Bakanlıktan Erol Güngör kitabı

Bakanlıktan Erol Güngör kitabı

1984 yılında hayatını kaybeden Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Erol Güngör, Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanan kitapta hayatı ve düşünceleri ile karşımızda.

Türk düşünce tarihinin son dönemlerine kalıcı izler bırakmış bir isim, kapsamlı otobiyografisi ile karşımızda. Erol Güngör kitabı, vefatından 23 yıl sonra Kültür Bakanlığı tarafından hazırlandı.


Kırşehir’de doğup büyüyen Güngör, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başladığı üniversite eğitimini Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ın yönlendirmesiyle aynı üniversitenin sosyal psikoloji bölümünde tamamlıyor. Düşünce dünyasının en tartışmalı konularına kafa yoran Güngör, Türk Milliyetçiliği içinde Ziya Gökalp - Mümtaz Turhan geleneğini devam ettiren ve bugüne taşıyan en önemli isimlerden. Güngör uzun süre Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Selçuk Üniversite Rektörü olarak da görev yaptı.


Güngör’ün oluşmasında büyük pay sahibi olduğu gelenek, eserlerinin yanında düşüncelerini bugüne taşıyan öğrencileri aracılığı ile de devam ediyor.


Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne akademik çalışmalara Güngör’ün yanında başlayanlardan. Hocasını, “çatışan veya uzlaşan medeniyetler arasındaki sorunu çözmek isteyenlerin başvuracağı ilk kaynak” olarak tanımlıyor. Beşir Ayvazoğlu’na göre ise ideal Türk aydını prototipini teşkil etmekte Göngör.


Murat Yılmaz’ın hazırladığı biyografi çalışması Erol Güngör’ün soy ağacı ve ailesi ile yapılan röportajlarla başlıyor. Bir ilim adamının çocukluğundan itibaren izlendiği çalışma, hem Güngör’ün ilmi çizgisini daha yakından görmek ve mümkün olduğunca tanımak hem de bu serüvenin yol gösterici olması hasebiyle anlamlı. Hocalarından devraldığı geleneği daha demokratik, tarihiyle daha barışık, muhafazakâr ve liberal renklerle yeniden kuruyor Güngör. Sahip olduğu birikim ve dünya görüşüne duyduğu güvenle sadece bir önceki düşünceyi geliştirerek aktarmakla kalmıyor. Yeri geldiğinde daha iddialı çıkışlar yapıyor, aklına yatmadığında ise Gökalp’in kültür / medeniyet ayrımına karşı koyduğu gibi üstatlarının bazı fikirlerini reddetmekten çekinmiyor. Güngör’ü okurlarının karşısına hem özel hayatı hem de ilim adamı kimliği ile çıkaran kitabın tam da milliyetçiliğin tartışıldığı günlerin öncesinde yayımlanması ise anlamlı. Memleket