"Aşkın Film Festivali" başlıyor
Hoşgörü, kardeşlik, evrensel değerler üzerine kurulu, Mevlana düşüncesinin ruhunu yansıtacak biçimde oluşturulan Aşkın Film Festivali programında her ülkeden, her kültürden metafizik filmler izleyicinin karşısına çıkacak.
Mistik, metafizik ve transandantal temalı yapımların yer aldığı Aşkın Film Festivali 12 Mayıs'ta başlayacak.
Hoşgörü, kardeşlik, evrensel değerler üzerine kurulu, Mevlana düşüncesinin ruhunu yansıtacak biçimde oluşturulan Aşkın Film Festivali programında her ülkeden, her kültürden metafizik filmler izleyicinin karşısına çıkacak. Hazret-i Mevlana'nın ismi ile özdeşleşen Konya'nın kültürel birikimini ve karakterini yansıtması açısından festivalin, şehirde gelenekselleşecek bir kültür etkinliğine dönüştürülmesi de amaçlanıyor.
Dünya sinemasının seçkin örneklerinin yer aldığı festival programı, insanın kendini arayışı ve kendini gerçekleştirme isteği; Allah'a ulaşma çabası gibi evrensel temalar üzerine kurulan filmlerden oluşuyor. Bütün bu temalara farklı kültürlerden, farklı dinlerden, dillerden, ırklardan gelen yorumlar, Mevlana düşüncesinin bütün insanları aynı noktada buluşturan geniş hoşgörüsünün de simgesi olarak görülüyor.
Krzysztof Kieslowski'nin Dekalog Serisi Gösterimde
Festivalin programında, Polonyalı usta yönetmen Krzysztof Kieslowski'nin Eski Ahit'in On Emir'ini günümüz dünyasına uyarladığı Dekalog Serisi'nin 1. ve 2. filmi yer alıyor.
Yönetmenin bilim ve dinsel düşünceyi karşı karşıya getirdiği, tüm dünyayı bilimsel verilerle açıklayabilme iddiasıyla, hala varolan bilinmezlikler arasında bocalayan insanoğlunun dramını anlatan Dekalog-1 ve Dekalog-2 festival izleyicilerini hem estetik, hem de düşünsel yönden doyuma ulaştıracak türden yapıtlar.
Fransız Sineması'ndan Bir Başyapıt "Jean d'Arc'ın Tutkusu"
Fransız yönetmen Carl Theodor Dreyer'ın "Jean d'Arc'ın Tutkusu" adlı başyapıtı, inançları uğruna ölüme giden kadın kahramanı beyazperdede ölümsüzleştiren bir yapıt. Festival izleyicileri bu filmle sinemanın tarihine de tanıklık edecekler. Dreyer'dan sonra Jeanne d'Arc'ın hikayesini yine bir Fransız yönetmen yorumluyor. Bresson'un "Jeanne d'Arc'ın Davası" adlı filmi, inançları uğruna ölümü göze alan kadın kahramanı aracılığıyla, iktidara karşı ruhsal özgürlük ve masumiyeti yücelten bir yapıt.
Uzakdoğu Sineması'ndan Çarpıcı Örnekler
Japon yönetmen Takeshi Kitano'nun "Bebekler"i festivalin bir diğer filmi. Yönetmenin şiirsel görüntülerle kurduğu mistik aşk öyküsü tüm dünyada geniş beğeni toplamış. Film Japon sinemasını dünyaya tanıtan en önemli yapıtlardan biri olarak görülüyor.
Kore sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Kim Ki Duk'un "Boş Ev" adlı filmi, dünya çapında ilgi uyandıran yapımlardan biri. Gizemli bir aşk öyküsünü etkileyici bir sinema diliyle anlatan Kim Ki Duk, festival izleyicisinin favorilerinden biri olmaya aday. Isao Yukisada'nın gişe rekorları kıran filmi "Dünyanın Orta Yerinde Aşk İçin Ağlıyorum" da festival kapsamında izleyici ile buluşuyor. Yukisada'nın geçmişin ve varoluşun sorgulanmasına uzanan bir zihinsel maceranın içerisinde şiirsel bir dille anlattığı aşk öyküsü izleyicilere tadına doyulmaz bir sinema keyfi yaşatacak.
Yerli Yapımlar da Gösterimde
Adını, yaptığı kısa filmlerle duyuran Ahmet Uluçay'ın bol ödüllü filmi "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" sinema yapma serüveninin bir tür içsel yolculuğa, insanın kendini arayışı ve inşasına dönüşmesi açısından taşıdığı mistik tonla festivalin ilgi çekici filmlerinden biri.
"Aşkın Film Festivali"nde iki Ömer Kavur filmi yer alıyor: "Gizli Yüz" ve "Akrebin Yolculuğu." Yönetmenin, Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ından esinlenerek oluşturduğu "Gizli Yüz"de gizemli mekânların, gizemli karakterlerin eşliğinde bir arayış öyküsü sunuluyor. Ömer Kavur'a uluslararası alanda da büyük başarı kazandıran "Gizli Yüz", Türkiye sinemasının başyapıtlarından biri olma özelliğini koruyor.
İngiliz Sineması'ndan Büyülü Bir Örnek: Simon Magus
İngiliz yönetmen Ben Hopkins'in görünen alemle görünmeyenin, gerçekle gerçeküstünün büyülü bir karışımı olan "Simon Magus"u da festival kapsamında yer alan filmlerden biri.
Yahudi-Hıristiyan çatışması gibi tarihi gerçeklerden, kurumsal din anlayışının ötesine taşınan bir mistisizm anlayışına uzanan "Simon Magus" yönetmenin deyimiyle "Büyülü Gerçekçilik"in sinemadaki örneklerinden biri.
İran Sineması'ndan Şölen Tadında Yapıtlar
İran sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Majid Majidi'nin şiirsel aşk öyküsü "Baran" ve toplumsal-gerçekçi bir dille işlediği görme özürlü bir çocuğun öyküsüyle ördüğü mistik filmi "Cennetin Rengi" de festival izleyicisine tam anlamıyla bir sinema şöleni yaratacak yapıtlar arasında yer alıyor. "Armut Ağacı", bir arayış ve hesaplaşma öyküsünün mistisizm felsefesiyle son bulduğu bir Dariush Mehruji filmi. Geçmişte Marksist olan filmin kahramanı, trajik çocukluk aşkı öyküsünün kendisini sürüklediği iç hesaplaşma içerisinde evrenin açıklanamayan gizlerini, sonsuzluğu bulur. "Ateş ve Nar" Said İbrahimifar'ın etkileyici bir sinema diliyle anlattığı bir arayış öyküsü. Kemal Tebrizi'nin dünyevi aşkla ilahi aşkı birleştirdiği "Şeyda" festivalde yer alan İran filmlerinden. Savaşın ortasında geçen bir aşk öyküsünün anlatıldığı Şeyda da, savaşın getirdiği ölüme karşı yaşamı temsil eden aşk ve inanç anlatılıyor.
Gösterimler, 12-20 Mayıs tarihlerinde Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı'nın organizasyonuyla Konya'da Afra Kültür Sanat Merkezi Sineması'nda gerçekleştirilecek.