Anglikan Kilisesi şeriat istedi
Başpiskopos, Müslümanların şeriata uygun yaşamasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Britanya'da Anglikan Kilisesi Başpiskoposu Dr. Rowan Williams'ın ülkede yaşayan Müslüman toplumunun şeriata uygun yaşamasının 'kaçınılmaz' olduğu ve toplumsal uyumun sağlanması için bunu desteklediğini açıklaması büyük tartışma kopardı.
Dünyada 77 milyon üyesi bulunan Anglikan Kilisesi'nin başında bulunan ve ılımlı görüşleriyle tanınan Başpiskopos Williams, perşembe BBC Radyo 4'e verdiği özel demeçte, Müslümanların evlilik ve mali konular gibi sivil sorunlara dair uyuşmazlıklarını kendi şeriat mahkemelerinde çözme fırsatı verilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. "Mevcut hukuk sisteminin çok inançlı toplum talepleri için yeterli olup olmadığı tartışılmalı" diyen Başpiskopos, bazı vatandaşların kendilerini Britanya hukuk sistemine bağlı hissetmediği gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini kaydetti.
'Sadakat zorlanması'
"Müslümanlar yaşadıkları ülkeye sadakat ile kendi kültürel değerlerine sadakat arasında sıkışıp kalmaya zorlanmamalı" vurgusu yapan Williams, Britanya'nın çok kültürlü toplum olabilmesi için bu tartışmanın yapılabilmesi gerektiğinin altını çizdi. Williams, şeriat yasalarının ceza davaları yahut kadın hakları gibi konularda Suudi Arabistan ve benzeri ülkelerdeki ağır ve kabul edilemez uygulamaların benimsenmesini önermediğini belirterek, dünyada 'açık görüşlülükle' bakılabilecek başka şeri uygulamaları bulunduğunu ekledi. Britanya'daki Ortodoks Yahudilerin kendi uzlaşmazlıklarını geleneksel yasaları uyarınca çözebildiğini de anımsatan Başpiskopos, Müslümanlara dair de 'yapıcı bir uzlaşma' aranması çağrısında bulundu.
Bu görüşler Britanya'da yaşayan ve nüfusun yaklaşık yüzde 3'üne tekabül eden 1 milyon 800 bin Müslümanın, topluma uyumu için atılabilecek adımların sınırlarına dair tartışmayı alevlendirmekte gecikmedi. Ama 2005'teki Londra bombalamalarından beri Müslümanlara yönelik hassasiyetin yoğun olduğu ülkede basın da, siyasiler de sivil toplumun çoğunluğu da Başpiskopos'a sert çıkmayı seçti.
Başbakan Gordon Brown'ın resmi sözcüsü Michael Ellam, "Bu ülkede Britanyalılık değerlerine dayanan Britanya yasaları uygulanmalı" açıklaması yaptı. Hükümetin zaten Müslümanlara yardımcı olmaya çalıştığını belirten sözcü, şeriat yasalarının sivil mahkemelerde uygulanamayacağını kaydetti. Kültür Bakanı Andy Burnham ise daha ileri giderekWilliams'ın 'hükümete haksızlık ettiğini' söyledi ve başpiskoposun görüşlerini 'sosyal kaos reçetesi' diye niteledi. Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti, bu görüşlerin 'yardımcı olmadığı' değerlendirmesini yaparken, Liberal Parti lideri Nick Clegg, "Başpiskoposa muazzam saygımız var ama bu konuda aynı fikirde değiliz" dedi.
'Mayın tarlası gibi'
Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu'na başkanlık eden Trevor Philips bireylere dini inançlarına göre muamele edilmesinin 'bölücü' ve 'tehlikeli' etkiler yaratacağı vurgusu yaparken, Sarah Lawrance Kolleji'nden Ortadoğu uzmanı Fawaz Gerges, bir topluluğun kendi adalet anlayışını uygulamasına izin vermenin tehlikelerine dikkat çekip şu soruyu sordu: "Bu bir mayın tarlası. Nerede duracaksınız? Sınırı nerede çizeceksiniz?" Gerges, şeriatın bütün kurallarının uygulanmasının imkânsızlığına da dikkat çekip, "Müslüman din alimleri arasında bile 1400 yıldır süren tartışmalar var" diye ekledi.
'Sussun'
Medya da Williams'a adeta ateş püskürdü. The Times gazetesi başyazısında Başpiskoposun 'ciddi bir hata' yaptığını, bir ülkede aynı yasaların herkes için geçerli olmasının demokrasinin temel şartı olduğunun altını çizdi. Başyazıda, Yahudiler, Hindular ve Sihlerin bulunduğu farklı inançların mensuplarının ülkeye yerleşirken kendileri için farklı hukuk sistemi talep etmedikleri de kaydedildi. Konuyu yine başyazısına çeken Daily Telegraph, Başpiskopos'un önerisinin uyum yaratmayacağını savunup kendisine, 'böyle hassas konularda susması' tavsiyesinde bulundu. Çok satan tabloid The Sun İngilizce 'Aman ne şaka' (What a joke) deyiminden hareketle 'Aman ne burka' (What a burkha) başlığını attı. Liberal sol çizgideki Independent gazetesi, Williams'ın tıpkı 16. Benediktus'un Papa seçildikten sonra Hz. Muhammed'in öğretisini 'şeytani ve insanlıkdışı' ilan ederek yaptığı hatanın bir benzerine düştüğü benzetmesini yaptı.
Williams'a tek sahip çıkan kesim ise Müslümanlar. Ramazan Vakfı, Başpiskopos'un görüşlerini memnuniyetle karşılarken, başkanı Muhammed Şafik, "Şeriat uygulaması gerilimi azaltır. Bu Müslümanların Britanyalı olmaktan daha fazla gurur duymasını sağlar" diye konuştu.
Sivri dilli alim
Cambridge'da teoloji eğitimi alan Oxford'da 36 gibi çok genç bir yaşta profesör olan Gal kökenli 57 yaşındaki Rowan Williams, ülkenin önde gelen aydınlarından. 2002'de Başpiskopos seçilen Williams, Irak savaşına keskin biçimde karşı çıkması, Kaidecilerin 'ahlâki hedefleri olduğunu' söylemesi, klasik 'terörist' tanımına itirazları ve homoseksüelliğe liberal bakışıyla sık sık tartışma yaratmıştı. Williams, 2004'te Sünni İslam'ın ünlü eğitim kurumu El Ezher'de Şeyh Tantavi'nin konuğu olup ders vermişti.