Araplar da barış için sesini yükseltti

Araplar da barış için sesini yükseltti

Arap-Der Genel Başkanı Şükrü Kırboğa, düzenlediği basın toplantısıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Kürtlerle birlikte Arapların da mağdur edildiğini belirterek, barış dilinin önemine işaret etti

Son günlerin en çok tartışılan konusu olan barış görüşmeleriyle alakalı olarak bir basın toplantısı düzenleyen Arap-Der Genel Başkanı Şükrü Kırboğa, yeni müzakere sürecine destek verdiklerini belirterek, hakların legal yollardan aranması gerektiğini vurguladı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Kürtlerle birlikte Arap etnisitelerinin ortak yaşam alanı olduğuna dikkat çeken Kırboğa, Kürtlere verilen haklardan dolayı Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a teşekkür etti. Kırboğa “Bizler ortak yaşama kültürünü geliştirmiş bir milletleriz. Bu yüzden silahların bırakılıp müzakereyle bunların tartışılması lazım. Bu anlamda Başbakan’a katılıyoruz. Artık Kürtçe televizyonlar var, üniversitelerde Kürtçe bölümler var. Bu silah sustuğu zaman bu güne kadar verilen haklardan daha fazla haklara sahip olacaklar” dedi.

SÜREKLİ HAKİR GÖRÜLDÜK

“Kürt kardeşlerimizin mağduriyeti konusunda ciddi çalışmalar yapıldı. Bunların tam değil. Eksik olduğunu biz de söylüyoruz” diyen Kırboğa “Doğu’da sadece Kürtler bu şeylerden muzdarip değil; biz Araplar da muzdaripiz. Biz sadece susuyoruz. İttihat-ı Terakki’den gelen bir gelenek var. Anadolu insanını sürekli hakir görmüş. Nevzat Tandoğan’ın dediği gibi, ‘Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, Komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek’ mantığıyla Anadolu insanına yaklaşılıyor. Bölgede de Kürtler çoğunlukta olduğu için onlar bizden daha çok sıkıntı çekti. Legal istekler, illegal yollarla istendiği zaman bu Kürtlerin ya da Anadolu haklarının iradesi anlamına gelmiyor” diye konuştu.