞI KAPANIYOR, CARİ AÇIK ÇIKIYOR
Türkiye’nin cari açık problemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Türkiye ekonomisinin çok uzun yıllardan beri devam eden birçok programlar denemesine rağmen bu temel problemi tam çözemedik. Türkiye’nin cari açıkla yüzleşmesi daha sonraki yıllarda oldu. Aslında hep cari açık veren bir ülke olmamıza rağmen, ülke ekonomisinin çok büyük olmaması ve büyümenin de çok büyük olmaması kaynaklı hep ihmal ettiğimiz bir konuydu. Son bir yıldır bu konuyla yüzleşmeye başladık. Toplam dış ticaretten ve diğer döviz hareketlerinden elde ettiğimiz gelir ve giderin arasındaki farka, önce dış ticaret açığı diyoruz. Bunun turizmle diğer kalemlerle bazılarını kapatıyoruz. Sonra cari açık ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Sami Gediz-Memleket
