Bakanlar Kurulu Toplantısı
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş: (2)"(Düşürülen Rus uçağı) Uçakla ilgili şu anda elimizde kayıt edilen, herkesin ortak kanaldan tesbit etmiş olduğu haberleşmeler, uluslararası camiada herkesin elinde olabilecek şekilde mevcuttur. Rus tara
ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, düşürülen Rus uçağına ilişkin, "Uçakla ilgili şu anda elimizde kayıt edilen, herkesin ortak kanaldan tesbit etmiş olduğu haberleşmeler, uluslararası camiada herkesin elinde olabilecek şekilde mevcuttur. Rus tarafının da bundan istifade edebileceğini ümit ediyoruz" dedi.
Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş, angajman kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye sınırları içinde düşürülen Rus uçağının kara kutusunun açılması sonucu yapılan incelemeler çerçevesinde, kara kutuda kayda değer bir bilgiye rastlanmadığının Rus yetkililer tarafından açıklandığını söyledi.
Uçağın seyrine dair bütün yapılan haberleşme ve görüşmenin Türkiye tarafından kayıt altına alındığını ve NATO tarafından da teyit edilen haberleşmenin ilgili askeri kanallarla Rusya'ya verildiğini ifade eden Kurtulmuş, "Uçakla ilgili şu anda elimizde kayıt edilen, herkesin ortak kanaldan tesbit etmiş olduğu haberleşmeler, uluslararası camiada herkesin elinde olabilecek şekilde mevcuttur. Rus tarafının da bundan istifade edebileceğini ümit ediyoruz" dedi.
Kurtulmuş, Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşma konusunda da kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin vazifeleri olduğunu İsrail ile normal seyrinde giden ilişkilerin kesilmesine neden olan tarafın Türkiye olmadığını belirtti.
- İsrail ile ilişkiler
Mavi Marmara Gemisi ile Türk vatandaşlarının uluslararası sularda insani yardım malzemesi götürürken şehit edildiğini ve İsrail ile diplomatik ilişkilerin kesildiğini anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"İlişkilerin kesilmesi Türkiye tarafının hatasıyla değil, İsrail'in o günkü yöneticilerinin son derece gaddarca uluslararası hukuka hiçe sayarak yaptığı saldırı sonrasındadır. Bunu hatırlatmayı önemli görüyorum. Uluslararası hukukta bir çok alanda Mavi Marmara konusunda İsrail’in saldırgan tavrının mahkum edildiği, bir çok raporun yayınlandığını da not düşmek isterim. Özellikle 27 Eylül 2010'da Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Komitesi'nin bu konudaki yaptığı açıklama da uluslararası kamuoyunun elindedir. Bu süre içinde Türkiye, o zaman başbakan olan Cumhurbaşkanımız ve ilgili yetkililer tarafından defaatle İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi için 3 temel şartın vazgeçilmez olduğunu açıklamıştır. Bunlar İsrail'in Türkiye'den özür dilenmesi, bu olayda şehit edilenlerin ailelerine, yakınlarına tazminat ödenmesi, üçüncüsü ise Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılmasıdır.
Şimdiye kadar bu sure içinde 2013 yılında İsrail Başbakanı Sayın Netanyahu tarafından bir özür beyanı yapılmıştır. Birinci şart yerine getirilmiştir. İkinci ve üçüncü şartın yerine getirilmesi için de Türkiye ve İsrail tarafının teknisyenleri arasında görüşmeler sürdürülmektedir. Müzakereler devam ediyor. Müzakere süreci siyasi olarak kesinleşmiş bir noktada değildir ancak müzakereler olumlu bir istikamette devam etmektedir."
Kurtulmuş, müzakereler kesinleşmiş bir noktaya geldiğinde bunu bütün kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşacaklarını, bu anlamda pozisyonlarının belli olduğunu, başında itibaren pozisyonlarında hiçbir değişiklik içinde olmadıklarını ifade etti.
Türkiye'nin hem tazminat konusunda hem de Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması konusunda taleplerini dile getirdiğini anlatan Kurtulmuş, "Görüşmelerin bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor. Kesinleştiğinde teknisyen düzeyinde devam eden görüşmeler siyasi noktaya taşınacaktır. Bu aşamada yapılacak açıklama budur. Bunun dışındaki açıklamalar İsrail-Türkiye görüşmeleri arasındaki resmi seyri anlatmamaktadır" dedi.
