Atatürk’ün ikinci evi; Konya ve Atatürk evi
Mustafa Kemal Atatürk, Konya ile olan bağını önemsemiş, Konya’ya özel ilgi duymuş ve bu sevgiyi bilen Konyalılar da Atatürk’e bu evi hediye etmişlerdir
Atatürk Evi Müzesi, Atatürk Caddesi üzerinde 1912 yılında inşa edilen iki katlı tarihi bina; kesme, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. 1923 yılında hazine adına tescil edilen ev Vali Konağı olarak kullanılmış, Atatürk'ün Konya'ya gelişlerinde de kendisine tahsis edilmiştir. 1927 yılında hazineden Konya Belediyesi'nce satın alınan ev 19.7.1928 tarihinde Konyalıların Atatürk'e şükranlarının bir ifadesi olarak Atatürk adına tescil edilmiş ve tapusuna "Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Konyalıların hediyesidir." kaydı konulmuştur. 1940 yılında Konya Özel İdaresi'nce sembolik bir bedel karşılığında satın alınan ev, tekrar Vali Konağı haline getirilmiş ve 1963 yılına kadar Vali Konağı olarak kullanılmıştır. 1963 yılında bina Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilerek onarılmış ve bir yıl sonra 17 Aralık 1964 tarihinde "Atatürk Evi-Kültür Müzesi" adıyla ziyarete açılmıştır. Atatürk Müzesi, Atatürk'ün doğumunun 100.yılında İl Kutlama Komitesi Başkanlığı'nın talepleri üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce restore edilerek, sergileme ve düzenlemesi de yeniden yapılmış ve 17 Nisan 1982 tarihinde "Atatürk Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Müzenin düzenlenmesinde, yapının ev olarak kullanılma özelliği göz önünde tutulmuş olup, bu nedenle mimari özelliğini bozacak bir değişikliğe gidilmemiştir. Ev, son olarak 2001 – 2003 ve 2010 yıllarında binanın yeniden onarımı yapılarak teşhir tanzimi yapılmıştır.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
KİŞİSEL EŞYALARI BU MÜZEDE
Müzede Kurtuluş Savaşı'nda Konya ve Konyalının yeri belge ve fotoğraflarla anlatılmaya çalışılmıştır. Müzenin alt ve üst salonlarındaki sergilemede pano ve vitrinle bütünlük sağlanmaya çalışılmış, zemin katta Cumhuriyet öncesine ait belge ve fotoğraflarla Atatürk'ün Konya ziyaretleri anlatılmıştır. Panolarda, Atatürk'ün Konya'ya gelişlerini, şehirde yaptığı ziyaretleri, bu evde tuttuğu günlük notları gösteren belgeler, fotoğraflar ve gazete kupürleri sergilenmektedir. Vitrinlerde ise Atatürk'e ait bazı elbiseler ile bu evde kullandığı muhtelif eşyalar teşhir edilmektedir. Atatürk Evi ve Müzesi'nin alt ve üst salonlarında, Atatürk'ün Konya'ya gelişleri ve yatına ait fotoğraflar, Atatürk'ün kullandığı eşyalar, elbise, pardesü, pabuç gibi giyimleri, sofra takımları, salonları, dinlendiği şezlong oyun masaları sergilenmektedir. Müzede ayrıca Atatürk pulları koleksiyonu da bir vitrinde yer almaktadır. Atatürk'ün sözlerinden bazıları panolara yazılarak duvarlara asılmıştır. Konya Atatürk Evi, Atatürk'ün bu evde kaldığı günlerde kullanıldığı gibi, Atatürk 'ün yatak odası, çalışma odası, Yaverler Odası, yemek salonu olarak da belirlenmiştir.
KONYA’YA İLK GELİŞ 03 – 05 AĞUSTOS 1920
Konya ve çevresinde Kuva-yı Milliye’ye karşı bazı olumsuz davranışların meydana gelmekte olduğunu öğrenen Atatürk, Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak, Genelkurmay Başkanı Şemseddin Bey, 12. Kolordu Komutanı Fahrettin Altay ile birlikte Konyalılarla görüşmek ve halkı aydınlatmak üzere Afyon üzerinden trenle Konya’ya geldiler
Konya İstasyonu’nda, Vali Haydar (Vaner), Mevki Komutanı Sabri Bey, Belediye Başkanı, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Konya Merkez Heyeti Başkanı Sivaslı Ali Kemali Bey ve Konya’nın ileri gelenleri tarafından karşılandı. Karşılama töreninden sonra Hükümet Konağı’na gelerek çeşitli kuruluşların temsilcileriyle görüştü. TBMM ikinci Başkanı ve Adliye Bakanı Celaleddin Arif Bey’e gönderdiği telgrafta; Konya’nın durumunu memnuniyet verici buldum. Halk aydınlatılmış, kötü niyetli kişilerin sözlerine aldananlar, şimdi hatalarını anlamış, doğru yola gelmişlerdir” diyerek meclisin bir gün sonraki toplantısında Konya Hadisesi’nde tutuklanmış olanların aflarının çıkarılması ve Konya’dan ayrılmadan önce sonucun kendisine bildirilmesini istedi. 4 Ağustos 1920 günü sabahı hastaneyi ve liseyi ziyaret eden Büyük Önder, öğleden sonra da Hükümet meydanında Konyalılara seslendi. Atatürk'ün hükümet meydanındaki konuşması Konyalıların coşkun alkışlarıyla zaman zaman kesildi. Atatürk iç ve dış düşmanların milletin çelik iradesi karşısında eriyeceğini, milli kuvvetlere güvenilmesini ve yardım edilmesini istedi. Konuşmasını şöyle tamamladı.
