Ankara'da sanat dolu günler
Ankara sanat dolu günler yaşıyor. Slayt gösterileri, imza günleri, seminer, panel, dans gösterileri ve müzik dinletileri yapılıyor
Zeki Oğuz
Uzun zamandır torunum Umutcan’a söz veriyordum, seni Ankara’ya götüreceğim, birlikte Anıtkabri gezeceğiz, diye. Kurgu Kültür Merkezinde yapacağım slayt gösterisi ve imza günü iyi bir bahane oldu. Geçtiğimiz cumartesi günü sabah erkenden düştük yollara.
En önde oturuyorduk. Umutcan yolun keyfini çıkarırken ilk Ankara yolculuğumu düşünüyordum. Umutcan’dan daha küçüktüm. Dedem Ankara’da akrabaları ziyaret gidecekti. Beni de götür, diye tutturdum. Hiç kırmazdı beni. Kabul etti. Eneski garajdan binmiştik otobüse. Dedem övüyordu boyuna. Bindiğimiz otobüsü yeni getirmiş otonakliyat şirketi, bu otobüsle daha hızlı gidebilecekmişiz Ankara’ya. O sevinçle bindik otobüse. Emniyet Müdürlüğünün karşısında bir yeri vardı şirketin. Burada durdu otobüs, bizi indirip küt burunlu başka bir otobüse bindirdiler. Onunla gittik. Sanırım altı saati bulmuştu varışımız. Dedem çok kızmıştı şirketin yaptığına. Söyledikleri yalana. Otobüs bozuldu diye aktarma yaptırmışlardı…
O zamanlar yollar berbattı şimdiyse Feyzi Halıcı’nın dediği gibi çay bardağı ığranmadan gidiyor insan.
Gazeteci ağabeyimiz Ali Tekin Çağlav ile Kurguda buluştuk. Bir yorgunluk çayından sonra Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezine gittik.
Ankara Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK)nun etkinlikleri vardı. Bir gün önce başlamıştı ve 26 Aralığa kadar sürecekti.
Uzun zamandır görmediğim fotoğraf sanatçısı arkadaşlarla görüştük. Üç katta 17 fotoğraf sergisi vardı. Hepsini keyifle gezdik. Sergileri gezerken Ankaralı sanatseverlerin ne kadar şanslı olduklarını düşünüyordum.
FSK nın düzenlediği Uluslar arası Fotoğraf Günleri’nin beşincisiydi bu. İkincisine ben zde katılmıştım “Yaylaların Özgür Çocukları Yörükler”temalı bir gösteriyle. Kurguda akşam yapacağım gösterinin teması da aynıydı.
Yıl boyunca FSK ve üyeleri yüzlerce etkinliğe imza atıyorlar ama asıl fotoğraf günlerinde çok yoğun etkinlikleri oluyor. Yukarda dediğim gibi Yüzleşme temalı 17 sergi var. İlk gün fotoğrafta 50 yılını dolduran ustalara onur heykelciği verilmiş.
Sergilerin yanı sıra bir hafta boyunca slayt gösterileri, imza günleri, seminer, panel, dans gösterileri ve müzik dinletileri yapılıyor.
Fotoğraf günlerine ikide yarışma sığdırmış FSK. Birinin konusu Ankara Fotoğraf Günlerinin en iyi etkinliği, diğeri ise Yaşadığımız Kent Ankara.
Kurgu’da benim gösteri 17.30 da olacaktı. Çağdaş Sanatlardan yürüyerek indik Kızılay’a. Böylece Umutcan Kuğulu Parkı da görmüş oldu.
Çok eski arkadaşlarla birlikte yeni arkadaşlar da vardı gösteride. Ankaralı seğmen arkadaşlarla tanıştım. Yörük arkadaşım İrfan Çelik ailesi ile gelmişti gösteriye. Gösteriden sonra kitaplarımı imzaladım, sohbet ettik.
Pazar sabahı erkenden Anıtkabire gittik. Pazar olmasına rağmen erkenci ziyaretçilerle dolmuştu Anıtkabir. Burada Atatürk ile ilgili özel eşyaların yanı sıra Çanakkale Savaşlarından Kurtuluş Savaşına kadar olan bütün savaşlar panoramik bir şekilde canlandırılmış. Müzeyi gezerken o sancılı yılları yeniden yaşar gibi oluyor insan.
Öğleye doğru çantamızı almak üzere Kurgu Kültür Merkezine gittik. Sahibi Alaattin Topçu ile bir çay içimi sohbet ettik.
Alaattin iyi edebiyatçılarımızdan biri. Birçok gazete ve dergilerde yayınlandı ürünleri. Suteni Yayıncılığın kurucusu. Bir süre Kavram ve Karmaşa Dergisini yayınladı. Damar kapanıncaya kadar genel yayın yönetmenliğini yaptı. Şimdi de Kurgu Kültür Sanat dergisini yayınlamaya hazırlanıyor.