- Keçiören'deki yangın
Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu'nda Keçiören'deki Osmanlı Halk Pazarı’nda meydan gelen yangının da gündeme geldiğini, pazardaki iş yeri sahiplerinin mağduriyetlerinin giderileceğini, bununla ilgili hangi desteklerin sağlanacağını Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yarınki AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda paylaşacağını dile getirdi.
Bakanlar Kurulu'nda bazı kararnamelerin de görüşüldüğünü belirten Kurtulmuş, elektronik kimlik kartı ile ilgili yasa tasarısının reform eylem planının önemsediği maddelerinden biri olduğunu bugün onu da Meclis'e sevk edeceklerini belirtti.
- Terör operasyonları
"Ankara'daki patlama sonrasında 5233 Sayılı Kanun yani onlara bir terör tazminatı ödenmesi gündeme gelmişti. Bu yasanın orada, Güneydoğu'da mağdur olan vatandaşlar için uygulanması da söz konusu olacak mı?" sorusuna üzerine Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Ankara'da meydana gelen patlamanın spesifik bir olay olduğunu, 12 ilçeyi kapsayan terör olaylarının ise spesifik olmadığını vurguladı.
12 ilçeyi kapsayan terör olayları nedeniyle ilçelerde sokağa çıkma yasağının uygulandığını belirten Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla burada daha kapsamlı bir meseleyle karşı karşıyayız. Bunun için çok titizlikle bu konu çalışıldı. Müsaade ederseniz teferruatını yarına bırakalım. Terör örgütü işi neden bu safhaya getirdi? 'Biz kalkar bu mücadeleyi yaparız, silahla, bombayla işleri sürdürürüz, bölge halkı da bize destek verir' zannettiler ama gördük ki çok şükür bölge halkı destek vermedi. Destek vermedikçe terör örgütünün de bu anlamda bir yerde, daha fazla strateji değiştirdiğine şahit olduk. Hatta bu anlamda daha saldırgan bir tavrın içerisine girdiğine de şahit olduk. Vatandaşlarımızın, kendilerince başkaldırı taleplerine cevap vermemeleri sonucu örgüt, hendekler kazdı, içine bombaları yerleştirdi ve bu sefer kendi yaşadıkları yerde vatandaşları hendeklerde, hendeğin ortaya çıkardığı o çatışma ortamı içinde hem teröristlerin silah attığı bir ortam hem de sokağa çıkma yasağının mecburen korunması sonucu ortaya çıkan hava içerisinde vatandaşlarımızı çok da büyük bir baskı altına almaya çalıştı."
Terör olayları nedeniyle iş yerlerini açamayan vatandaşların olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bütün geçimlerini hatta bir kaç ailenin, büyük ailelerin geçimlerinin tek bir dükkana bağlandığı çok sayıda aile var. Bu insanların maalesef kendi iş yerlerini açamamaları, evlerinden dışarı çıkamamalarına terör örgütünün faaliyetleri vesile oldu" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Böyle bir ortam var, bu ortam dolayısıyla bu insanlar, ne yapalım, böyle bir mağduriyete katlansınlar diyemeyiz. Teröristlerin amacı vatandaşlarımıza hayatı çekilmez hale getirmek, onlara 'siz bize destek vermiyorsanız, biz de sizi böyle bir baskının içerisine koyuyoruz' demek istiyorlar. Biz de vatandaşlarımızın hükümeti olarak diyoruz ki; Bizim amacımız da bu baskıların altında olan vatandaşlarımızın her türlü mağduriyetini gidermektir.' Bu mağduriyetleri gidermeyi de bir vazife olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim" değerlendirmesinde bulundu.
- "Orada Türk askerinin eğitimi devam edecek"
Başika kampındaki Türk askerleriyle ilgili yöneltilen soru üzerine Kurtulmuş, "Orada Türk askerinin eğitimi devam edecek. Şu anda bizim oraya ilave gönderdiğimiz askerimizin temel amacı DAEŞ'e karşı mücadeledeki hassasiyetimizi arttırmak ve oradaki askerlerimizi daha iyi koruyabilmekti. Şimdi bu ilave olarak gönderilen askerlerin bir kısmı geri noktalara çekilmişlerdir ama şunu da söyleyeyim yine hassasiyetle oradaki varlığımızı hiç bir şekilde tehlikeye atmayacak, başka yerlerdeki varlığımızı da tehlikeye atmayacak şekilde teyakkuz halinde olduğumuzu ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.
(Bitti)
AA
Kaynak: