Bağış: Herşeye rağmen of bile demediler
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye'de tasavvuf edebiyatı ehli çok sıkıntı çekti. Her şeye rağmen 'öf' demediler'' diye konuştu.
Bağış, Türkiye Yazarlar Birliği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 4. İstanbul Edebiyat Festivali kapsamındaki ''2012 Edebiyat Mevsimi Ömür Boyu Ödülleri'' törenine katıldı.
Törende konuşan Bağış, Türkiye'de aydın olmak konusunda, ''Ülkemizde 'düzmece' aydınların yıllarca millete 'olacak o kadar' dedikten sonra millete 'olmaz bu kadar' dedirttikleri bir dönemde, gerçekten aydın olan, milletin derdiyle dertlenen bir toplulukla bir arada olmaktan mutluyum'' ifadelerini kullandı.
Bağış, bu yılki temanın ''tasavvuf'' olarak belirlenmesinin çok önemli olduğunu dile getirerek, ''Tasavvuf ehilleri de bu alanı, daha doğru bir ifadeyle bu aşkı 'Ehline helal, na ehle haram' olarak tanımlayarak, konunun anlamına vurgu yapmışlar. Temennimiz, Allah katında tasavvuf ehli olabilmektir'' dedi.
Konuşmasında, Hz. Mevlana'nın, ''Dinle, bu ney neler hikayet ediyor. Ayrılıklardan şikayet ediyor. Kestiler beni bir kamışlıktan. Feryadımla ağladı cümle insan'' sözlerini hatırlatarak, insanın da kamışa benzediğini, zaman ve işlenmeyle kamil insan olduğunu söyledi.
Bağış, böyle bir toplantının İstanbul'da yapılmasının önemine işaret ederek, İstanbul'u tasavvufun da başkenti olarak niteledi.
''İstanbul, insanı tek başına hakikate ulaştıran, bu muhteşem tasavvuruyla insana hakikate ulaşan yolların kapılarını açan bir şehirdir. Gerçekten Peygamberimizin müjdesine nail bir komutanın fethettiği bu şehirde aslında tasavvufu iyi anlamak, gelecek nesillere iyi aktarmak çok önemli bir vazife'' diyen Bağış, Fatih Sultan Mehmet'in ''İstanbul'u elde tutmak için ne yapılması gerekir?'' sorusunun cevabını aramasına vurgu yaptı.
Bağış, tasavvuf için önemini yinelediği İstanbul'un, farklı inançların özgürce ve barış içinde yaşadıkları bir şehir olduğunu söyledi.
Tasavvuf ehlinin Türkiye'de çok fazla sıkıntı yaşadığını aktaran Bağış, şunları kaydetti:
''Türkiye'de tasavvuf edebiyatı ehli çok sıkıntı çekti. Her şeye rağmen 'öf' demediler. Sabrettiler, çünkü onlar tasavvuf ehliydiler. Allah onların sabırlarını gelecek nesillere versin ama onların yaşadığı çileleri vermesin. Bir daha bu ülkede insanlar inançlarından, değerlerinden, görüşlerinden dolayı zulüm yaşamasın.''
-Yayıncılıktaki rakamlar-
Bağış, Türkiye'de yayıncılık alanında yaşanan gelişmeleri rakamsal olarak şöyle açıkladı:
''Ülkemizde 2011 yılı sonu itibarıyla yayımlanan toplam kitap adedi yaklaşık 500 milyona ulaşmıştır. Sadece 2011 yılında yayımlanan eser sayısı ise 43 bin 190'dır. Kitapla birlikte diğer yayın türleri de dikkate alındığında, ülkemiz yayıncılık sektörünün 4.5 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaştığı görülmektedir. Hükümet olarak 2012 yılı itibarıyla 57 ülkede 54 farklı dilde bin 351 eserin Türkçe'den diğer dillere çevrilmesine destek verdik. Bunlardan 850'si yayımlanarak 57 dilde okuyucusuyla buluşmuştur.''
Bağış, konuşmasının ardından Prof. Dr. Mustafa Tarhalı'ya, ''Türk Tasavvuf Kültürüne Hizmet'' ödülünü verdi.
Gecede, Tarhalı dışında Mustafa Kara, Süleyman Uludağ ve Tuğrul İnançer de aynı ödüle layık görüldü.