“Milli amaçlara ihanet eden bedhbahtlar yine milletin iradesiyle cezalarını bulacak, hatalarını anlayacaklardır. Millet, Kuva-i Milliye ile hemfikirdir.”
Atatürk'ün konuşmasından sonra Antalya Milletvekili Rasih Kaplan memleketin kurtuluşu üzerine dua etti. 5 Ağustos 1920 sabahı da Atatürk Çukurovalıların düzenlediği Pozantı mitingine katılmak üzere trenle Konya'dan ayrıldı.
“ATATÜRK” SOYADINI BİR KONYALI VERDİ
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Konya’yı ve Konyalı’yı iyi tanımaktadır; Konya ve Konyalı ile ilişkisi yüksek bir güvene ve sevgiye dayanmaktadır. Yaşamı boyunca bu güven ve sevgi hiç eksilmemiştir.
“Konya, muhtelif Türk devletleri yaşamış öz Türk vatanıdır. Konya, asırlardan beri tüten büyük bir nurun ocağıdır, Türk harsının (kültürünün) esaslı membalarından (kaynaklarından) biridir.” diye yazar 20/21 Mart 1923’te Türk Ocağı hatıra defterine…
“Ne zaman bu şehre gelecek olsam, Mevlâna’nın rûhâniyeti bütün benliğimi sarar. O, çok büyük bir dâhî, devirleri aşan bir teceddüt âşığıdır.” der trenle Konya’ya girerken…
27 Mart 1923 günü Konya Mevlâna Dergâhında gerçekleştirilen Semâ gösterisinde şöyle demiştir: “Mevlâna, Büyük, Çok Büyük…”. “Mevlâna, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir reformatördür. Müslümanlık, aslında geniş mânâsıyla müsamahalı ve modern bir dindir. Mevlevîlik ise Türk ananesinin Müslümanlığa nüfuz örneğidir. İlâhî bir mûsıkînin âhengi içerisinde dönerek, Allah’a yaklaşma fikri, Türk dehâsının, ileri görüş ve düşüncesinin tabiî bir ifadesidir.”
17-19 Ekim 1925’te Konya’ya yedinci gelişinde, “Konya’ya daime geliyorum. Konya’nın halkı ile birlikte havasını ve suyunu da seviyorum. Sağlığım üzerinde fevkalâde tesirlerini görüyorum.” der.
KONYALILARI “HEMŞEHRİSİ” SAYAR.
Babalığını ve Analığını Konya’dan seçer (Sedirler Mahallesinde ikâmet eden Hacı Hüseyin Ağa ve eşi Akife Hanım). Manevi evlâdı Rukiye, Atatürk’ün Konyalı Yazıcı Çavuşu’nun kızıdır. Çavuş ve eşinin öldüğünü öğrenmesi üzerine Rukiye’yi yetiştirmek istemiştir. Gazi’ye soyadını bulan da bir Konyalı’dır. Bir toplantıda, Konyalı dil bilgini Naim Hazım Ülkü Onat, “Türk’e her alanda atalık etmiş, Türklüğü kurtarmış olan büyük Gazimize ATATÜRK diyelim, bunu soyad olarak verelim” teklifini yapınca, Gazi bunu kabul eder. Naim Hazım’a “Ülkü Onat” soyadını da Atatürk vermiştir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk, İstanbul ve İzmir’den sonra en çok Konya’ya uğramış; en çok Konya’da kalmıştır. Atatürk, Konya’ya 13 kez gelmiştir; ziyaretlerinin toplamı 33 gündür.
Atatürk’ün Konya Ziyaretleri
- Ziyareti 03 – 05 Ağustos 1920
- Ziyareti 01 – 04 Nisan 1922
- Ziyareti 24 – 25 Temmuz 1922
- Ziyareti 19 – 20 Ağustos 1922
- Ziyareti 20 – 23 Mart 1923
- Ziyareti 03 – 13 Ocak 1925
- Ziyareti 17 – 19 Ekim 1925
- Ziyareti 18 – 19 Mayıs 1926
- Ziyareti 18 Şubat – 1Mart 1931
- Ziyareti 25 Ocak 1933
- Ziyareti 06 Şubat 1934
- Ziyareti 07 Ocak 1937
- Ziyareti 20 Kasım 1937
Servet R. Çolak – Memleket